Bir çalışanın sürekli dışlanması, küçümsenmesi, başarılarının görmezden gelinmesi veya gerekli bilgilerin kendisiyle paylaşılmaması da şiddetin görünmeyen biçimleri arasında yer alabilir.
https://t.co/JKxWnMsNUW
Üç Kritik Gösterge: (1) Reel sektörün döviz açığı, (2) Vadesine bir yıldan az süre kalmış dış borç stoku. (3) Yüksek Faiz / Düşük Kur / Carry Trade Üçlüsü
https://t.co/fscwcMBnNJ
Vergi Bülteni – Ekim 2025 sayısı yayımlandı.
Bu sayıda “Vergi Alacağında Zamanaşımı, Sorumluluk ve Kurumsal Önleme Modeli” başlıklı çalışmam yer alıyor. Çalışmada, zamanaşımının hukuki niteliği, kamu zararı, kusur sorumluluğu ve uygulamaya yönelik iç kontrol önerileri ele alınmaktadır.
Ayrıca bu sayıya önsöz ve değerlendirmeleriyle katkı sunan Gelir İdaresi Grup Başkanı Sn. İmdat TÜRKAY üstada teşekkür ederim.
Bültenin tamamı👇
https://t.co/qLc092Aybm
Faiz giderlerinin çok yüksek olduğu doğrudur. Ama faiz giderleri kendi kendine yükselmez. Kamu kesiminde israf varsa borçlanma artar, borçlanma artarsa faizler yükselir, faizler yükselirse faiz giderleri artar. Kamu israfı sebep faiz sonuçtur. Çözüm kamu israfını kaldırmaktır.
Siyasal iktidar bu yaşadığımız haftada attığı adımlarla ekonomide inanılması güç riskler yaratmış bulunuyor: Borsadaki şirketlerin piyasa değeri kabaca 2 trilyon lira düştü. Piyasadan yabancı çıkışları oldu, yerli yatırımcılardan da dövize geçişler hızlandı. Gösterge Faizinin oranı yüzde 37,09’dan yüzde 44,60’a yükseldi, dolayısıyla Hazinenin borçlanma maliyeti 7,51 puan arttı. Türkiye’nin risk primi (CDS primi) 250 baz puandan 328 baz puana yükseldi. Bu artış, dış borçlanma maliyetimizi ciddi şekilde artırmış oldu. TCMB, bu türbulansta kurun fırlayıp gitmesini önlemek için piyasaya sürekli döviz satışı yaptı ve bu nedenle rezervlerinde 25 milyar dolara yakın azalma oldu. Bu gelişmelerden en olumsuz etkilenen kesimlerden birisi olan bankacılık kesimi yaklaşık yüzde 25 oranında değer kaybına uğradı. TCMB Para Politikası Kurulu, rezervlerdeki erimeyi ve CDS primindeki yükselişi frenleyebilmek için olağan dışı bir toplantı yaptı ve gecelik borç verme faizini yüzde 44’den yüzde 46’ya yükselterek faiz koridorunu genişletmek zorunda kaldı. Bu bir haftalık sürede kamu bankaları ve kurumları aracılığıyla boyutunu tam olarak belirleyemediğimiz bazı müdahaleler daha yapıldı. Yurt dışından Türkiye’deki yatırım ortamına yönelik ağır eleştiriler geldi. Bu gelişmeler ileride Türkiye’nin kredibilitesi hakkında karar verecek olan reyting kuruluşlarının kararlarını da olumsuz etkileyecek gibi görünüyor.
@Berkayozguven_ İlgili madde açıklaması 'söz konusu döneme ilişkin yasal kayıtlarını düzeltmelerine gerek bulunmamaktadır, ' demektedir. Değişiklik öncesi enflasyon Düzeltmesi yapıldı ve amortisman ve stok değerlemesi yapıldı. Bu kayıtların düzeltilmesi anlaşılmıyor diye düşünüyorum. Saygılar🙏
Ne yalan söyleyeyim teknik bir konuyu açıklayan bu yazıyı bloğumda yayınlarken bu kadar çok okunacağını ve ilgi göreceğini düşünmemiştim. An itibarıyla sadece bloktan okuyan sayısı 30 bini geçmiş görünüyor: Umutlanmak için bir neden daha.
https://t.co/8wHNkiMn34
1 Agustos'ta yapılacak olan "Enflasyon Duzeltmesi Yıllık Olmalıdır" eylemine tüm meslek mensuplarının, gerek Ankara'da gerekse Ankara'ya gidemeyecek olanlar için sosyal medyada büyük destek vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Benim şahsi fikrim, yıllık olarak yapılacağı yönünde. Çunkü aklin yolu bir. Ama bunun için 1 Ağustos tarihinde yapılacak eyleme var gücümüzle destek olmaktır.
Sonuç alacağımıza ben inanıyorum.
#enflasyonmuhasebesiyıllıkolmalı
@gibsosyalmedya@memetsimsek
Lutfen paylaşın arkadaşlar. 🙏🙏🙏