54 yıl önce Deniz Gezmiş’in kendi sesinden savunması:
- 35 milyon metrekare vatan toprakları işgal altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür.
- Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum!
Sazlıdere Barajı'nda neler oluyor?
İstanbul'un önemli su kaynaklarından biri adım adım nasıl yok ediliyor?
Drone ile havadan, motorla yerden kaydettik...
Murat Ağırel’in yerinde incelediği özel haberi şimdi YouTube'da!
https://t.co/Dl6mzrTtTi
Bursa’da halkın oyuyla seçilen Mustafa Bozbey tutuklandı; yerine sandıktan çıkmayan bir isim, meclis çoğunluğuyla göreve getirildi. 47 yıl sonra kazanılan belediye, yıllar öncesine dayanan ve hâlâ sonuçlanmamış iddialar üzerinden fiilen el değiştirdi.
Halkın açık iradesi bir kalemde yok sayıldı, sonra da buna “milli irade” diyoruz!
Eğer milli irade buysa, sandığın ne anlamı kalıyor?
Büyükada dönüşü, deniz taksiden indim ve bir baktım ki “Değmesin Ellerimiz” çalıyor. Dedim ki Duygu’ya “doğru mu duyuyorum ben?!?” sonrasında olan bu. Çok mutluyum, gözlerim doluyor yazarken. Konserimde ağırlamak istiyorum onları. Müzik yapmaktan ASLA vazgeçmeyin 💙
Sevgili Yurttaşlarım,
2025, ülkemizin hak ettiği adaleti, huzuru ve refahı birlikte güçlendireceğimiz bir yıl olacak. Emeğiyle geçinen işçiden gençlerin hayallerine, kadınların hak arayışından çiftçimizin toprağına, hepimizin taleplerine yanıt verecek bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Ortak değerlerimizle güçlenen, birliğimizi pekiştiren bu yürüyüş, hepimizin emeğiyle daha sağlam bir şekilde sürecek.
Geçmişte yaşanan zorlukları geride bırakırken, geleceği hep birlikte inşa ediyoruz. Hepimizin farklı hikâyeleri var ama özlemimiz aynı: Adil, eşit ve onurlu bir yaşam. Bu özlem, dayanışmamızla gerçek olacak.
Umudumuzu hep canlı tutalım, kardeşliğimizi ve birliğimizi her koşulda koruyalım. Unutmayalım ki bu ülkenin kaderi hepimizin ortak ellerinde şekilleniyor.
Huzurlu, adil ve umut dolu bir yıl diliyorum.
Kurt, kuzu postuna bürünmüş; siz sanıyorsunuz ki artık dostumuz oldu.
Bu gitmeden hiçbir şey değişmez ve düzelmez. Adalet, diktatörden ricacı olarak tesis edilmez. Saray’ın hukuksuzlukları karşısında demokrasiye sahip çıkmadan Türkiye’nin geleceği aydınlanmaz!
Hukuksuz atamalara sessiz kalmak, kayyumlara göz yummak, anti-demokratik bir düzenin kapısını aralamaktır. Ayrışmadan, birleşerek ve büyüyerek bu tek adam rejimine karşı omuz omuza mücadele etmekten başka şansımız yok!
Sesimiz daha gür, irademiz daha sağlam, demokrasiye inancımız daha da sertleşerek her bir yurttaşımızı sorumluluk almaya ve adaletin Türkiye’sini inşa etmeye çağırıyorum.
Cumhuriyetimizin yüz birinci yılını şan ve şerefle kutluyoruz.
Yaşasın milleti tebaa olmaktan çıkarmış ve onurlu bireyler yapmış Cumhuriyet.
Yaşasın kimsesizlerin kimsesi olan ve bizleri eşit yurttaşlar olarak onurlandıran Cumhuriyet.
Yaşasın köy okullarında parmak kaldıran kız evlatlarımız.
Cumhuriyet rejimi, demokrasi ile taçlandırıldığı sürece anlamlıdır.
Cumhuriyet, tek adamların değil, demokrasinin kalesidir.
Ezilenlerin, yoksulların ve hayata bir adım geride başlayanların sığınağıdır.
Eşitliktir, adalettir, özgürlüklerdir ve demokrasidir Cumhuriyet.
Genç Cumhuriyetimizi, padişah özentilerine bırakmayacak kadar güçlü, demokrasi ile taçlandıracak kadar kararlıyız.
Aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyor,
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını saygı ve rahmetle anıyorum.