TÜRKİYE hakkında SON twitim:
Sevgili Fon Mağdurları ve Hisse Mağdurları, bu twiti tüm Türkiye'ye yayarsanız sevinirim.
Biliyorsunuz ben YILLAR önce Türkiye hakkında bir daha asla yazmama ve konuşmama kararı almıştım. Bu kararımdan dolayı bana kızanlar, küsenler çok olmuştu. Bu kararıma saygı duyanlarda oldu. Ama ben bu kararıma uydum.
Sonra tam da UZMANLIK alanımda (hem de yıllar önce ÇOK FAZLA uyardığım bir konuda), YÜZYILIN krizi patlak verdi.
O yüzden bir haftalığına bu konuşmama kararımı bozdum sizler için. Kararımda bir değişiklik yok aslında. O yüzden Paranız Kurtarmamızın yolunu çok detaylı bir şekilde yazarak JÜBİLEMİ yapacağım.
Vatandaşı olduğum ülkeme ve mağdurlara karşı görevimdir bu. Her satırını dikkatlice okuyun lütfen.
Önce bu satırları yazan kişinin yani benim hakkımda bir paragraflık bilgi vermek istiyorum. Bunun da nedeni FİNANSIN F'sinden anlamayan DOLANDIRICI Finansal Teröristlerin ben ve benim gibi alanının uzmanlarını yıllarca hakaret, finanse edilmiş saldırılarla sindirmeye çalışmasıdır. Bu operasyonları yapma sebepleri de sonunda ortaya çıktı: Ben ve benim gibi akademisyen, profesyonel, pratisyen veya uzmanların sizleri UYARMASINI engellemek. Uyarsak bile itibarımızı düşürmek.
Ben bir Finans Profesörüyüm. Lisans derecem Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği. Doktora Derecem ise Finansal Ekonomi. Doktoramı, Yardımcı Doçentliğimi, Doçentliğimi ve TENÜRÜMÜ Amerika Birleşik Devletlerinde elde ettim. 15 yıl orada okudum, yaşadım, çalıştım. Yani Profesörlüğüm�� BABAMIN veya DAYIMIN bir Üniversitede olması ile ya da adam akıllı akademik yayın yapamadan almadım (Babam Avukattır, Avukatlıktan önce de ÇOBANdı), Kendi Tırnaklarımla kazıyarak aldım. Finans altında 3 tane ANA ALAN vardır. Bunlardan biri Bankacılık (bu benim alanım değil), biri Corporate Finans (bu da benim alanım değil), biri de ASSET PRICING yani Varlık Fiyatlama Modelleri işte bu TAM benim alanım.
Yani Uzmanlığım Finansal Ekonomi, Alt alanım Finansal Varlık Fiyatlamaları. Bu alanda ULUSLARARASI prestijli dergilerde 45 üzerinde akademik yayınım var. Bunlardan bazıları A Seviye dediğimiz en üst düzey dergilerde ( Journal of Financial Economics, Management Science, Journal of Financial and Quantitative Analysis, Journal of Monetary Economics, Review of Finance gibi gibi).
Dolayısı ile TERA ve PUSULA gibi Ponziye karışmış fonların Ponzi ile şişirdikleri hisselerin ne zaman ne kadar ŞİŞİRİLDİĞİNİ hesap etmek benim için çok kolay gözü kapal�� yapabileceğim bir olay. Aynı zamanda Kamuoyunun bilmediği şekilde Amerika Birleşik Devletlerinde fon yönetimi alanında Akademi dışı tecrübem var (Bu son cümlem de: Akademisyenler ne anlar bu işten diyecek KIVAMA gelenler içindi).
Yani az sonra yazacaklarım konusunda bilgiliyim ve tecrübeliyim !
Başlıyorum.
Bu yazıyı şöyle planlıyorum:
1)Önce bunu yapanların bu işi NASIL yaptıklarını anlatacağım.
2)Sonra bu işi yapanların hangilerinin ne kadar SUÇLU (Etik veya Cezai) olduğunu düşündüğümü yazacağım.
3)Sonra bu işlerden zarar gören Mağdurların NE KADAR ve NASIL mağdur olduklarını yazacağım.
4)Son olarak da Mağduriyet nasıl giderilir onu yazacağım.
BU İŞİ NASIL YAPTILAR? NASIL BAŞARDILAR?
1)Önce 2021 civarında bu fonları Tefasa kapalı olarak kurdular. TEFAS’a kapalı fon demek herkesin alım satım yapamadığı, herkesin bankadan para göndererek fona giremediği zaman demek. İşte bu zamanı REKLAMLAR olarak düşünebilirsiniz. TEFAS’a kapalı olsalar bile getirileri TEFAS web sitesinden görülebiliyordu. Bu aşamada inanılmaz getiriler elde ederek, küçük (hatta bazen de büyük) yatırımcıya gel gel diyorlardı. TEFAS’a kapalı oldukları dönemde getiriler şişirildikçe, web sitesinden bu inanılmaz getirileri gören Küçük yatırımcı gözlerine inanamadı. Aslında bu dönemde finansal okur yazarlığı olmayan kişiler bu getirilerden etkilenmişti.
2)Bu dönemde halka arz olan küçücük şirketlerin bir kısmını kendi ayrı şirketlerini alıyor ve fona devretmek üzere bekliyorlardı. Hiçbir likiditesi olmayan küçüçük hisse senetleri içeri giren 10 Milyon Dolar gibi küçücük paralar ile ŞİŞİRİLİYOR ve fon getirileri uçuyordu.
3)Sonra TEFAS’a açıldılar. Ilk başta bu getirileri yöneticilerin ZEKASI zannedenler fona para yatırmaya başladılar. Halbuki bu kişilerin ne EĞİTİMİ ne de ZEKASI Dünya çapındaki Hedge Fund yatırımcıları kadardı. Onların yanında SIFIRDI diyebilirim. Ama olayı her zamanki gibi MİLLİYETÇİLİKTEN vurdular. Maalesef Türk halkının en zayıf noktası vatansever olduğunu iddia eden herkese kanması. Dediler ki işte biz Dünyanın en zeki, en eğitimli, en çalışkan Hedge Fund sahiplerinden bile daha iyiyiz. İnananlar ilk paraları yatırdılar.
4)Olay daha yeni başlıyordu. Bu küçük yatırımcıların parasının yanında bu Dolandırıcıların çevresinden bazı insanlar da buraya para koydular. Onların küçük yatırımcılardan farkı bu olayın nasıl yapıldığını MUHTELEMEN bilmeleriydi. Ama sonunda küçük veya büyük yatırımcılar fonlar TEFAS’a açıldığında paralarını fona soktular.
5)Fon sahiplerinin şimdi yeni şirketler bulması gerekiyordu. Çünkü o getirileri gerçekten Ekonomi ve Finanstan anladıkları için değil, Warren Buffet gibi C. Munger gibi gerçekten bilanço okumayı bildikleri için değil, isimsiz İÇİ BOŞ şirketlerin patronları ile anlaşarak hisselerini şişirdikleri için elde ediyorlardı. Ama bu şişirme için sürekli ve ekstra paraya ihtiyaçları vardı. O parayı da oltaya takılan zavallı balıklar gibi fona para yatıranlardan aldılar (olayın nasıl yapıldığını bilerek yatıranlar da vardı elbette).
6)Yeni şirketler bulundu, şirket sahipleri ile dışarıda anlaştılar. Olay çok basitti. Şirket sahibine biz senin şirketinin değerinin 100 TL olduğunu biliyoruz ama 15 katına çıkaracağız. Sen de ses etmeyeceksin ve elindeki hisseleri satmayacaksın dediler. Çünkü şirket patronu eğer ses çıkarsa olay ortaya çıkacak, sistem büyümeden çökecekti. Aynı şekilde 100 TL değeri olan şirketin patronu değer saçma sapan 1500 TL’ye çıktığında elindeki ÇOK FAZLA hisseyi satsa bu sefer fonun getirisi düşecekti. O yüzden patronun susması ve satmaması (En azından çok fazla satmaması) gerekiyordu.
7)Bu SUÇUN karşılığında Patronlara ya dışarıdan para verildi. Ya da çok cüzzi de olsa hisse satmalarına izin verildi. Ama 100 TL değerinde olan hisse 1500 TL olup 15 katına çıkınca sadece %1’lik hisse satan patron resmen şirketin %15 değeri kadar parayı sistem dışına çıkarıyordu.
8)Olay böyle devam etti. Daha fazla fon şirketi kurdular. Artık 1 Milyar Dolar geçilmişti. Daha fazla kurban sisteme giriyordu. Ama bu bir SAADET Zinciri idi. Bu bir PONZİYDİ…. Ponzinin devam etmesi için uyaranların olmaması gerekiyordu. Burada ayrı illegal olaylar başladı. Paralı troller (siyasi veya siyasi olmayan) devreye girdi. Para karşılığı bu konuda uyarma kapasitesi olanlar itibarsızlaştırıldı. Uyaranlar gözaltına alınma ile tehdit edildi. Hatta alındı. Bir çok iyi kalpli insana eziyet ettiler. Tehdit ettiler. Bana olan bunlar arasında az olanlardan olsa da çok üzücü idi.
9)Bu fonların sahipleri ayrıca SOSYOLOJİK Terörizm yolları da uyguladılar. Örneğin Emre Tezmen twitter hesabından sürekli YERLİ ve MİLLİ vurgusu yapıyor. Bir çok bu konuda hassas vatandaşı kandırıyordu. Televizyonlar, yayınlar ve videolar yolu ile nasıl tüm Dünyayı geçeceklerini anlatıyordu. Bunlara Türkün gücü dese de bu aslında bir dolandırıcının olayı süslemesi idi.
10)Bu arada gerçekten bu vatanı seven siyasi görüşünden bağımsız gerçek Milli insanlar atak altındaydı. "Eğitim 5 para etmez", "Borsa başka bir şeydir", "Herkes bilemez" şeklinde söylemler ile vasatlık pompalandı.
11)Sosyal medyada bu şirketlerin ödeme yaptığı (belki de komisyon) twitter hesapları her gün bu fonların AKIL ALMAZ getirilerini paylaşıyor. Uyarmaya çalışan herkes Piyasayı bozucu hareketten suçlanıyordu.
12) Olay o kadar büyüdü ki 10 Milyar dolar üzerine çıkan fonlar yüzünden UYDURUK şirketlerin değeri Türkiye’nin DEV Sanayi, Holding ve Bankalarından daha değerli hale geldi.
13)İşte burada olay koptu. Tam bu aşamada Finansal okur yazarlığı olan, bu işin ne olduğunu anlayıp bilen insanlar bile NEFİSLERİNE yenik düştüler ve fona girdiler. Çünkü bunlar buralara kadar gelebildilerse o zaman siyasi bağlantı vardır belki de izin veriliyordur dediler. Halbuki MİLYONLARCA kişinin MAĞDUR olması %100 olan bir hadisede siyasetin BİR KISMI bu işin içinde olsa da TÜMÜNÜN olması imkansızdı. Ama insanlar TÜMÜ diye düşünüp tamamen içeri girdiler.
14)Artık Miktarlar 20-25 Milyar Dolar civarına ulaşmıştı. VE AÇIK yazayım eğer bu yıl sonuna kadar müdahale edilmese Miktar 100 Milyar dolara ulaşırdı. 2027 sonuna kalsa ülkemizde Sermaye Piyasaları kalmazdı.
15)Sonunda SPK’dan düzenleme geldi. Bu fonlara dendi ki tuttuğunuz TEK bir hisse senedi toplam portföyünüzün falanca kısmını GEÇEMEZ… Bu fonlar için bu ölüm demekti. Çünkü getirileri tek bir hisseyi uçurarak elde ediyorlardı. Bu düzenleme ile uçan o hisselerin bazılarını satmaları gerekti.
16)Satışa ilk olarak PUSULA geçti. Fon bu sefer değer kaybetmeye başlamıştı. Yani HER ZAMAN olduğu ve HER ZAMAN olacağı gibi PONZİ çökmeye başlamıştı. Bu çöküş zaten ben ve benzer kişiler tarafından YILLAR önce biliniyordu. Ama sesimiz çıkamıyordu. Bunu bilen yöneticiler son hamle ile yurtdışına kaçmaya başlamıştı.
17)Tera son dakikada PUSULA’yı alacağım derken sadece ZAMAN kazanıyordu. Yani kendi çöküşünü bir parça ertelemek istiyordu. (Unutmayın Tarihte ÇÖKMEYEN Ponzi yoktur)
18)Bu fonların hiçbiri LİKİT değildi, çünkü o getirilerin hepsi 100 TL değerindeki şirketi 2000 3000 5000’e çıkararak ama sadece KAĞIT üzerinde çıkararak elde edilmişti. Hiçbir yabancı yatırımcının ya da AKLI BAŞINDA yerli yatırımcının o hisseleri o fiyattan almayacağı belliydi.
19)Amaç KAFESE sıkışan fon mağdurlarının parası ile kendi çıkışlarını GARANTİ altına almaktı.
20)Yaz aylarında (ve öncesinde) suçlulardan bir çoğu fonlardan çıkış sağladı. Bir nevi 100TL den aldıkları hisseleri 30-40-50 katına zavallı insanların üstüne yıktılar.
21)Çöküş olmuştu. Geri dönüş yoktu. Hapse girdiler.
BU İŞİ YAPANLARIN HANGİSİ NE KADAR SUÇLU?
1)Fonları kuranlar FECİ SUÇLU bir finansal terörizme imza attılar. Bu vatana bu devlete büyük bir darbe indirdiler. Hem Cezai hem Maddi hem Etik hem de Manevi olarak SUÇLULAR
2)Fonlara bu fonların ne yaptığını bilerek fon kurucuları ile bağlantılı şekilde ilk yatırımları yapanlar FECİ Suçlu. Yine Hem Cezai hem Maddi hem de Manevi olarak SUÇLULAR.
3)Fonlara bu fonların ne yaptığını bilerek fon kurucuları ile bağlantılı şekilde yatırım yapan siyasiler FECİ Suçlu. Yine Hem Cezai hem Maddi hem de Manevi olarak SUÇLULAR.
4)Bu fonların bu getirileri NASIL elde ettiğini FİNANSAL OKUR YAZARLIKLARI ve Matematikleri güçlü olduğu için BİLEREK giren ama fon yönetimi ile bağlantıları olmayanlar sadece SUÇLU ama MANEVİ ve ETİK olarak.
5)Bu fonların bu getirileri NASIL elde ettiğini düşünmeyen ve bilmeyen ama EMRE TEZMEN ve türevlerini gerçekten gerçek fon yöneticisi ve Zeki sananlar SUÇSUZ.
6)Bu fonların bu getirileri NASIL elde ettiğini meslekleri gereği bilen BANKACILAR eğer bu fonları önerdiyse hem ETİK olarak hem Maddi olarak suçlu. Eğer bu önermeler karşığında KOMİSYON aldılarsa FECİ suçlular.
Mağdurların hangisi NE KADAR ve NASIL mağdur?
1)Burada EN MAĞDUR kısım garanti olduklarını düşündükleri için bu fon şirketlerinin PARA PİYASASI fonlarına girenler… Para piyası normalde Mevduat benzeri getiri getiren fonlar olmalı. Ama bu ÇAKAL fon Şirketleri maalesef para piyasası fonu içine riskli varlıkları da koydu. Aynı zamanda riskli varlıkları TEMİNAT olarak gösterdiler. O yüzden EN MAĞDUR kesim bu para piyasası fonlarına yatırım yapanlar.
2)İkinci sıradaki mağdurlar Hisse senedi fonlarına yatırım yapanlar.
3)Üçüncü sıradaki mağdurlar Fon şirketlerinin SANAL olarak ŞİŞİRDİĞİ hisselere bizzat kendileri girenler.
4)Bir de elbette genel olarak piyasa düşüşünden etkilenenler var.
ÇÖZÜM nedir? Gelin ÇÖZÜYORUZ:
1)Devletin elinde bu fonlar ilk kurulduğu günden bu yana kimin içeri ne kadar para koyduğu ve ne kadar para çektiği var.
2)Aynı şekilde Devletin elinde kimin Manipülasyon yapılan hisselere ne kadar para girdiği ne kadar para çektiği var.
3)Devletin elinde her birinin Adı Soyadı, kimlik numarası, banka numaraları, adresleri var.
4)Devletin elinde bu şahısların 1. Derece akrabalarının da bilgileri var.
5)Devletin elinde bu şahısların ne zaman nereye ne akdar para transferi yaptıkları da var.
6)Bu dosyalar toplasanız 50-100 GB büyüklüğündedir. Kolayca STATA veya MATLAB gibi kodlar ile analiz edilir. Tabii bunlar fil tarihinden kalma yazılımlar artık yapay zeka bile diyeceğimi sadece 1-GÜN içinde yapar.
7)Yapılacak şey şu. Para çekenlerin hepsinin çektiği para EKSİ yatırdığı para hesaplanıp bu kişilerden o para istenecektir. Bu kişiler suçludur ASLA diyemeyiz. Suçlu olanlar sadece Fon sahipleri ile ili��kili olanlardır, bunların arasında yetki ve konum sahibi olanlardır. Normal vatandaş suçlu değildir ama yinede suçlu olsun olmasın elde edilen kar SUÇTAN kaynaklanan gelirdir. Bu fark sepete konulmak zorundadır der CLAWBACK kavramı.
8)Bu kişilerin bazıları FAHİŞ karları ile araba, ev almış olabilirler. Farketmez. Haciz yoluna bile gidilmelidir. Bu karlar onların değil parasını buraya kaptıranlarındır.
9)Sepete toplanan para toplanırken: ÇIKAN PARA – GİREN PARA rakamı EN YÜKSEK olanlardan ilk olarak toplanmalıdır.
10)Sepetten ödeme yapılırken ana parasını kaybedenlere ödeme küçük meblağlardan başlanarak yapılmalıdır. AMA Bir Milyon TL gibi sınır koymak haksızlık olacaktır. Sadece parayı sepete alırken BÜYÜKTEN KÜÇÜĞE, parayı fon mağdurlarına dağıtırken KÜÇÜKTEN BÜYÜĞE yapılabilir. Ama Küçükten büyüğe yapılırken Toplam ÜÇ liste yapılmalıdır. Önce Para Piyasası fonlarında sıkışanlar küçükten büyüğe ondan sonra hisse fonlarında sıkışanlar küçükten büyüğe, sonra manipülasyon yapılan hisselerdekilerin ana paraları (elbette bu da küçükten büyüğe).
11)BÜYÜKTEN-KÜÇÜĞE fahiş karlar elde edenlerden bu karlar geri çağrılırken YASAL Devlet faizi uygulanmalıdır diye düşünebilirsiniz. Örneğin bu fona 14 ay önce 10 Milyon TL sokup 13 ay önce 34 Milyon TL çeken bir kişiden 34-10=24 Milyon değil, 24 Milyon TL artı 13 ayın yasal faizi alınmalıdır diyebilirsiniz. AMA BEN BÖYLE DÜŞÜNMÜYORUM. Çünkü bu sefer de bu o karları alanlara HAKSIZLIK olur. Karları alan herkes bu suçun içinde değil. Sadece ŞANSLI oldukları için orada olanlar da var ve bazıları bu karlara faiz geliri elde ETMEMİŞ olabilir o yüzden bunu yapmamak lazım.
12)Bu söylediklerim olayın sadece Finansal kısmı için geçerlidir. Hukuki ve Cezai kısmını Devlet ayrıca halleder diye düşünüyorum. Yani kar edenlerden ŞANS ESERİ bu fonlarda kar edenler sadece karları geri öderken, Fon sahipleri ike komünikasyon halinde bu karları edenler hem karları sepete geri ödeyip hem de cezai işlem görebilir.
13)Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti bazı şirketlerden DANIŞMANLIK alabilir. Bu konuda dünyada bilinen danışmanlık şirketlerini yazmak isterim:
FTI Consulting - Forensic & Litigation
AlixPartners
Alvarez & Marsal (A&M)
Kroll (daha önceden adı Duff & Phelps)
Bunlar arasında benim en fazla okuma yaptığım ve bildiğim KROLL adlı firmadır. Bu firma aynı zamanda FTX borsası çöküşünde de yer almıştır.
Elbette Devlet olarak bunlar ile çalışırsak indirim de almalıyız diyeyim !!
Çünkü bunlar pahalı şirketler. Ama işin güzel kısmı yukarıda anlattığım CLAWBACK uygulamasında en fazla parayı maalesef HUKUK şirketleri yer. Ama bizim durumumuzda ülkemizdeki hukukçular bu işi devralacağı için masrafı çok az olur.
Bunlara MASRAF diyorum çünkü bu firmalara verilen paralar Mağdurlara verilen paradan düşer.
14) Sepete konulan paralar sadece eski giriş çıkış yapan kişilerin KARlarından OLUŞMAZ.
15)Aynı zamanda bu fonların ŞİŞİRMEKTE kullandığı tüm hisse senetlerinin geçmiş 5 yıllık işlemleri geri sarılmalıdır. Buradan elde edilen karlar da sepete konur. 2 tane ŞUBESİ olup da değeri Türkiye’nin MİLLİ SANAYİ şirketlerinin değerini aşan hisselerde KAR edenler heralde bunu kendi ZEKA ve BİLANÇO okuma kabiliyetlerine bağlamıyorlardır. Bağlıyorlarsa da bağlamasınlar ….
16) Sepete aynı amanda Fon şirketlerinin topladığı %2’lik TÜM işletim ücretleri geri konulmalıdır.
17) Son olarak Sepete eğer Maliyemiz bu işlemlerden geçmişte alınan stopajları koyarsa büyük bir iyi niyet göstergesi olur.
Bu işlemler yurtdışında HUKUK firmalarının büyük ayak diremesi nedeni ile ÇOK uzun sürer. Ama Türkiye’de çok daha kısa sürebilir.
18) Sepete Konan paraların Mağdurların tam zararını karşılamaması durumunda fon gelecek yıllarda açık kalabilir. Devlet bankaları açığı kredi olarak kapatır. Sepete zamanında para atmayanlar, Devlet bankalarının ipoteği ve HACZİ altında olur. Ben bu açığın eğer işlemi doğru yaparsak düşük olacağını düşünüyorum.
Tüm Devlet yetkililerini son 1 hafta içinde yaptıkları tutuklamalar ve mal dondurmalar için tebrik ederim. Eğer bu işi temiz bir şekilde ülke olarak çözersek BORSAYA ciddi yabancı yatırımcı da çekeriz. Dünya basınında pozitif olarak da yer alırız.
Ben bu sefer sonsuza kadar Türkiye ile ilgili siyasi, ekonomik, finansal konularda konuşmayı bırakıyorum. Tüm ülkeye geçmiş olsun.
Şu emir iptallerine ilişkinde biraz açıklık getirmeye çalışayım. SPK fonlarla ilgili yayımladığı icrai idari nitelikte 2 bültenle (2026/60-61) fon tasviyesinin nasıl yapılacağı hususunda karar aldı.
2026/61 sayılı bültenìn 6 maddesi "İhbarlı fonlar için 17.09.2026 tarihinde saat 13.30’dan sonra iletilen katılma payı iade talimatları ile para piyasası fonları için izahnamede yer verilen gün sonu valör atlama saatinden sonra iletilen iade talimatları işbu tasfiye esasları kapsamındadır. Tasfiye kararı verilen fonlardan, Takasbank TEFAS Platformu üzerinden fon satım emri verilen ve gerçekleştirilmeyen iade talimatları karşılığında oluşan tutar fon hesabına borç olarak tahakkuk ettirilir" şeklindeydi.
YANİ, İHBARLI VEYA PPF FARKETMEZ TEFAS Platformu üzerinden fon satım emri verilen ve gerçekleştirilmeyen iade talimatları FONDAN ALACAKLIDIR DEDİ.
-SPK EMİR PBLK GÖZÜKMEZSE OLMAZ DEMİŞ Mİ?
-emir iptal edilmişse olmaz demiş mi?
-Ancak Emir iletim aşamalarının tamamını tamamlamışsa olur demiş mi?
DEMEMİŞ.
SADECE EMİR VERİLEN ve GERÇEKLEŞTİRİLMEYEN demiş.
BEN BUNU BÖYLE UYGULUYORUM DİYEN ZATEN SPK. HALİYLE SPK TALİMATINI ALAN TASVİYE KURUMLARININDA GEREKLİ LOG KAYITLARINI İSTEYEREK BUNU BÖYLE UYGULAMASI GEREKİR ve BEKLENİR.
PEKİ NEDEN DİLEKÇE VERİYORUZ? aslında pek bir anlamı yok, SPK zaten işin sizin dilekçe verdiğiniz yönde olacağını bildirmiş,ama burası Türkiye belki söylediğini yapmaz unutur diye veriyorsunuz aslında.
NEDEN LOG KAYITLARINI İSTİYORUZ? Olurda benim emri atlarlarsa veya kendi kararına aykırı işlem yaparsa ve hukuki süreç başlatmam gerekirse kayıt olsun diye.
Buradan da şu sonucu çıkarmayın haklıyız ,emrimiz iptal oldu emsal karar bulayım,dava açayııım, ihtar çekeyiiim, adaletsiz spkkk. SPK zaten sizinle aynı yönde karar aldı ,sadece uygulama işlemini henüz tamamlamadı.
Sonuç olarak sizin emrinizin geçerli kabulüyle ilgili olumsuz veya olumlu bir işlem tesis edilmeden bişey yapmanıza gerek yoktur. Şu ana kadar SPK nın tesis ettiği işlemde lehinizedir.
#tp2,#tly,#thf,#doh,#tera,#pusula,#pry,#pnu,#tmv, #dfi
Dilek hanım ekleme yapmak isterim:
1) Pusulanın ilk kurucuları yetmez, Tera’nın da diğerlerinin de tüm ilk kurucu yatırımcılarına bakmak lazım.
2) İlk kurucu yatırımcılar yetmez, sonrasında yatırıma giren ilk 200-300 kişiye de mal dondurma lazım.
3) Bunlar da yetmez tüm Yönetim Kurulu üyelerine de mal dondurma lazım.
4) O da yetmez, Fiyatları 50 Kat 100 Kat şişirilen Hisse senetlerinin Şirket sahiplerine de inceleme lazım.
Şu ana kadar operasyon çok iyi gidiyor. Ancak bu dediklerimden o 200-300-500 Kata çıkardıkları paraların tümü CLAWBACK yöntemi ile geri alınmalı.
Saygılar.
ARACI KURUM EKRANINDA EMRİ GÖRÜNEN AMA EMRİ GERÇEKLEŞMEYEN, MKK'DA EMRİ GÖRÜNMEYEN VEYA HİÇ EMİR VEREMEYEN KİŞİLER İÇİN YENİ TARİHLİ BİR EMSAL KARAR:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2024 tarihli, E. 2022/713, K. 2024/1825 sayılı kararında açıklandığı üzere; "aracı kurum olan davacının MÜŞTERİ EKRANINA YANSITTIĞI EMRİ GERÇEKLEŞTİRMESİ GEREKİR"; emrin yerine getirilmemesi halinde "emirlerin gerçekleştirilmemesinin kendisine atfedilemeyecek bir kusurdan kaynakladığını ispat yükünün davalıda olduğu ve bu husus ispat edilemediğinden Mahkemece DAVACININ KAR KAYBI TALEBİNİN KABUL EDİLMESİNİN İSABETLİ OLDUĞU ANLAŞILMIŞTIR". Dolayısıyla 6098 sayılı Kanun’un 112. maddesi kapsamında kusursuzluğun ispatı tamamen aracı kuruma aittir.
Burada eğer aracı kurum problemin TAKASBANK'TA olduğunu söylüyorsa bunu kendisinin ispatlaması gerekmektedir! İspatlayamazsa zararı kendisi tazmin etmek zorundadır!
Bu sebeplerle sürecin başından beri söylediğim gibi YATIRIMCININ EMRİNİN İLETİLMEMESİNİN SORUMLULUĞU YATIRIMCIDA OLAMAZ VE BU SEBEPLE ZARAR GÖREN YATIRIMCI ZARARINI KURUMDAN (ARACI KURUM YA DA TAKASBANK) TAZMİN ETME HAKKINA SAHİPTİR!
Bu konuda hukuken haklıyız. Emir iletilmemesi sebebiyle oluşan zararı kurumlardan tazmin etme hakkımız mevcut!
#tly #tmv #dfı #fonmağdurları #TeraFonMağdurları #tp2 #thf #MehmetŞimşek #SPK
🟢17 EYLÜL'DE SATIŞ EMRİ "İPTAL" VE "RED" YİYENLERE ÖZEL HABER
17 Eylül saat 13.30 öncesinde satış emri verip bankanızdan "İptal edildi" veya "Reddedildi" mesajı aldıysanız bu kanun maddesini ezberleyin:
6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Madde 79 ve TSPB Resmi İlkesi (Takasın Kesinliği): "Merkezi takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin durdurulması, idari ve adli merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması durumu da DAHİL OLMAK ÜZERE, takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri GERİ ALINAMAZ VE İPTAL EDİLEMEZ."
Bankanızın ekranında ne yazdığının hiçbir önemi yok. Hiçbir aracı kurum ve borsa sistemi kanunun üzerinde değildir.
Tasfiye kararı dahi alınmış olsa, 13.30 öncesinde verdiğiniz satış emirlerini KANUNEN İPTAL EDEMEZLER! O satışlar kesinleşmiştir ve parası 17 Eylül satış fiyatından ödenmek zorundadır.
Emrinize sahip çıkın, iptal masalını kabul etmeyin. Hakkımız kanunun amir hükmüyle korunuyor!
Hakkımızı savunmak ve gündemde tutmak için websitemizdeki yonergelere gore KDK ve CİMER şikayetlerini mutlaka yapınız: https://t.co/wTiiIpSb4X
#FonMagdurlari #TefasMagdurlari #SPKn79 #Takasbank #SPK
17 EYLÜL 13.30'DAN ÖNCE EMİR VEREN VE EMRİ İPTAL OLAN YATIRIMCILAR İÇİN HUKUKİ YOL AŞAĞIDAKİ GİBİDİR. SİZLERE DE FİKİR VERMESİ AÇISINDAN TABLO HALİNE GETİRDİM. (SÜREÇTE MUTLAKA BİR AVUKATLA ÇALIŞMANIZI TAVSİYE EDERİM.)
#tly#tmv#dfı#fonmağdurları#TeraFonMağdurları#tp2#thf
#tly#thf#midas#fonmağdurları
Fon mağdurları Emir iptal ve emirlerin ulaştırılamaması hakkında özelden çok soru soruyor , benim hukuki görüşüm bu konuda aşağıdadır, tavsiye reklam veya yönlendirme amaçlı. Değildir,
SPK’NIN TASFİYE KARARI, İDARİ İŞLEMİN GERİYE YÜRÜMEZLİĞİ VE EMİR MÜEYYİDESİNE MARUZ KALAN YATIRIMCILARIN HUKUKİ KORUMA YOLLARI
Sermaye piyasası mevzuatı ve idare hukukunun evrensel ilkeleri ışığında; 17.09.2026 tarih ve 2026/60 sayılı SPK Bülteni doğrultusunda idarece tesis edilen işlemler, hukuki güvenlik, öngörülebilirlik ve müskesep (kazanılmış) hakların korunması esasları çerçevesinde iki ayrı hukuki kategoride teşekkül etmektedir:
I. Karardan Önce Emir Verip İşlemi İptal Edilen/İşleme Alınmayan Yatırımcıların Durumu (Tamamlanmış Hukuki İşlem ve Müskesep Hak İhlali)
İdari işlemler, idare hukukunun temel prensibi gereği tesis edildikleri andan itibaren ileriye dönük (prospektif) etki doğururlar. Kararın kamuoyuna ilan edildiği ve TEFAS sisteminde kısıtlamanın yürürlüğe konulduğu saatten (17.09.2026, 13:30) önce mevzuata uygun şekilde sisteme iletilmiş alım/satım talimatları, hukuk alemlerinde sonuçlarını doğurmuş tamamlanmış hukuki işlem niteliğindedir.
Retroaktivite (Geriye Yürümezlik) Yasağı: Tesis edilen bir düzenleyici veya bireysel idari işlemin, ilan edilme anından önceki hukuki olay ve işlemlere geriye dönük (retroaktif) uygulanması açıkça idare hukukuna aykırıdır. Saat 13:30 öncesinde geçerli bir şekilde iletilmiş talimatların yok sayılması veya iptal edilerek tasfiye rejimine tabi tutulması; Anayasa m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ve hukuki belirlilik ilkesinin ağır bir ihlalidir.
İdarenin Hizmet Kusuru: Tamamlanmış işlemleri geriye dönük müdahaleyle akamete uğratılan yatırımcılar yönünden idarenin hizmet kusuru ve buna bağlı olarak tazminat sorumluluğu sübut ermiştir.
II. Karar/Sistem Kısıtlaması Sebebiyle Emir Veremeyen Yatırımcıların Durumu (Meşru Beklenti ve İdari Sorumluluk)
İşlem saatleri devam ederken platformun kullanıma kapatılması nedeniyle tasarruf yetkisi kısıtlanan ve satış/alım yönünde talimat oluşturamayan yatırımcılar açısından durum, meşru beklenti ve kamu hizmetinin usulüne uygun işletilmesi ilkesi kapsamında değerlendirilmektedir.
Eşitlik ve Öngörülebilirlik Esası: Sermaye Piyasası Kurulu ve Takasbank, piyasa bozucu unsurları engelleme yetkisini kullanırken dürüst ve basiretli yatırımcının makul hareket alanını korumakla mükelleftir. Aniden ve makul bir geçiş süresi tanınmaksızın sistemin kapatılması, yatırımcıların piyasa risklerine karşı korunma (hedge) veya fondan çıkış haklarını fiilen engellemiştir. Bu durum, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin yükümlülüğünü doğurmaktadır.
III. Başvurulabilecek Hukuki Yollar ve Yargı Merci
Gerek geçerli talimatı hukuka aykırı şekilde retroaktif olarak iptal edilen gerekse idari kısıtlama sebebiyle tasarruf imkânı elinden alınan mağdur yatırımcılar nezdinde takip edilecek hukuki süreç şu şekildedir:
1. İdari Başvuru Yolu (İYUK m. 11): Hak kayıplarının telafisi, doğan zararların tazmini ve sakat idari işlemin düzeltilmesi amacıyla SPK ve Takasbank nezdinde idari itiraz başvurusu ifa edilmelidir.
2. İdari Yargıda Dava Yolu (İYUK m. 2): İdari başvurunun zımnen veya sarih olarak reddi halinde; işlemin iptali ile oluşan maddi zararların (kur, faiz ve değer kaybı farkı dâhil) tahsili istemiyle İdare Mahkemeleri nezdinde İptal ve Tam Yargı (Tazminat) Davası ikame edilmesi huk sakınca yoktur
#tly #dfı #thf #fonmağdurları #tp2
🚨 Fon Krizinde Mağdur Edilen Yatırımcıların Dava Yolu Açıldı!
"Sistem kilitlendi", "Emriniz reddedildi" denilerek fondan çıkışınız engellendi mi? Yöneticilerin tutuklanması tesadüf değil; özen ve sadakat yükümlülüğünün ağır ihlalidir.
⚖�� Haklarınız düşündüğünüzden çok daha güçlü. 👇
2/4
📌 Hukuki Dayanak Net:
• SPK m. 54 & 56: Portföy yöneticileri basiretli davranmak zorunda. Mevzuata aykırılık ve ihmal varsa, zararı şahsen ve müteselsilen tazmin ederler.
• TBK m. 506: Yöneticinin özen borcu ihlal edilmiştir; tutuklama kararları da bunun somut karinesidir.
3/4
⚠️ Satış Emri Veremeyen / Emri Reddedilenler:
Fonun kilitlendiği gün ile çıkış yapabileceğiniz gün arasındaki tüm değer kaybı ve mahrum kalınan kâr, doğrudan yöneticilerin ve portföy yönetim şirketinin şahsi sorumluluğundadır. İlliyet bağı açıktır!
4/4
🔍 Ne Yapılmalı?
Zaman aşımı ve hak kayıpları yaşamamak adına;
1️⃣ Ekran görüntüleri ve reddedilen emir kayıtlarını arşivleyin.
2️⃣ Şirkete derhal yazılı ihtarname çekin.
3️⃣ SPK şikayeti ve zararınızı tazmin için Hukuki süreçlerini başlatın.
Sessiz kalmayın, zararınızı talep edin!
DAVA AÇMAK bir haktır. Fonlardan alacağınızı benden almak için dahi dava açabilirsiniz, ama muhtemelen KAZANAMAZSINIZ. Yüksek ihtimalle sonuç doğuracak davayı açmak ile dava açmak arasında çok fark vardır. Fonların içeriklerini ve durumlarını resmi raporlarla öğrendikten sonra (çok sürmez), alacağınızda ödenmez ve ödenemez durumda olduğu anlaşılırsa sahip olduğunuz fonun durumuna göre ispat edilebilir ve uygun gerekçelerle fondaki zararınızdan, yan zararınıza hatta manevi zararınıza kadar, zararlarınızın giderilmesi amacıyla SPK dan, Fon Yönetim Şirketine, Malı fona kitleyen patron dan , Fondan usulsüz çıkış yapan yöneticiye, hatta içeriden bilgiyle fonu satan yatırımcının sorumluluğuna kadar türlü (gerek kalırsa detaylandırırız.)davalar açılabilir. Dava Açılması gereklilik haline gelirse (ppf lerde gerek kalmayacağını düşünüyorum.) kendi durumunuza uygun olarak risk analizini yaparak güvendiğiniz bir avukat yardımıyla veya kendiniz davanızı açarsınız.
Ancak dava açmak ve yürütmek maliyetli iştir ve makul davayı kurgulamakta data ve bilgi gerektirir. Şu andaki bilinmezlikle açılacak davanın çok mantıklı olmayacağı aşikardır.(belkide alacağınız ödenecek). Ezcümle Şu aşamada Satış emri iletiminizde sorun yoksa tek yapmanız gereken SUKUNETLE DURUMUN RESMİ TESPİTLERİNİN TAMAMLANMASINI BEKLEMEKTİR.
Satış emri iletiminizde sorun varsa yapmanız gereken emir verdiğinizi gösteren bir evrakla spk ya dilekçe vermektir. Spk muhtemelen size doğrudan cevap vermeyecek ama durumu düzeltecektir. Spk talebi reddeder veya durumu düzeltmezse o zaman bu konuda dava açmanız gerekebilir.
#TERA #PUSULA #TP2 #THF #TLY #SPK #TeraFonMağdurları #doh #pry #pnu
Arkadaşlar, önceki paylaşımımı tekrar hatırlatmak istiyorum.
17 Eylül günü 13:30 öncesinde satış emri verip emri iptal edilen/reddedilen herkes, aracı kurumundan işlem kayıtlarını YAZILI olarak talep etsin.
Özellikle;
• Emrin kuruma giriş tarih ve saati
• TEFAS’a iletim tarih ve saati
• Varsa TEFAS/emir işlem ID’si veya referans numarası
• Emrin iletim, iptal veya ret durumunu gösteren kayıtlar
istenmeli.
❕SPK’nın III-45.1 sayılı Tebliği uyarınca elektronik ortamda verilen emirlere ilişkin tarih ve zaman, IP ve emrin kaynağını gösterecek elektronik log kayıtlarının tutulması ve 10 yıl saklanması gerekiyor.
Aracı kurumunuza başvururken bunu özellikle belirtin ve işleminize ilişkin mevcut kayıtların incelenerek tarafınıza yazılı ve tarih-saat bilgisi içeren bir cevap verilmesini talep edin.
TEFAS veya SPK bu kayıtları ayrıca talep etmeyebilir. “Nasıl olsa incelenir” demeyin, kendi işleminizin belgesini şimdiden alın ve MUTLAKA saklayın.
Elinizdeki kayıtlarla gönderide belirttiğim gibi SPK’ya, CİMER'e ve diğer ilgili mercilere başvurunuzu yapın.
SON DAKİKA VE TARİHİ İTİRAF: ARACI KURUMLAR DA RESMEN AÇIKLADI! "17 EYLUL 13:30 ÖNCESİ SATIŞ EMİRLERİ HAKSIZCA ENGELLENDİ, CİMER'E ŞİKAYET EDİN!"
Günlerdir verdiğimiz haklı mücadelenin doğruluğu bizzat aracı kurumlar tarafından tescillendi. Foneria (One Portföy), mağdur yatırımcılarına gönderdiği resmi bilgilendirme e-postasında skandalı resmen itiraf etti:
📌 "17 Eylül günü TEFAS Platformu ilgili fonlarda işlem kabulünü durdurmuş, bu nedenle satış emirleri iptal dönmüş veya TEFAS'a ulaştırılamamıştır."
📌 "SPK 2026/61 sayılı bülteninde 13:30 esas alınmasına rağmen, TEFAS'ın sistemi erken kapatması nedeniyle yasal emirler gerçekleştirilememiştir."
📌 Aracı kurum, tüm yatırımcılarına CİMER ve Bilgi Edinme üzerinden acilen resmi şikayette bulunmaları için hazır dilekçe metni göndererek çağrıda bulundu!"
17'sinde verilen tüm emirler iptal oldu, soğuk su için" diyen troller nerede?!
Aracı kurumlar dahi TEFAS'ın hukuksuzluğunu ve yatırımcının 13:30 öncesi yasal hakkını itiraf edip CİMER'e yönlendiriyor!
Kurumlar suçu birbirine atarken hiçbir mağdur sessiz kalmayacak. Aracı kurumunuzun itiraf ettiği bu durumu ekleyerek CİMER, KDK ve TBMM başvurularınızı gecikmeden yapın:
🔗 https://fonmagdurlari.netlify.appHakkımızı söke söke alacağız!
#FonMağdurları #TEFAS #Takasbank #SPK #Foneria #Midas #CİMER #KDK @spkgovtr@HMBakanligi
17 EYLÜL’DE SATIŞ EMRİ VEREN HERKES BUNU YAPSIN. !
Satış emriniz iptal edildiyse veya emir vermeniz engellendiyse, kayıtlarınızı yazılı olarak talep edin.
📩 Önce kendi banka/aracı kurumunuza başvurun ve şunları isteyin:
• Emir numarası ve kesin saat
• TEFAS’a iletilip iletilmediği
• İletim/ret/iptal saati
• Ret/iptal kodu ve gerekçesi
• İşlemi hangi kurumun iptal ettiği
Ardından aynı bilgileri Takasbank / TEFAS Fon Platformları Ekibi’nden isteyin:
📩 [email protected]
📨 KEP: [email protected]
Ve özellikle şunu sorun:
“17 Eylül 2026’da fonlar TEFAS’ta TAM OLARAK SAAT KAÇTA işleme kapatıldı ve benim satış emrim TEFAS’a ulaştı mı?”
Ekran görüntülerini, emir kayıtlarını ve banka/aracı kurum cevaplarını saklayın.
Ne kadar çok yatırımcı kendi kayıtlarını isterse, 17 Eylül’de ne yaşandığı o kadar net ortaya çıkar.
Paylaşın, daha fazla mağdura ulaşsın.
#TeraFonMağdurları #TEFAS #SPK #Takasbank
17 EYLÜL 13:30 ONCESI EMİR İPTALLERİNDE YENİ ADIM: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (KDK / OMBUDSMANLIK) BAŞVURUSU
Midas ve bankalar emir iptallerinin sorumluluğunu TEFAS'a, Takasbank ise aracı kurumlara atarak sorumluluktan kaçmaya çalışmaktadır. Bu kilitlenmeyi aşmak ve kurumlar arasındaki çelişkiyi resmiyete dökmek için platformumuza KDK başvuru modülünü ekledik.
Tüm işlem loglarını, API kayıtlarını ve teknik verileri ve şeffafligi bu yoldan elde edebiliriz.
KDK Neden Önemli ve Yasal Gücü Nedir?
6328 sayılı Kanun m. 18 uyarınca KDK, Takasbank, TEFAS ve SPK'dan 17 Eylül tarihli tüm işlem loglarını, API kayıtlarını ve teknik verileri 30 gün içinde zorunlu olarak celbeder.
Kurumların "ticari sır" veya "yoğunluk vardı" gerekçesiyle KDK'dan bilgi ve log saklama hakkı yoktur.
İnceleme neticesinde KDK'nın vereceği Hukuka Aykırılık ve Tavsiye Kararı, yargı ve tazminat süreçlerinde lehimize en güçlü resmi delil olacaktır.
e-Devlet ile 2 dakikada yapılabilen başvuru adımları ve hazır KDK şikayet dilekçesi sitemize eklenmiştir:
https://t.co/SFyGimiu7d
Hak arama mücadelemizde resmi kanalları eksiksiz işletmeye devam ediyoruz.
#FonMağdurları #TERA #THF #TLY #TP2 #DOH #Takasbank #SPK #KDK @spkgovtr@HMBakanligi@memetsimsek
VATANDAŞLARIMIZIN BİRİKİMLERİNİ HEDEF ALANLARDAN HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORACAK, MAĞDURLARIN HAKLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ!
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen manipülatif işlemlerin ortaya çıkarılması, mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve adaletin tecelli etmesi amacıyla yürütülen soruşturmalar kararlılıkla devam etmektedir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki işlemlere ilişkin piyasa dolandırıcılığı tespitleri doğrultusunda bugün yeni dalga operasyon gerçekleştirilmiştir.
İstanbul ve Aydın’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, haklarında yakalama kararı bulunan 15 şüpheliden 14’ü yakalanarak gözaltına alınmıştır. Bir şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilmiştir.
Bugün gerçekleştirilen operasyonla birlikte soruşturma kapsamında bugüne kadar 60 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 4 şüpheli tutuklanmış; 44 şüphelinin gözaltındaki adli işlemleri devam etmekte, 12 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Soruşturmanın mali boyutu da bütün yönleriyle incelenmekte; suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması, malvarlıklarının kaçırılmasının önlenmesi ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması amacıyla tüm adli ve mali tedbirler etkin bir şekilde alınmaktadır.
Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun adalet önünde hesap verecek; suçtan elde edilen kazancın izi sonuna kadar takip edilecek ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirler kararlılıkla uygulanacaktır.
Paranızı korumak için kaydetmeniz gereken tweetlerden birisi.
Pusula/Tera fon sürecinde içeride kalan yatırımcıların bilmesi ve belgelerini şimdiden hazırlaması gereken başlıkları tek yerde topluyorum:
1. Portföy yönetim şirketi ile fon malvarlığı aynı şey değildir.
Fon malvarlığı, portföy yönetim şirketinin kendi bilançosundan ayrıdır. Şirket tarafında yaşanabilecek mali sorun ile fonun sahip olduğu varlıkların değeri birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
2. Takasbank anapara garantisi veren bir kurum değildir.
Saklama ve takas mekanizması, fon portföyündeki varlıkların piyasa değerini garanti etmez. Portföydeki varlıkların değer kaybetmesi veya likidite sorunu yaşaması halinde oluşan farkın Takasbank tarafından karşılanacağı şeklinde bir garanti yoktur.
3. Tasfiye süresi 3 aydan 6 aya çıkarıldı.
SPK’nın son düzenlemesiyle tasfiye esaslarındaki 3 aylık süre 6 aya çıkarıldı. Bu, işlemlerin mutlaka 6 ay bekleyeceği anlamına gelmiyor; tasfiye daha erken de tamamlanabilir.
4. 17 Eylül 13:30 öncesindeki emir kayıtları çok önemli.
Satış/iade talimatı veren herkes; emir saatini, aracı kurum kayıtlarını, varsa TEFAS iletim bilgisini, valör bilgisini, SMS/e-posta bildirimlerini ve ekran görüntülerini saklasın.
Özellikle emri reddedilen, iptal edilen veya sisteme hiç giremeyen yatırımcılar zaman damgalı işlem ve log kayıtlarını banka/aracı kurumlarından yazılı olarak talep etsin.
5. MKK kayıtlarınızı indirin.
e-YATIRIMCI/MKK üzerinden adınıza kayıtlı fon paylarını, hesap hareketlerini ve bloke kayıtlarını kontrol edin. Mevcut belgelerinizi PDF olarak saklayın.
6. Aracı kurum yazışmalarını kaybetmeyin.
Satış talimatı, ret mesajı, işlem saati, valör, hata kodu, banka/aracı kurum cevabı ve varsa KAP açıklamalarını ayrı ayrı arşivleyin.
7. Adli süreçleri de takip edin.
Tasfiye süreci ile varsa ceza soruşturmaları birbirinden farklı süreçlerdir. Savcılık veya mahkemeler tarafından alınabilecek tedbir kararları ile tasfiye kapsamında yatırımcıya yapılacak ödemeleri birbirine karıştırmayın.
8. Konkordato ihtimaline karşı da belgelerinizi hazır tutun.
İleride herhangi bir şirket hakkında konkordato süreci başlarsa ilan tarihleri ve alacak bildirim süreleri kritik hale gelebilir. Böyle bir durum oluşursa ilanı ve mahkeme kararını takip ederek süresi içinde hukuki destek alın.
Bugün yapılacak en önemli şey: DELİL TOPLAMAK.
Emir kayıtları.
Log kayıtları.
MKK dökümleri.
SMS ve e-postalar.
Aracı kurum cevapları.
KAP bildirimleri.
Ekran görüntüleri.
Hiçbirini silmeyin.
Tasfiye sonunda ne kadar tahsil edileceği veya başka kişilerden ayrıca tazminat talep edilip edilemeyeceği her yatırımcının somut durumuna göre değişebilir. Bu yüzden bugünden yapılabilecek en önemli hazırlık, hak iddiasını destekleyecek bütün kayıtları eksiksiz muhafaza etmek.
Bu süreçte belge, tarih ve saat her şeydir.
Kaydedin. İhtiyacı olan yatırımcılara gönderin.
#TeraPortföy #Pusula #FonTasfiyesi #YatırımcıHakları #TEFAS #MKK #Takasbank #SPK #TeraFonMağdurları
Borsa vurgununda zarar görenlerin İdarenin denetim, gözetim ve gerektiğinde müdahale görevindeki gecikme yani kamu hizmetinin kötü işlemesi sebebiyle tam yargı davası açabilirler
2577 sayılı Yasanın 13. maddesi gereği dava açılmadan önce idareye başvuru zorunlu olduğu gibi zararın öğrenilmesinden itibaren en geç 1 yıl içinde dava açılabilir
Günaydın.
Dün itibarıyla bu hesaba çok sayıda mesaj ulaştı. Ortak nokta şu: 17 Eylül 2026 saat 13.30 kesim saatinden önce — hatta 16 Eylül'den itibaren — fon satış/geri alım talimatı verildiği hâlde bu talimatların aracı kurum veya banka tarafından çeşitli gerekçelerle işleme alınmadığı, kısa süre sonra da ilgili fonların SPK kararıyla alım-satıma kapatıldığı belirtiliyor.
Kritik nokta burası: talimatınız kesim saatinden önce verilmişse, işleme alınmama gerekçesinin makul ve zamanında kurum tarafından bildirilmiş olması gerekir. Talimatın tam olarak hangi saatte verildiği, ne zaman ve nasıl reddedildiği/geciktirildiği, olası hukuki sorumluluk açısından belirleyici olacaktır bu çerçeve de hesap hareketlerinin ve log kayıtlarının saklanmasını istemek elzem bir durum.
Şimdilik yapılabilecekler: kurumunuza noterden veya KEP yoluyla yazılı ihtarname çekmek (talebi, saatini ve reddedilme/gecikme gerekçesini yazılı olarak kayıt altına aldırın); ayrıca SPK, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) ve CİMER'e şikayette bulunulmalı, banka üzerinden işlem yapanlar ayrıca BDDK'ya başvurmalıdır.
Elinizde ki tüm kayıtları, talimat ekran görüntüsü (tarih/saat damgalı), ret/gecikme bildirimi, kurumla yazışmalarını saklayın
Kesim Saatinden Önce Verilip İptal Edilen Fon Talimat�� Mağdurları
Hukuki Sorumluluk Esasları, İdari Başvuru Yolları, YTM Süreci ve Tazminat Davası Stratejisi
Av. Ali Ekber Polat https://t.co/98Bv3oKWog