Şu dünyada Müslüman olmak kadar hayatımı hiç bir şey anlamlı ve değerli kılmadı. Hiç bir şey gözüme Müslüman olmak kadar güzel ve onur verici gelmedi. Rabbim hepimize son nefesimizi de Müslüman olarak vermeyi nasip etsin inşallah.
"Ne işin var dünya malıyla?" diyenler, Kur'an-ı Kerim'i, hadis-i şerifleri bilmeden konuşan gevezelerdir. Allah bu dünyayı mal için, bu ümmeti de zengin olmak üzere yarattı.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor: Dünyalık standardınızı belirlerken sizden daha kötü olanlara bakın. Ahiret hesapları yaparken de sizden daha iyi olanlara bakın. Önüne hep bir Ebu Bekir radıyallahu anh profili koy, onu gördükçe yaptığın hiçbir iş gözünde büyümeyecek. Biz ise tam tersini yapıyoruz.
Şeytan umutsuz, korkak, kaçak ve pasif insan ister. Bütün mesajları da buna dayalıdır. Mümin ise Allah’a bağlı olduğu için umut vardır, Allah’tan başkasından korkmayan insandır. Meleklerle beraber olduğuna iman ettiği için de hareketlidir, pasif değildir.
🗣️ İhsan Şenocak:
“Ah namaz kılan idareciler ah! Tarih sizi İslam kadınını annelik ve ev hanımlığı dışında tır şöförlüğüne kadar hemen her alanda çalışmaya teşvik ederek aileyi çökerten insanlar olarak hatırlayacak!”
Eşinin kusurlarına takılmayacaksın. Namusuna, canına kastetmiyorsa ‘dünya böyledir, eş dediğin budur’ diyeceksin. Daha iyisi cennettedir. Dünyayı cennet zannedersen çıldırırsın. ‘Dünya böyledir’ gerçeği teselli değil, hakikattir. Eğer dünyada her şeyin istediğin gibi olacağını zannedersen, bu hayal mezarda biter. Hayaller hep mezarlarda çiçek açacak.
Bağdat’ımızı, Şam’ımızı, Halep’imizi hatta Medine’mizi ve Mekke’mizi yıkarak bizi çökertemezler. Etten duvarlar kurar ve Kâbe’mizi yine yaparız. Ama ailemizi çökertirlerse yapacak bir şey kalmaz.
Yaklaşık 1517-1917 arası 400 yıl boyunca Filistin ve Ortadoğuda Osmanlı barış ve huzur ile hakim olmuştur. Bu başarının arkasında Osmanlı'nın İslami ve insani anlayışı yatmaktadır. Tekrar aynı esaslara dönüp önce kendimizi ıslah edersek dünyaya örnek bir İslam medeniyeti sunma potansiyeline sahibiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
❓Hocam, bazı Müslüman ülkeler yarın için ramazan başlıyor diye ilan etmişler yani çarşamba günü. Türkiye ise perşembe günü ramazan başlayacak diyor. Hangisine uyulmasının doğru olacağını düşünürsünüz?
Cevap:
Şöyle bir derleme yapabiliriz:
- Ramazan bu ümmetin zirve ayıdır. Oruç da bu ayın zirve ibadetidir. Adeta ramazan bizim cennet umudumuzdur. Elbette ramazan ayının başlaması bizim için başka bir şeyin başlaması ile ölçülemeyecek kadar değerli ve önceliklidir. Allah teala ramazan ayını da içinde eda edeceğimiz ibadetleri de hepimize mübarek kılsın. Amin.
-Peygamber efendimizin hadislerinde açık bir şekilde gökyüzünde hilali görerek ramazan ayına başlamamız emredilmektedir. Bu da şöyledir: Bir önceki ay olan şaban ayının son gününde yapılacak bir gözleme ile ayın bittiği ve yeni ayın başladığı tespit edilirse o akşam, yarın için ramazan başlamış olur ve ilan edilir. Müslümanlar o gece oruca kalkarlar. Eğer şaban ayı otuz gün sürmüş ise zaten gerek kalmadan ertesi gün ramazan ayıdır denir. Çünkü kameri aylar otuz günden fazla çekmez.
- İslam devletinin vazifelerinden biri de Müslümanların böyle önemli bir ibadeti eda etmeleri için hilali gözetlemesi veya gözetleyeni mahkeme yoluyla garanti etmesidir. Bunu fıkha göre sivil vatandaşlar da yapabilirler.
- Mevcut durumda gelişen teknoloji sayesinde gökyüzündeki hareketler çok ince hesaplarla izlenebildiği için ramazan hilalinin çıplak gözle gözlenmesi veya astronomik yöntemlerle tespit edilmesi şeklinde iki görüş çıkmıştır. Yıllardır da bu iki görüş üzerinden ayrılık büyümüştür. Türkiye bu hususta teknolojiye dayanmayı tercih etmektedir. Bu tercih, fıkhi bir dayanaktan çok laik bir ülkede başka türlü nasıl olabilir ki ayrıntısına dayanıyor da olabilir.
- Hilal üzerinde gördük diye açıklama yapan ve bunu mahkeme yoluyla tekit eden ülkeler ise dün Gazze'deki firavunlukları görmeyen yöneticilerin yönettiği ülkelerdir. Dün Gazze'yi görmeyenler/göremeyenler bugün değil bir akşam vaktinde hilali, gün ortası güneşi bile gördük deseler ne anlam ifade eder?
- Bu konu yıllardan beri farklı toplantılarda konuşulmuş yazılıp çizilmiş bir konudur. Hiçbir sonuç da elde edilememiştir. Ne laiklik üzerinden Müslüman halkını sömürenler ne de dini hassasiyetler üzerinden halkını sömürenler bize güven vermemektedir. Herkes yaşadığı yerdeki takvime uyarak fitnenin büyümesine en azından kendi çapında engel olmalıdır. Birden bire ramazan hilaline sarılanlara karşı şu anda yapabileceğimiz başka bir şey yoktur ne yazık ki. (Nureddin Yıldız)
Şeytan her gün yeni bir saldırı türü geliştiriyor. Mümin olmak uyanık olmak demektir. Şunu hiç unutmayasın: Açık iman hırsızını kolay kolay göremeyeceksin. Senden ve senin gibi zannettiklerinden kork!
İşçi, memur, emeklinin hakkı yıllardır nasıl sistemli bir şekilde gasp ediliyor görelim..
Maaş artışlarının olacağı Aralık aylarında enflasyon çok düşük,
hemen peşinden gelen Ocak ayında yüksek öyle mi ?
Bu gaspın hesabı bu dünyada olmazsa mahkeme-i Kübra’da elbet sorulur…
Şimdi yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemek istemem ama, uzun zamandır beni rahatsız eden bir durumu yazmak istiyorum. Bir dinin kutsal mekanına girerken, o dinin gereklerini yerine getirmek zorundayız. Camii avlusuna girerken islam dininin kuralları neyi gerektiriyorsa, onu yerine getirmeliyiz. Nasıl ki yurtdışında kiliselere kafanızda şapkayla girilemiyorsa, camii avlusunda da başı açık olmuyor bence. Sizin inanışınız farklı olabilir, ama içine girdiğimiz kutsal mekanda ki diğer inananları da rahatsız etmeye kimsenin hakkı yok bence .