Arkadaşıma ağlayarak bir şey anlatıyordum kızın biri gelmiş sesin ve saçın çok güzel diyor, keşke kaderimde bu kadar güzel olsaydı diyerek daha çok ağladım 🤧
İnsan gider; kıyafetleri kalır, fotoğrafları kalır, gülümsemeleri kalır, duvarlarda sesi kalır, bıraktığı anılar öylece kalır. İnsan kalmaz ama acısı kalır..
Ölüme alışılmıyormuş. O acı fark etmesekte bir yerlerde hep devam ediyormuş. Yeri geliyor ilk günki kadar acı veriyormuş..
Boğaz spreyi, burun spreyi, astım ilacı, kan ilacı, göz damlası, kas gevşetici, öksürük şurubu, soğuk algınlığı ilaçları, C vitamini, pastil..
Yaşamaya çalışıyorum 🤧🥹
Arkadaşlarım dizi, film izlememi yasakladı. Özellikle gönül dağı izlemeyecekmişim. Neymiş ağlıyormuşum. Hatta yağmura bakıp güneşe bakıp ağlıyormuşum. Her şeye ağladığımı söyledikleri için daha çok ağladım oldu mu şimdi 🥹
Kayan bir yıldız
Dilek tutmalı
İnşallah kafama düşer
Ah dileğim tuttu
Yıldız değilmiş
Bu bir brokoliymiş
Brokoli, bırak oni
Uç özgürce dön evine
Küçük ve sevimli brokoli
Özgür olmak en güzel şey
Uç özgürceeeeee
Kardeşim (8) susadığını anlatmak için "Dilimde deve geziyor" dedi öxöxmdmdmmdmdmd Ablacım susadım desen de olurdu neden Tanzimat Dönemi şairleri gibi konuşuyorsun
Merhamet yorgunluğu var üzerimde uzun bir süredir. Sırtımda bir yük varmış gibi. İnsan yediği yemekten, içtiği sudan, güvenli evinden, elindeki imkanlardan utanıyormuş meğer. İnsan olmak, hissedebilmek, düşünmek, duyguları paylaşmak zor geliyormuş..
Fedakarlığın gerçekliği ancak zamanla sınanabiliyor. O anın heyecanıyla herkes bir şey yapıyor fedakarlık adı altında. Ama asıl mesele yıllar (aya da razıyım artık) sonra bile aynı fedakarlığı yapabilmekte. Sevginin, verilen değerin ölçütü bu galiba bende