Asgari ücretle nöbet tuttan adam sabaha karşı evine geldi, uyumadan sizi izledi.
Üniversite sınavına girecek çocuk 2 saat erken uyandı, sizi izledi.
Milyonlar erkenden kalktı, sizi izledi, size dua etti.
“Tweet atıyorlar, korkuyoruz” diye naz yaptığınız, trip attığınız milyonlar, sizin 1 golünüz için saç baş yoldu.
Gönlünüz eğlensin diye ananız, babanız, halanız, teyzeniz, yakın arkadaşınız kampa getirildi, yemekler yenildi.
Keyfiniz iyi olsun diye TFF başkanı dahil herkes millete racon kesti, sizi savundu.
Altın jenerasyon, en iyi kadro diye şişirilen balonlar. Sizin topunuz, 2002 Dünya Kupası’na tarih yazanların kramponlarının ayakkabı bağcığı olamaz!
Milyon dolarlık reziller.
Evine ekmek götürmek için 15 saat çalışan emekçinin, 3 kuruş zam için hak arayan emeklinin, ucuz peynir için market market gezen vatandaşın hakkı, parası, pulu, vergisi sizlere zehir zıkkım olsun!
Yapı Kayıt Mağduru ve Hobi Bahçesi Mağduru vatandaşlarımızı bugün TBMM’de dinledik.
Elazığ’dan, Bursa’dan, İstanbul’dan, Ankara’dan, Eskişehir’den ve ülkemizin dört bir yanından gelen vatandaşlarımızın ortak feryadı aynıydı: “SESİMİZİ DUYUN❗️”
Ömründe mahkeme kapısı görmemiş binlerce vatandaşımız bugün ağır para cezalarıyla, yıkım tebligatlarıyla ve büyük bir belirsizlikle karşı karşıya bırakılıyor. Buna sessiz kalamayız…
Yıllardır elektriği bağlanan, suyu verilen, kapı numarası işlenen yapılara şimdi bir anda sadece cezayla yaklaşmak, vatandaşımızı çaresizliğe itmektedir. Devletin görevi vatandaşını mağdur etmek değil, sorunları adaletle çözmektir.
Hem Yapı Kayıt hem de Hobi Bahçeleri konusunda artık kapsamlı, gerçekçi ve hakkaniyetli bir düzenleme şarttır!
Bu yapıların; deprem güvenliği, fay hatları, çevre düzeni ve mimari uygunluk gibi konular titizlikle değerlendirilmelidir. Belediyeler, meslek odaları ve ilgili kurumlar ortak çalışmalı; uygun olan yapılar için çözüm üretilmeli, eksikleri bulunanlara ise nasıl düzenleme yapılacağı açık şekilde anlatılmalıdır.
Toprağımızı, doğamızı ve kamu hukukunu korurken vatandaşımızı ezmeden, mağdur etmeden bir çözüm üretmek mümkündür.
Son günlerde birçok ilde yoğun şekilde yıkım tebligatlarının gönderildiği ve vatandaşlara süre verildiği ifade ediliyor. Buradan çağrımız açıktır: Yıkımları DURDURUN! Vatandaşlarımızı daha fazla MAĞDUR ETMEYİN! İnsanımızın sesine kulak verin, ÇÖZÜM ÜRETİN!