@halktvcomtr Hiç kimsenin aklına masumiyet karinesi gelmedi. Reyting uğruna akbabalar gibi medya üstüne atladı. Doktorlar, hastane sahipleri yenidoğan katili ilan edildi, yargısız infaz yapıldı. Dr İlker Gönen dayanamadı, canına kıydı. Medyanın eline kan bulaştı.
@halktvcomtr Bu hastanelerde binlerce çalısan, yüzlerce doktor işsiz kaldı. Hastaneler kapatıldı, hastaların tedavileri, ameliyatları ertelendi; bunların içinde kanser hastaları da vardı. Hastane sahiplerinin ve doktorların adı lekelendi, maddi ve manevi zarara uğradılar.
Gazze'de açlıktan ölenlerin sayısı 175'e yükseldi
İsrail kuşatması altındaki bölgede açlıktan ölenlerin sayısı 93’ü çocuk olmak üzere toplam 175’e ulaştı.
https://t.co/AMBa7NOtyW
CHP ye, inanılmaz mücadelesiyle Özgür Özel'e ,hepimizin geleceği için bedel ödeyen ceza evlerindeki Ekrem İmamoğlu ve tutsak başkanlara, bürokratlara sımsıkı sahip çıkmalıyız.
Vicdanlı, adalete, hukuka inanan herkes bu günlerde elini taşın altına sokmalı.
Gün birlik günü.
İSTANBUL BEYLİKDÜZÜ
Belediye Başkanı Murat Çalık ağır tip LÖSEMİ HASTASIDIR.
Acilen cezaevinden çıkarılmasını tıbben tavsiye ediyorum.
@adalet_bakanlik @drmemisoglu
Dosyasını inceledim . AML M2 tipi ağır Lösemi + Lenfoma hastası .
Tekrarlayabilir .
1 saat bile➡️
İran sinemasına ilgi duymam, İranlı birkaç müzisyeni takip etmem derken, İran tarihi bende hep merak uyandırmıştır. İbretlik bir ülke İran. Meraklısı okusun:
✅ Binlerce yıllık kadim, güçlü bir medeniyetin bugün kırılgan, yalnız, kolay hedef haline gelmesi… Düşman ülkelerin casusluk faaliyetleri, suikastları, saldırıları karşısında savunmasız kalması içten çürüyen bir devletin hikayesidir.
✅ 1979 Devrimi’nden sonra inşa edilen teokratik yapı, ilk iş olarak sanatçıları, düşünürleri, eleştirmenleri, muhalifleri susturdu, hapislere attı, idam etti.
✅ Üniversiteler, ideolojik denetim altına alındı. Bağımsız bilim kurumları olmaktan çıkarılarak, rejimin siyasal ve dini kontrolü altındaki yapılara dönüştürüldü.
✅ Basın, tek sesli hale getirildi. Muhalif, eleştiren, gerçekleri yazan basın yok edildi. Sadece onaylayan, rejimin propogandasını yapan, yalanlarını yayan bir medya oluşturuldu.
✅ Devlet, halkın ne düşündüğünü, ne hissettiğini, eğitim, sağlık, ekonomik vb. sorunlarını duymaz oldu. Gerçeklik algısını kaybetti. En büyük körlük, içeriden geldi...
✅ İran’ın bürokratik yapısı, yaptırımların, baskıların, yasakların gölgesinde; yolsuzlukla, çıkar ilişkileriyle, liyakatsızlıkla, rüşvetle içten içe çürüdü. Bürokratlar, politikacılar ve bazı güvenlik yetkilileri, kritik pozisyondaki görevliler parayla satın alınabilir hale geldi.
✅ Rüşvetle, parayla elde edilen bilgilerle üst düzey askeri görevlilerin bile adresleri, kaldığı odaya kadar tespit edilip düşman ülkelerce yok edildi. Düşman ülkeler nükleer tesislere, askeri üslere yine satılık bürokratlardan elde edilen bilgilerle sızabildi.
Siber saldırılarla devletin dijital altyapısı felç edilebilir duruma geldi.
✅ İran halkı, teokratik rejimle kutuplaştırıldı. İnananlar ve hainler diye karpuz gibi baskıcı rejim eliyle halk ikiye bölündü. .
Kadınlar, gençler, lgbt bireyler, Bahailer, muhalifler, aydınlar, en ufak farklı ses çıkaranlar, azınlık gruplar vs. toplumdan dışlandı. Sosyal uyum yerine, ideolojik disiplin, baskı dayatıldı.
Yalnızlaştırılmış halk grupları, artık devleti savunma refleksi gösteremez oldu. Çünkü bu devlet onların değil, baskıcı bir grubundu artık. Toplumsal bütünlük dağılınca, ülke dış tehditlere karşı kolektif savunma üretemedi. Bir ülkenin savunması orduyla değil, halkın içindeki aidiyet hissiyle başlar oysa…
✅Bir toplum, sadece tankla değil, türküyle de ayakta kalır.
Bir milletin morali, sadece ekonomik göstergelerle değil, sokaktaki gülüşün serbest olup olmadığıyla da ölçülür.
İran’da sanat, mizah, sokak tiyatrosu, sokak müziği bastırıldı… Mizah, eğlence programları, üniversite festivalleri vs kaldırılarak toplumun direnci kırıldı. Toplumun morali hep düşük tutuldu. Halk moralsizlikten, toplumsal depresyondan ülkenin hayati konularını düşünemeyecek hale getirildi. Bugün düşmanı olan ülkelere kolay yem olan İran; sadece uçaksızlıkla değil, şiirsizlik, mizahsızlıkla da kaybetti…
✅ Evet, İran saldırıya uğruyor. Evet, ambargolar uygulanıyor... Ama İran en çok; kendi içindeki basiretsizlik, liyakatsızlık, yolsuzluk, rüşvet, rejimin kendi zenginlerini üretmesi, kibir, tahammülsüzlük, kutuplaşma ve yozlaşmayla zayıfladı. Kendini, gerçekleri, halkın sahici sorunlarını duymayı bıraktığı gün, düşmanlarının sesine açık hale geldi.
‼️Bugün İran’da yaşananlar, sadece İran’a değil, tüm dünyaya derstir. Bir ülkenin kalbine baskı, sansür, yasaklar yerleşirse, geleceğini casuslar, düşmanları yönetir. Bir toplum fikirden, farklılıklardan korkarsa, istihbaratla uyutulur.
Ve bir millet şiirini, mizahını, eğlencesini, sanatını kaybederse başına bombalar yağar…
‼️ İran’ın kurtuluşu, daha fazla baskıyla değil, özgürlüklerin genişletilmesiyle mümkün. Tarih göstermiştir ki, halkını susturan rejimler, eninde sonunda ya devrilir ya da dış müdahalelere açık hale gelir.
İran’ın yeniden doğuşu, ancak kendi halkına güvenmesiyle başlar.
Baskıcı rejim; 1979 öncesi İran’dan bir fotoğraf👇
-Hasta fazla geldi, ücretten kes,
-Hasta altı aydan fazla sürede asmye gelmedi, ücret kes
-Gebelik takibinde çağrılan hasta gelmedi, ücret kes
Sonuç: Bugün alınan maaş Aralık ayında alınan maaştan 12 bin lira daha düşük.
@SaHaDernegi@drmemisoglu#HastaGelmediCezaGeldi
Utanç verici..
Bebeklerin hamilelerin hekimlerin sağlıkçıların öldürüldüğü bir soykırımda ..
Açlıkla hastalıkla kırılan bir soy..
Açık deklarasyonu olan bir katil
Utanç duyuyorum
1.000.000 liralık sıfır aracı, vergileri ile 2.500.000 liraya aldık.
2.500.000 lirayı kazanmak için de 1.600.000 lira gelir vergisi verdik.
4.100.000 lira kazanıp 1.000.000 liralık otomobil aldık.
Vergi oranı: %310
Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir düzen yok...