Yanlış siyasetin yanlış zamanda dillendirdiği bir masa edebiyatı gündeme yerleşmiştir. Malum ve mahsurlu odaklar İP’in “Memleket Masası” kuralım teklifine önüne arkasına bakmadan bodoslama atlamışlardır. Hâlbuki kırık dökük üçayaklı bir masa zaten kurulmuştur.
HDP/PKK’nın İP ile ilgili ifşa ve itirafları, İP’in HDP’ye aracılar gönderip icazet arayışları uzun bir süredir kimlerin masa başı çalıştığını fazla zahmete gerek bırakmadan ispatlamıştır. Masaya davet edenler akıllarınca yiyecek menü peşindedir. Masa; masaldır, maval okumaktır.
Takur tukur sallanan masaya oturan oturmuştur. Gerçi şu Koronavirüs günlerinde kalabalık masalar tehlikelidir, insan sağlığı açısından aşırı risklidir. Teklif sahipleri sanıyorum düşüncesizce konuşmuş olacaklardır ki, insan ve toplum sağlığını pek dikkate almamışlardır.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin sakat masa kurmanın telaşında olanları ciddiye alması ham bir hayaldir. “Memleket Masası” diyorlar, ne var ki memlekete ve millete zehir diyeti dayatıyorlar. Buna itibar edecek aklı başında ve kalbi vatan için çarpan hiç kimse bulunmamaktadır.
Türkiye’nin bu tür hasarlı masalara ihtiyacı yoktur. Bu teşebbüs hezeyandır. Türk milletinin masalara ve şer oyun kuruculara değer vermesi imkansızdır. Baksınlar işlerine, otursunlar lekeli ortaklarıyla, fiskos yapsınlar durmadan, nasılsa aracılar da yok, konuşsunlar doğrudan.
Yürekleri yetiyorsa geçmişte arka kapılarda yaptıkları pazarlıkları açıklasınlar. PKK'nın masaya nasıl çekildiğini, hangi telkinlerle zillete düştüklerini, buna nasıl ikna edildiklerini söylesinler. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı masada değil, gönüllerdedir.
İran’da meydana gelen ve Van'ı etkileyen deprem nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
Terör örgütü PKK'ya #heval, FETÖ'ye #şakirt, DHKP-C'ye #yoldaş olanların; MHP yöneticilerine "#çavuş" demesi kendi adlarına alçaklık, MHP adına şereftir. Çünkü "#çavuşlar" hep ön cephede vatan için fedakârca çarpışanlardır.
Avrupa Parlamentosu’nda Türk bayrağının yırtılmasını şiddetle kınıyorum. Şereften nasibini almamış soytarı ve ırkçı Yunan milletvekili hakkında lazım gelen bütün siyasi ve cezai tedbirlerin süratle alınmasını sabırsızlıkla ve acilen bekliyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Eylül 1922’de önüne serilen Yunan bayrağını çiğnememiş, Yunan Kralı Konstantin’in aşağıların aşağısı durumuna düşmemişti. Ve demişti ki, “Bayrak bir milletin onurudur. Ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez.”