Bu ülkenin değerleri BOFA üzerinden yurtdışına kaçırılıyor. BOFA TAKAS SAKLAMA YETKİSİ KALDIRILSIN KİM NE ÇALMIŞ ORTAYA ÇIKSIN ! 2024 ocak ayında BOFAYA VERİLEN BU YETKİ ALINSIN ! Malı takasta tutan BOFA’DA kim almış göremiyor SPK buna dur denilsin
Bunu söylediğimizde biraz da dalga geçer havayla hep aynı soru soruldu: “Neymiş bu yapısal reformlar?”
Fon krizi ve sonrasında yaşananlar, yapısal reformların ne olduğunu göstermiş olmalı.
https://t.co/Ic8JrKmOee
İzmir ve Aydın’da yaşayan veya bu illerimize yolu düşen vatandaşlarımız!
AKP’nin 30 yıllığına özelleştirmeyi planladığı, kamunun işlettiği otoyollardan biri de;
KGM İzmir-Aydın Otoyolu❗️
Güzergahı: İzmir-Aydın
Uzunluğu: 99 km.
Geçiş ücreti: 73 TL
Bu özelleştirme planı gerçekleşirse, araç geçiş ücretlerine %450 zam yapılması bekleniyor❗️
Peki nasıl?
🔴 Karayolları 2.Bölge’de, kamunun işlettiği, KGM İzmir-Aydın Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti kilometre başına 0,74 TL
🔵Aynı karayolları bölgesinde bulunan, Yap-İşlet-Devret modeliyle yandaş şirketlerin işlettiği;
Aydın-Denizli Otoyolu’nun araç geçiş ücreti kilometre başına 4,21 TL
Aradaki fark 4,5 kat❗️
Bu demektir ki, KGM İzmir-Aydın Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 73 TL olan araç geçiş ücreti, yap-işlet-devret modeliyle işletilen otoyolun ücretine endekslenerek 415 TL’ye çıkacak.
Bunun adı, özelleştirme adı altında vatandaşı sinsice soymaktır❗️
Sahillerde ve Plajlarda sigara içilmesini ve yere sigara izmariti atılmasını yasaklayan ülkeler; İspanya, İtalya, Fransa, Meksika, Kosta Rika, Malta ve Avusturalya.
2026 TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı) 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği Yerleştirme Sonuçları:
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanında açılan 456 kontenjanın yalnızca 8'i,
Genel cerrahide açılan 192 kontenjanın yalnızca 3'ü,
Acil Tıp'ta 127 kontenjanın 4'ü,
Çocuk Cerrahisi'nde 92 kontenjanın yalnızca 1'i,
Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında da açılan 90 kontenjanın yalnızca 1’i doldu…
Tehlikenin farkında mısınız?
Stratejik bir dönüşüm yaşanıyor: güneş enerjisi. Bu iş artık "çatıya birkaç panel" işi değil; ülkenin enerji bağımsızlığını, cari açığını ve sanayisini ilgilendiren dev bir hamle. 2026'yı A'dan Z'ye derledim, sade bir dille anlatayım.
Önce nerede olduğumuza bakalım rakamlar konuşsun:
Türkiye'nin kurulu güneş gücü Haziran 2026'da yaklaşık 26,9 GW'a ulaştı. 2025 sonunda bu 24,8 GW'dı. Yani sadece 6 ayda 2,1 GW yeni kapasite eklendi.
Güneşin elektrik üretimindeki payı Haziran'da yüzde 16,5'e çıktı, aylık üretim ilk kez 5 TWh'i gördü tarihi rekor.
Santral sayısı yıl başında 37.600 iken 41.000'i geçti.
Enerji Bakanı'nın deyimiyle güneşin üretimdeki payı son yıllarda 28 kat arttı. Güneş, hidroelektriği geçip Türkiye'nin en büyük yenilenebilir kaynağı olmaya hazırlanıyor.
Peki devlet ne yapıyor? İşte bu yılın kritik hamleleri:
1) Çin paneline "dur" dendi, yerliye kalkan çekildi (24 Haziran). Resmi Gazete'de yayımlandı: fotovoltaik panel aksamına (alüminyum çerçeve grubu) yüzde 38 ile 46 arasında değişen anti-damping vergisi getirildi, üstelik 5 yıllığına.
Gerekçe net: Çin'in dampingli ithalatı yerli üreticiye zarar veriyordu. Aynı paketle solar cama ek gümrük gelirken, batarya hücresine sıfır vergiyle depolamanın önü açıldı. Yani "yerliyi koru, ama üretimi ucuzlat" dengesi kuruluyor.
2) 20 yıllık alım garantili dev ihale takvimi açıldı. YEKA kapsamında 2.400 MW'lık yarışma başladı (900 MW güneş + 1.500 MW rüzgar), 21 ayrı ihale. Başvuru son tarihi 13 Ekim 2026. Kazanan yatırımcıya devlet 20 yıl elektrik alım garantisi veriyor. Dahası hedef açık: her yıl en az 2.000 MW güneş-rüzgar ihalesi yapılacak. Yatırımcı için bu, "kurarsan alıcın hazır" demek en büyük belirsizliği ortadan kaldıran şey.
3) Suudi Arabistan'dan 5 milyar dolarlık dev yatırım (20 Şubat). Suudi enerji devi ACWA Power, Türkiye'ye iki fazda 5 milyar dolarlık güneş yatırımı imzaladı. İlk faz 2 GW: Sivas'ta 1 GW ve Karaman Taşeli'nde 1 GW santral. Toplam hedef 5 GW. Bu, körfez sermayesinin Türkiye'nin enerji geleceğine güvendiğinin somut işareti.
Kalyon PV, Mayıs 2026'da hücre üretim kapasitesini 2,1 GW'a çıkardı (yeni tesisle +1,1 GW, ~55 milyon dolar yatırım). Üstelik Türkiye'de ilk kez G12R boyutunda TOPCONPlus teknolojisiyle yüksek verimli hücre üretiyor. Santral aksamında yerlilik oranı yüzde 75'e ulaştı.
Yani sadece panel monte etmiyor, hücreden başlayıp kendi teknolojimizi üretiyor.
Smart Güneş, yerli üretici olarak büyümesini yurt dışına taşıdı; varlık büyüklüğünü 600 milyon dolar seviyesine çıkardı ve Bulgaristan'da 122 milyon euroluk yatırıma imza attı. Yani Türk güneş teknolojisi artık ihracat ve dışa açılım hikâyesi yazıyor.
Peki bu büyüme nereye kadar gider? İşte en heyecan verici kısım burası. Türkiye'nin 2035 hedefi 120 GW güneş+rüzgar (Kasım'da COP31'de resmen açıklanması bekleniyor). Bugün toplam güneş 26,9 GW. Bu hedefe ulaşmak için yılda 8 GW ve üzeri kurulum gerekiyor; bu yıl 6 ayda 2,1 GW eklendik. Yani sektör potansiyelinin daha başındayız. Alım garantisi, yerli üretim teşviki, ithalat koruması ve yabancı sermaye aynı anda devredeyken bu trendin uzun soluklu olduğu çok net.
Borsanın günlük gürültüsü bir yana, güneş enerjisi Türkiye'nin en stratejik ve en uzun vadeli büyüme hikâyelerinden biri.
Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, cari açığı düşüren, sanayi ve istihdam yaratan bir alan. Bu sektörü yakından takip edin; çünkü buradaki dönüşüm bir moda değil, bir çağ değişimi.
Faydalı bulduysanız RT etmeyi unutmayın
Yatırım Tavsiyesi İçermez
#güneşenerjisi #GES #yenilenebilirenerji #enerji #borsa #YatırımTavsiyesiDeğildir
💰Adamlar fon krizi patlamadan önce İsviçre bankalarına 4 milyar TL'den fazla (yaklaşık 85 milyon dolar) para transfer etmişler. Ardından da temerrüde düştüklerini duyurmuşlar.
💰Bakan Şimşek'in bu kadar parayı İngiliz tefecilerden borç olarak alabilmesi için tam 27,5 milyon dolar (1,34 milyar TL) yıllık faiz ödüyoruz, iyi mi?
Tüm Türkiye’nin dikkatine!
AKP’nin vatandaşa ihanet niteliğindeki köprü ve otoyol özelleştirme planının faturasını tek tek açıklıyoruz.
Özelleştirme kapsamına alınan;
Otoyolun adı: KGM Anadolu Otoyolu
Güzergahı: İstanbul-Ankara
Uzunluğu: 379 km
Geçiş ücreti: 338 TL
Bu özelleştirme gerçekleşirse, araç geçiş ücretine yapılması beklenen zam oranı %460❗️
Peki nasıl?
🔵Karayolları 1.Bölge’deki, İstanbul-Ankara güzergahını kapsayan, kamunun işlettiği, Anadolu Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti:
🔵Kilometre başına 0,89 TL
🔴Aynı güzergahta bulunan ve Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan, yandaş şirketlerin işlettiği, Kuzey Marmara Otoyolu’nun şu anda araç geçiş ücreti:
🔴Kilometre başına 4,96 TL
Aradaki fark 4,6 kat❗️
Sonuç⬇️
KGM Anadolu Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 338 TL olan araç geçiş ücreti, kademe kademe 1.890 TL’ye kadar çıkacak!
Bu da %460’a kadar zam demek!
Bunun adı vatandaşı soyma planıdır!
Malum fonların mağduriyet yaşattığı farklı gruplar var.
1-) Doğrudan bu fonları alıp, pirince giderken evdeki bulgurdan olan gözü kara ya da bilinçsiz yatırımcılar.
2-) Bu fonların doğrudan muhattabı olduğu hisselerde bilerek ya da bilmeyerek risk alıp alım satım yaparken yakalananlar.
3-) Daha bilinçli ve bunların hiçbirisi ile ilgisi olmayıp da, borsada yatırım yapıp da hisseleri oluşan negatif havadan dolayı düşen yatırımcılar.
Herkes ilk 2 yi konuşuyor ama 3. sıradakini konuşan yok. Bu grup da en az onlar kadar mağdur edilmiştir. Zaten yıllardır enflasyona karşı ezilen zararda olan hisseler adeta dibi boyladı. 1. sıradakiler aldığı fonun yıl içinde 3 kat primli olduğunu göre göre aldı. Son sıradakiler ise bir şekilde ucuz olduğunu düşündüğü hisseleri aldı. Özetle mağdur sadece fonlarda ya da onların hisselerinde yok.
"Politico, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’yi çöp yönetimini düzeltmesi için uyardığını yazdı. ‘Ciddi kirlilik sorunu’ nedeniyle plastik atık ticareti durdurulabilir."
"Bugün (18 Eylül) Avrupa Komisyonu’ndan bir yetkili Politico’ya konuştu. Türkiye’nin kirlilik ve çevre sorunlarını halletmemesi durumunda plastik atık ihracatının yasaklanmasının değerlendirileceğini duyurdu":
“Yetkililer tarafından yeterli bir cevap verilmez, önlem alınmazsa komisyon Türkiye’ye plastik atık ihracatını askıya alma prosedürünü başlatabilir.”
Plastik atık geri dönüşüm tesislerinin AB normlarında çalışması için;
📍Atıksuların ileri kademe arıtması,
📍Fireleri bertaraf edilmesi ve nerede bertaraf edildiğinin belgelenmesi
📍Mikroplastikleri bertaraf edilmesi ve nerede bertaraf edildiğinin belgelenmesi
📍Çalışma ortamı havasının, tozlar dahil, AB normlarında arıtılması ve iyileştirilmesi,
📍Tozların baca gazı arıtma sistemlerinde tozların arıtılması
📍Çalışanların sigortalı ve sosyal güvenli olması,
📍Çocuk çalışanlar çalıştırılmaması
📍Açıkta plastik atık depolanmasına son verilmesi (açıkta depolanan plastik atıklarlar yağmur suyu ile sulama kanallarına ve benzerlerine karışmaktadır.
Yukarıda sırlanan önlemler alınmadan plastik atık geri dönüşüm tesislerin çalışmasına izin verilmemeli.
https://t.co/XLa6lqNfPb
Meyersson'ın fonlar konusunda analizi çok çarpıcı.Şimdiye kadar neden yabancı yatırımcının gelmediğini de özetliyor;
Bir paragrafını paylaşıyorum, yazının tamamını okumanızı öneririm
"Peki neden Türkiye'de büyük sahiplik kontrolü ve daha derin hisse senedi piyasaları gözlemlemiyoruz? Bunun nedeni, devletin kontrol edebileceği bir yerli iş elitinde sahiplik yoğunlaşmasını tercih etmesi mi? Yoksa kurumsallaşmış zayıf azınlık yatırımcı koruması, blok sahiplerinin seyreltmek istemediği çok büyük fiyat iskonto yaratması mı? Her iki durumda da, bu bana Türkiye'nin yaygın kurumsal sorunuyla ilgili görünüyor. Ve kurumsal reformdan vazgeçmek, şüphesiz ki peşinden gelecek aşırı oynaklık ve piyasa şoklarına karşı savunmasızlığı kabul etmek demektir.*
Bloomberg, fon dolandırıcılığının boyutu için 20 milyar dolar demiş. Köprü ve otoyol özelleştirmelerinden hedeflenen ihale geliri 4 milyar dolar. Gerçekten inanılmaz.
Refah toplumu Almanya bile Ukrayna Savaşı’ndan ders çıkarıyor. Günde 1.000 yaralı senaryosuna hazırlanıyor, 5 askerî hastanesinin yetmeyeceğini hesaplıyor, sivil hastaneleri sisteme dahil ediyor, Soğuk Savaş döneminden kalan yeraltı hastanesini yeniden açmayı düşünüyor.
Biz ise 2016 sonrasında yüzlerce yıllık Türk askerî hekimliği geleneğini tasfiye ettik, GATA’yı kapadık. Tüm askerî hastaneleri kapattık.
Karadeniz’de ve güneyimizde iki savaşın arasında, ateş çemberinin ortasındayız. Büyük bir deprem felaketi yaşadık. Buna rağmen askerî hastanelerimiz hâlâ yok, hastane gemimiz yok.
Büyük savaş veya doğal afette deniz köprüsü kurma, yaralı tahliyesi ve askerî hastane entegrasyonunu müştereken tatbik etmiyoruz.
Bloomberg’in Almanya haberi umarım karar vericilerimiz için ciddi bir uyarı olur.
Eylül 2021'de faiz indirimleri başladığında mazotun litresi 7,4 liraydı.
Bugün pompa fiyatı ortalama 102 lira.
Bazı kararlar ekonomilere savaşlardan daha çok zarar veriyor...
Şimşek Habertürk'te konuşuyor.
Gerçeklikle bağı tamamen kopmuş...
Çiftçi, esnf, sanayici...
Herkes destekleniyormuş...
Memur ve kamu çalışanlarını asla enflasyona ezdirmiyorlarmış....