Eskiden yargılanmanı, tüm malının ve itibarının alınmasını ve hapiste çürümeni istiyordum, vazgeçtim. Tez zamanda geberip git ki nefes alalım. 3 gün 3 gece kutlama yapacağım, Odin şahidim olsun.
Hoşcakal Bay Kemal. Bazen ne yapsan olmaz. Ama gidecegin zamanı bilmek de bir erdem. Keşke secim sonrasi şerefinle çekilseydin, egona yenilmeseydin. Emegin icin teşekkürler. @kilicdarogluk
Pislik, serefsizlik, canilik, açgözlülük, tembellik kanına işlemiş bir toplum haline geldik. 85 milyon icinde etik, kanunlara saygili, iyi kalpli ve insanliga faydasi olan bir avuç insan çıkmaz. Temel degerlerimizi yitirdiysek yok olmaya mahkumuz.
Esra Yücel..
2016 yılında,11 yaşındayken,Hakkari’nin bir köyünde 3 kuzeni tarafından nitelikli istismara uğradı,istismar anı videoya alındı ve uçurumdan atıldı,ölmedi.
Aile şikayetçi oldu,sanıklar tutuklandı,8 ay sonra ( somut delil olmadığı için ) serbest kaldı.
Köy meclisi karar aldı deniyor “bir kız için 3 genç neden hapis yatsın”..
Esra bu adaletsizliği sindiremiyor ve 2017 yılında canına kıyıyor.
Önce sözüm milletvekillerimize “sizler bütün bu yaşananlara rağmen,4.yargı paketindeki 13.maddeye ( çocukların beyanları somut delil değildir ) olur verdiniz.
İkinci sözüm de köy meclisine “vicdansızlığın,zalimliğin vücut bulmuş halisiniz”
@ucimorgtr@SaadetOzkanEfe
Bugün uçakta enteresan bir tecrübe yaşadım ve orta yaş krizinin tam tarifine ulaştım.
Yanımda oturan hanfendi uçuş boyunca belki 40 defa dönüp bana baktı. Önce "belki de eski öğrencim" dedim. Sonra öğrencim olsa şimdiye cesaretini toplamış ve kendini tanıtmış olurdu diye düşünerek, beni beğendiğine karar verdim. Biraz "bende hala iş var, biz daha ölmedik" duygusu vermedi de diyemem.
Yemek siparişinden kendisinin Fransız olduğunu anlamak mümkün oldu. Bakışıp kesişerek flört etme adeti pek olmayan ve direkt konuya giren bir toplum olduğundan, beğenme bakışı varsayımı da yavaş yavaş çökmeye başlamıştı. Zaten bir karışık mesafeden üst üste bilmem kaç defa beğenme bakışı diye bir şey de bilmiyorum doğrusu.
Inişe geçerken bu bakışlar o kadar yoğunlaştı ki, bir yerinde uçuş boyu üzerinde çalışmakta olduğum yazıdan kafamı kaldırıp kendisine dönüp en yumuşak bakışım ve en tatlı ve sevecen sesimle "size nasıl yardımcı olabilirim" dedim. "3 saattir Friends'in müziğinin ilk 10 saniyesini mırıldanıyorsunuz, çıldıracağım" dedi. Bir şeyler okurken çok müzik mırıldanırım ben hakikaten. Deli etmişim kadını meğerse. Özür diledim ve güldüm. Niye güldüğümü sordu. "Kendi orta yaş krizime güldüm" dedim. Hemen anladı. O da eğlendi bu duruma. Biraz Matthew Perry sohbeti yapıp vedalaştık.
Sonra üzerinde düşündüm. 40 kere bir karış mesafeden gayet rahatsız olmuş ve her seferinde daha da rahatsız olmuş bir şekilde bakan insanın bakışlarını "belki de beğenme bakışıdır" diye yorumlayabilmek için epey gariban olmak lazım. Orta yaş krizi nedir diye soran olursa, "biz daha ölmedik arayışındaki garibanlık halidir" diye tariflemeye karar verdim.
Halen milyonlarca minicik çocuğun sex kölesi olarak sömürüldügünü anlatan gercek bir hikaye. Dünya gercekten çok karanlık bir yer, çok derin acılar var. Insana olan umudum her gün azalıyor. Bir avuç iyi ve azıcık iyilik sayesinde hayata tutunuyor gibiyiz.
Bugün 1 Kasım. Saltanat'ın kaldırılmasının üzerinden tam 101 yıl geçti. Egemenliğin bir aileden alınıp millete teslim edilmesinin yıl dönümü bugün. Kahrolsun istibdat, yaşasın cumhuriyet!
Bodrum son durum; Su bildigin bitti. Mahallelere haftada 1 su veriliyor. Suyu akan, deposu dolan duş icin ziyaret ediliyor. Eve kova ve tas aldim, kettle ile ısıtıp damacana suyla yikaniyorum, deposu büyük olan ex eşe duşa gidiyorum. Yakinda kumda eşeleniriz.
#Bodrum#Susuzluk
29 Ekim’de Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı kutlanacak.
Türk Donanması'na ait 100 gemi, İstanbul Boğazı’ndan geçerken, Dolmabahçe’yi değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bulunduğu Vahdettin Köşkü'nü selamlayacak.
https://t.co/Pz4Nmbdv3h
@mustfsnmz Sadece havuzlar degil sorun. Mantar gibi çogalan golf sahalari, gereksiz çim alanlar, yöresel olmayan ve çok sulama gerektiren peyzaj çalişmaları, aşırı tüketim, bilinçsiz su kullanimi vs vs..
Sevilmek için bir şey yapmamam gerektiğini öğrendikten sonra hayatımda çok şey değişmişti. Bu cümleyi okumak hala bazılarınıza garip gelebilir ama sevilmek için bir şey yapmak zorunda değiliz hiçbirimiz… Ne yazık ki bizim toplumumuzda bazı aileler çocuklarını “başarılı” olunca, “zengin” olduklarında, “güzel” göründüklerinde seviyorlar… Böyle büyümüş, bunu öğrenmiş çocuklar da yetişkin hayatlarında hep sevilmeye bir koşula bağlıyorlar; hep bir şeyler yapmaları gerektiğini düşünüyorlar. Çok fazla fedakarlık, çok fazla çaba, çok fazla düşünmek; her şeyden çok fazlasının olması hep bu duruma işaret ediyor.