@samiltayyar27 Elbette bu anket kesinlik bildirmez. Ancak İsmail Cem, 91 Milletvekiliyle ve koca koca mitingler yaparak mı parti kurmuştu Sayın Tayyar! İşin siyasi süreci ve boyutuna değinmiyorum dahi. Daha gerçekçi, aklı selim yorumlar ve tahliller yapmanız naçizane öneriyor ve bekliyorum.
Özetle diyor ki İnce; "Ben KK'ya kızıp, tonla eleştiri yapıp CHP'yi böldüm ardından Özgür Özel'e sözde destek verip birleşme laflarıyla geri döndüm. Sonra da KK butlanla G.B'lığa döndü.Şimdi böyle liyakat, kalite, nitelik deyip yekten 'Arınma' demeden KK'ya yaranmaya çalışıyorum"
Bugün gelinen noktada, bu iktidarın ülkeyi yönetemediği; adaletten eğitime, ekonomiden tarıma, sağlıktan çevre ve hayvan haklarına kadar hemen her alanda açıkça görülmektedir. Topluma bu denli büyük bir refah kaybı yaşatan, insanların geleceğe dair umutlarını törpüleyen bir anlayışın uzun vadede ayakta kalması mümkün değildir.
Ancak bu tablonun değişmesini geciktiren bir başka gerçek daha var. Halkın önemli bir kesiminin umut bağladığı muhalefet, “nasıl olsa kazanıyoruz” rehavetine kapılarak siyasetin en temel ilkelerinden biri olan kurumsal kaliteyi göz ardı etmektedir. Oysa siyasette de bir kalite kontrol mekanizması olmalıdır. Sorumluluk sahibi, ahlaklı, liyakatli ve topluma hizmet etmeyi amaçlayan kadrolar yerine; ahbap-çavuş ilişkileriyle öne çıkan, makam ve maddi çıkar hırsını önceleyen isimlerin tercih edilmesi, değişim umudunu zayıflatmaktadır.
Toplum artık sadece iktidarın yanlışlarını değil, muhalefetin eksiklerini de görmektedir. Türkiye’nin ihtiyacı; kişiler üzerinden yürüyen siyaset değil, liyakatin esas alındığı, ahlakın ve hesap verebilirliğin egemen olduğu güçlü kurumsal bir siyaset anlayışıdır. Gerçek değişim ancak bu anlayışla mümkündür.
@etkilihaberyeni Can Özçelik Sincan bebesidir. O'na karşı hareketlerinize dikkat edeceksiniz. Selçuk Geçer dua etsin Can stüdyoyu terk etti. Yoksa Selçuk için hoş şeyler olmayabilirdi.
Bu hanımefendi Denizli ADD başkanı iken, beni ve birkaç arkadaşımızı ADD'ye üye yapmak istememişti. ADD'yi ele geçireceğimizi sanmış zaar, sonradan öyle duyduk.
*Ben CHP’de kalacağım.*
Çünkü siyasete tabela için girmedim.
Cumhuriyet fikrine inandığım için siyasete girdim.
CHP benim için sadece bir parti değil.
Bir tarihsel hafızadır, siyasal okuldur ve
Cumhuriyet’in en önemli miraslarından biridir.
Bu mirasın içinde Atatürk var.
İnönü var.
Ecevit var.
Altı Ok var.
Kuvâ-yi Milliye ruhu var.
Benim ilk sadakatim Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu ilkelerinedir.
Laikliğedir.
Hukuk devletinedir.
Sosyal adaletedir.
Emeğedir.
Yani bir bütün olarak Cumhuriyet’tedir.
Çünkü kurumlar kişilerden büyüktür.
İlkeler liderlerden büyüktür.
Cumhuriyet şahıslardan büyüktür.
Ben de tam bunu savunuyorum.
Çünkü siyaset, bir kişiye ömür boyu bağlılık yemini etmek değildir.
Siyaset, ilkeye bağlı kalabilme cesaretidir.
Bugün Türkiye’de çok tehlikeli bir şey oluyor.
İnsanlar bir fikri savunmayı ihanet sanıyor.
Eleştirmeyi düşmanlık sanıyor.
Vefayı biatla karıştırıyor.
Oysa vefa ile biat arasında dağlar kadar fark var.
Vefa, bir insanın geçmişte yaptığı iyilikleri inkâr etmemektir.
Biat ise bugün yaptığı her şeyi doğru kabul etmektir.
Ben vefayı savunurum.
Biatı reddederim.
Yanlış yapan insanlar olabilir.
Eksik kalan yöneticiler olabilir.
Birbirini yıpratan kadrolar olabilir.
Ama bütün bunlar CHP’nin kendisinden daha büyük ve daha önemli değildir.
Bana, “Bu kadar kriz yaşandı.
Neden gitmiyorsun? Neden hâlâ CHP’desin?” diye soranlara cevabım da budur.
Çünkü ben CHP’ye rahat zamanların üyesi olmak için girmedim.
Bir parti en çok kriz anında terk ediliyorsa, orada aidiyet değil, yalnızca çıkar ortaklığı vardır.
Benim siyaset anlayışım bunun tam tersidir.
Kolay olan gitmektir.
Zor olan kalıp mücadele etmektir.
Evet, tarih hatırlar.
Doğrudur…
Ama fırtına çıktığında gemiden ilk atlayanları değil, gemiyi limana ulaştırmaya çalışanları hatırlar.
Bugün burada kalmayı tercih etmem, yaşanan her şeyi doğru bulduğum anlamına da gelmez.
Tam tersine; yanlış gördüğümü söylemenin, dışarıdan slogan atmaktan daha ağır bir sorumluluk olduğuna inanıyorum.
Bence bugün yeniden bulmamamız gereken şey yönümüzdür.
Ve yönü kişiler göstermez.
İlkeler gösterir.
Ben CHP’de kişiler için kalmıyorum.
Ben CHP’de Cumhuriyet’in kurucu hafızası için kalıyorum.
Çünkü bu parti, bir genel başkanın kariyerinden de bir yönetimin ömründen de büyüktür.
Ben CHP’yi savunurken, CHP’nin kuruluş iddiasını savunuyorum.
Çünkü partiler tabelalarıyla yaşamaz.
Partiler temsil ettikleri ahlaki ve tarihsel iddialarla yaşar.
O iddia kaybolursa yeni bir tabela kurmak hiçbir şeyi değiştirmez.
Eğer her kriz yaşayan insan evini terk ederse, sonunda döneceği bir evi kalmaz ki.
Ben evimi yıkmak için burada değilim.
Ben evimi onarmak için buradayım.
İnanıyorum ki Cumhuriyet’in kurucu partisini, onu kuran değerlere yeniden yaklaştırmak için mücadele etmek, onu terk etmekten daha onurlu bir yoldur.
*Ben bunu seçiyorum.*
@demirdenizchp "Önümüzdeki dönem vekil olayım da Türkiye'nin durumu çok da önemli değil" diyorsun yani. Ama sana kötü bir haberim var, vekil çıkartamazsınız
@BaharOnalCHP Abla yanlış anlamazsanız size birşey sorucam. Siz siyasetten anlıyor musunuz yoksa öyle hobi olsun diye mi siyaset yapıyorsunuz merak ettim. Siyasi cehaletiniz yazdıklarınıza yansımışta ondan nazarı dikkatimi celbetti.
Hayatımda gördüğüm en kötü uygulama. Aylardır müşteri temsilcisine ulaşamıyorum. Sürekli canlı desteğe yönlendiriyor. Oradan da hiçbir şey çözülmüyor.
@tod_tr milleti kandırmak için kimsenin kendine ulaşmasını istemiyor. Lütfen müdahale edin.
@adalet_bakanlik@TC_icisleri
Hayatında gördüğüm en kötü uygulama. Aylardır bir tane müşteri temsilcisine ulaşamıyorum. Sürekli canlı desteğe yönlendiriyor. Oradan da hiçbir şey çözülmüyor
@tod_tr
@raskolibov Kuşadası’nda hem uygun fiyata hem de emekli işi olmayan oteller var. Martı Otel'i tavsiye ederim. Kendi beachi var. Herşey dahil fiyatları çok uygun
Pavyonda delege pazarlığı iddialarına sus pus olan Onur Akın, Zülfü Livaneli, Suavi vesaire!
"Sanatçı" herkese söyler.
Siz; "Toplumun bir kesimi kullanmasın" diyorsunuz!
CHP kendi 28 Şubat'ını işte böyle yaşıyor!
Yok sayma, öteleme, linç!
Hem de sözde demokratlar tarafından!