yırtarak geçiyor kalbimizden
hayatı da törpüleyen zaman
şuramızda bir şey var
acıya benzer
umuda benzer
böyle günlerde her şey
hem acıya, hem de umuda benzer
Arkadaş Zekai Özger
ÇEKİLİŞ!
Tweeti beğenip retweet eden toplam 20 takipçime kitaplarımı imzalı hediye ediyorum:
(2) İsa Pavlus İnciller
(2) Vadedilmiş Topraklar
(2) Emperyalizmin Teolojik Maskesi
(2) Meryem Oğlu İsa nasıl Tanrılaştırıldı?
(6) Nikomedeia ve Hristiyanlık
(6) Kristolojiye Giriş
“Bu yapıya teslim olmaktan korkuyorum”
Üzerinde durulması gereken konuları dikkatle dile getiren güçlü bir yazı olmuş. 10 yılı aşkın bir süreden sonra bu yıl Bingöl’e döndüm. Sürekli yakındığım ve çekindiğim tek konu bu benim de.
✏️ Bingöl’ün Z’si: Burada genç olmak sadece hayatta kalmak mı?
Yüksek lisans yaptığı Almanya’dan memleketine dönen genç kadın. İstanbul’dan Bingöl’e gelen öğretmen. Geçinemediği için evlenemeyen veya okey salonunda ‘bekleyen’ gençler. Sattığı yemek takımının fiyatından az maaşla geçinmeye çalışıp KPSS’ye hazırlananlar. Burada ‘kalan’ gençler soruyor: “Bingöl’de genç olmak sadece hayatta kalmak mı?”
Zeynep Akat'ın haberi...
https://t.co/sRhBSjfdSM
Başaran Aksu'dan çok çok iyi bir konuşma. Somut, tokat gibi ve yalın gerçekler:
"Bir emekli maaşıyla 22 bin lirayla yaşayan, 3 kız çocuğu yetiştiren ve bununla geçinen; zorlu koşullara rağmen işçi mücadelelerine önderlik eden beş parasız yoksul bir insanın işçilerle muhatap olmasını istemiyorlar. İşçiler arasından soysuzlaştırılarak yüksek maaşlarla korunan sarı sendikacı takımını istiyorlar ki, işçiyi manipüle etsinler."
Metin Altıok, Bingöl Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atanır. Sürgünde geçirdiği yıllar boyunca derin bir yalnızlık yaşar şiirinde bu dönem melankolinin ve kırılganlığın yoğunlaştığı bir eşik olarak kabul edilir. Şair bu süreyi “ikinci üniversitem” olarak adlandırır.
@mesuddijle Kurgusuyla, yazım tekniğiyle çok keyifli bir kitaptı..Tek solukta okunulası gerçekten. Vakit olursa bir gün kitapta bahsi geçen yerleri de ziyaret etmek istiyorum..
Yaşanılananlar, görülenler ve ögrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.
İhsan Oktay Anar
Puslu kıtalar atlası
Mehmet Atlı - Pawok
Dormeê koyan de rayirî estê, giran giran bê
Sipî sipî, newe newe, bi saz û nazan bê
Peynîya şewî roj esto, bibi roşna û bê
Zeê aşmî, zeê awkî, bibi kilam, bê
Serê mi ser, çimê mi ser, bibi meyman bê
Zeê veyve, zeê mizgîn, bibi roşan, bê
Çol û beyar de gulî estê, zeê gulistan bê
Şenik şenik, hûnik hûnik, bi kêf û seyran bê
Kilam / Gotin / Söz: û Qeyde: Mehmet Atlı
Qeyde / Mûzîk / Müzik: Mehmet Atlı
"Yarın farklıdır bugünden,
Adı değişir hiç olmazsa.
Kara bir suyu geçiyoruz şimdilerde, Basarak yosunlu taşlara.
Sen bugünden yarına
Birazcık umut sakla."
Metin Altıok, Kanadı Kırık Bir Akşam
Kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
Ama pişiren kim zafer aşını?
Her adımda fırt demiş fırlamış büyük adam.
Ama ödeyen kimler harcanan paraları?
- Bertolt Brecht
müspet bir değere sahip olsaydı, ‘can sıkıntısı’ diye bir şey de hiç olmazdı: salt varoluş bizi kendisiyle tatmin eder ve başkaca hiçbir şey istemezdik.”
-Arthur Schopenhauer, Parerga ile Paralipomena
“İnsan hayatı bir tür hata olmalı. İnsanın tatmini güç ihtiyaç ve zorunlulukların bir toplamı olduğu hatırlanırsa eğer, bunun doğruluğu yeterince açık hale gelir; kaldı ki, (ihtiyaçlarının)tamamı tatmin edildiğinde de, tüm elde ettiği,geriye ona can sıkıntısından başka bir şey ++
bırakmayan, bir acısızlık halidir. İşte bu, varoluşun kendinde hiçbir değere sahip olmadığının doğrudan kanıtıdır; çünkü ‘can sıkıntısı’ dediğimiz şey, yaşamın boşluğuna (değersizliğine) dair bir histen başka nedir ki? Eğer varlığımızın en temel arzusu olan bu yaşam gerçekten ++