BOYKOT ÇAĞRISIDIR…
ODTÜ’de Türk bayrağına saldıran kişilerden biri resimde gördüğünüz Kemal Can Ayduğan. Türk bayrağı düşmanı bu kişi @BoschTurkey de çalışıyormuş. Türk bayrağı düşmanı bir kişiyi çalıştıran Bosh Türkiye bugüne kadar yapılan çağrılara bir cevap vermedi.
Buradan ilan ediyoruz; Türk düşmanlarını çalıştırarak Türk milletinden para kazanma dönemi bitti. Bu Türk bayrağı düşmanı Bosh Türkiye’den atılana kadar Bosh ürünlerini boykot edeceğiz.
Hayattan koparılan Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Çağlayan’ı dinleyin.
Bu acı, yalnızca bir annenin değil; görmezden gelinen, denetimsiz bırakılan ve giderek çürüyen bir toplumun çığlığıdır.
Dizi ve filmlerde ahlak ve etik değerleri yok sayan;
mafya, çete, silah, şiddet ve çatışmayı olağanlaştıran,
emekle kazanılması mümkün olmayan lüks hayatları özendiren,
aşiret düzenini ve töre cinayetlerini meşrulaştıran yapımlar…
Bunları üreten yapımcılar kadar,
bunlara izin veren, denetlemeyen ve yayınlanmasını sürdüren kanallar da sorumludur.
Rap ile uzaktan yakından alakası olmamasına rağmen “Sözde rap” adı altında;
uyuşturucuyu, silahı, çeteyi, mafyayı, pornografiyi ve kültürsüzlüğü pazarlayan elektronik müzik pazarlamacıları ve bunları dillendiren sözde müzisyenler kadar,
bu içeriklere göz yuman, yaptırım uygulamayan kurumlar da sorumludur.
Sosyal medyada, özellikle TikTok’ta;
para ve etkileşim uğruna kurgulanmış saçma meydan okumalarla
şiddeti, zorbalığı ve akılsızlığı teşvik eden içerikler üretilirken,
bunları düzenlemekle yükümlü olanlar nerede?
Bu tablo yalnızca bireylerin değil;
yıllardır kültür, eğitim, medya ve dijital alanı siyasi politikalarla dizayn etmeye çalışan,
ancak bu tür yapıları görmezden gelen,
gerekli hukuki yaptırımları uygulamayan iktidarın da sorumluluğudur.
Denetlemeyen, korumayan, önlem almayan;
gençleri şiddetten, uyuşturucudan ve yozlaşmadan koruyamayan
bir dönem yaşıyoruz.
Dün Ahmet, bugün Atlas…
Hayatları daha başlamadan sona eren
bizim çocuklarımız.
Lavaboya dökülmüş 1 litre kullanılmış yağ, 1 milyon litre içme suyunu yani 15 kişinin bir yıllık içme suyunu içilmez hale getiriyor.
Farkındalık için lütfen paylaşalım.
Yaşadığım büyük deprem felaketinde maalesef her iki bacağımı kaybettim. O gün, hayatımın en zor anıydı… Bir anda her şey değişti, alıştığım düzen, hayallerim, günlük yaşamım. Şimdi ise yeniden tutunmaya, yeniden ayağa kalkmaya çalışıyorum.
Şu an hidrolik protez kullanıyorum ama ne yazık ki güvende hissetmiyor, sık sık düşüyorum. Bu da hem günlük yaşamımı hem de hayallerimi yarım bırakıyor. Tekrar özgürce yürümek, sevdiklerime koşmak, kendi ihtiyaçlarımı bağımsızca karşılamak ve hayallerimin peşinden gitmek istiyorum. Bunun için biyonik proteze ihtiyacım var.
Çünkü biyonik protez benim için sadece yürümek değil; özgürlüğümü geri kazanmak, sevdiklerime koşmak, kendi ihtiyaçlarımı daha bağımsız karşılamak ve hayallerimin peşinden gitmek demek.
Bu nedenle biyonik proteze ulaşabilmek için sizlere sesleniyorum. Bana destek olabilecek, yol gösterebilecek ya da doğru kişilere yönlendirebilecek herkese şimdiden minnettarım.
Bu tweeti RT’leyip bana yardımcı olabilecek iş insanlarını etiketlerseniz çok sevinirim.
Atacağınız en küçük adım bile benim için çok büyük bir umut olacak. Çünkü bazen tek bir el, bir insanın bütün hayatını değiştirebilir.
Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim. İnanıyorum ki dayanışmayla imkânsız bile mümkün olur.
Şehit olmadan bir gün önce bir tepede yaralanan komutanını kurşun yağmurunun içinden omuzlayıp indirdi. Ertesi gün, görüş mesafesinin bir metreye kadar düştüğü puslu bir akşamda, timinin alçak bir pusuya düşürülmesiyle şehit oldu. Naaşına 58 gün sonra ulaşıldı... ⤵️