Yapay zeka tarafından derlenmiştir
Osmanlı İmparatorluğu’nda 15. ve 16. yüzyıllarda ortaya çıkan "Para Vakıfları" (Nukûd Vakıfları), İslam hukuk tarihi ve dünya iktisat tarihi açısından en büyük, en hararetli teorik tartışmalardan birine sahne olmuştur.
Bu tartışma öyle büyüktür ki, dönemin en üst düzey din alimleri, sadrazamları ve hatta padişahları karşı karşıya gelmiş; konu adeta bir devlet krizine dönüşmüştür.
Tartışmanın Özü: Nakit Para Vakfedilebilir mi? Faiz mi, Değil mi?Klasik İslam hukukuna göre bir şeyin vakfedilebilmesi için onun kalıcı olması (gayrimenkul gibi ev, arsa, dükkan) ve kullanıldıkça tükenmemesi gerekirdi.
Para ise harcandığında tükenen bir nesneydi.Para vakıfları ise şöyle çalışıyordu: Zengin bir kişi devlete ya da kuruma nakit para bağışlıyor; vakıf yönetimi bu parayı ihtiyacı olan esnafa veya tüccara "muamele-i şer'iyye" adı verilen kılıflarla (belirli bir kâr payı/işletme oranıyla, genellikle %10-15 civarı) borç veriyordu. Yıl sonunda toplanan bu kârlar, fakirlere yemek dağıtmak, cami ve okul giderlerini karşılamak için kullanılıyordu.
İşte kıyamet tam bu noktada koptu: "Bu yapılan şey açıkça faiz (riba) midir, yoksa helal bir ticaret ve hayır yolu mudur?"
Devlerin Savaşı: Çivizâde - Ebussuud Efendi ÇatışmasıTartışmanın iki ana aktörü vardı ve ikisi de Osmanlı tarihinin en güçlü şeyhülislamlarındandı:1. Çivizâde Muhyiddin Efendi (Muhafazakar Cephe)1539'da Şeyhülislam olan Çivizâde, bu sisteme şiddetle karşı çıktı.
Argümanı: Paranın nakit olarak vakfedilmesi hukuken geçersizdir. Bu vakıfların uyguladığı işlemler doğrudan faizdir (riba). İslam'ın kesin olarak yasakladığı faiz yoluyla hayır işlenemez.
Sonucu: Kanuni Sultan Süleyman'ı ikna ederek 1545 yılında para vakıflarını tamamen yasaklattı.
Bu yasak Osmanlı ekonomisinde büyük bir şok yarattı; piyasada nakit para kurudu, esnaf borç bulamaz oldu ve faiz oranları karaborsada %50'lere fırladı.
2. Ebussuud Efendi (Pragmatik / Çözümcü Cephe)Çivizâde’den sonra Şeyhülislamlık makamına gelen Ebussuud Efendi, ekonominin çökmek üzere olduğunu görerek bu karara savaş açtı.
Argümanı: Hukuk, toplumun ihtiyaçlarına kör olamaz. Bu vakıflar sayesinde camiler, hastaneler ve okullar ayakta kalmaktadır. Eğer bunları kapatırsak kamu yararı (maslahat) zarar görür. "Örf", hukukun önüne geçebilir; halk bu sistemi benimsemiştir.
Yapılan işlem doğrudan faiz değil, meşru bir kâr ortaklığıdır.
Sonucu: Ebussuud Efendi uzun hukuki mücadeleler ve yazdığı devasa risaleler (kitapçıklar) sayesinde padişahı ikna etti. 1548 yılında para vakıfları yeniden serbest bırakıldı ve hukuki bir zemine oturtuldu.
Bu Tartışmanın Dünya Tarihindeki ÖnemiOsmanlı'daki bu para vakıfları tartışması, aslında Batı dünyasında neredeyse aynı dönemde (16. yüzyıl) Katolik Kilisesi ve Protestanlar (özellikle Calvin) arasında yaşanan "Hristiyanlıkta faiz ve bankacılık meşru mudur?" tartışmasıyla birebir paralellik gösterir.
Ebussuud Efendi’nin vizyonu sayesinde Osmanlı, Batı kapitalizminin kurumsallaşmasından çok önce, sivil toplum eliyle işleyen kendine has bir "yarı-bankacılık" ve mikro-kredi sistemi geliştirmiş ve bunu dini/hukuki bir meşruiyete oturtmayı başarmıştır.
Bu vakıflar, 19. yüzyılda modern bankaların (örneğin Memleket Sandıkları ve sonrasında Ziraat Bankası) kurulmasına giden yolu açmıştır.
İspanya göç krizini çok iyi yönetti ve aynı gün kaçak göçmenlerin tamamına yakınını geri gönderdi.
İspanya Ulaştırma Bakanı, olayların arkasında İsrail olduğunu söyleyen ilk hükümet görevlisi oldu.
İsrail bu hamleyi kaybetti.
Onurlu Pedro Sanchez’i yiyemediler. 🇪🇸
Katil israil'e karşı birleşemeyen Müslüman (!) ülkeler, canı pahasına Gazze'yi savunan Yemen'e karşı abd uşağı Suudi Arabistan'a destek için birleşmişler.
Riyakar bir toplumuz ,
Ahlaksiz denen icerikleri,dizileri,programlari izlemesek bir daha yayinlanmaz
3 katina satilan araba,telefonlari 1 yil almasak o fiyatlar iner
Yanan ormana yapilan otele gitmesek bir daha orada otel yapilmaz
Ama nerde...
💥Türkiye Duysun...
Sağlık Bakanlığı, Kanser ve Diğer Hastalıkları Tedavi Eden Alternatif İlaç ve Doğal Takviyeleri Engellemeye Hazırlanıyor!
Bizim de sık sık dile getirdiğimiz gibi Kanser ve diğer hastalıkların İvermektin, Çinko, Karahindiba kökü özü ve yüksek doz C Vitamini ile tedavi edildiğine dair Hakemli Tıp Dergilerinde yayımlanan bilimsel çalışmaların artmasından sonra Sağlık Bakanlığı kurullarında çok sinsi bir iç sabotaj tezgâhı patlak verdi! Küresel ilaç kartelleri tarafından fonlanan içerideki aşı ve ilaç klikleri, bu hakemli bilimsel çalışmaları sümen altı etmek adına alelacele harekete geçti!
Koruyucu tıp tescil süreçlerini "Bilimsel Yetersizlik" bahanesiyle süresiz dondurmayı hedefleyen gizli bir genelge taslağı sinsice kurulların önüne kondu! Bakanlık artan alternatif tedavi şekillerinden sonra doğrudan bu sinsi tedbire başvurdu! Millî sağlık güvenliğimizi içeriden baltalamaya yeltenen bu sinsi ablukayı deşifre ediyoruz!
Gerçekleri şuurlu halkımızın bilgisine sunuyorum!
Kaynak; @YasinAslanTrk1
Basın mensupları üzerindeki baskı artık katlanılmaz bir hal aldı. Ulusal medya mensuplarının mağduriyetleri göz önünde yaşanıyor, destekler onlara motivasyon sağlıyor ve nerede ise soruşturmaların her ayrıntısını kamuoyu takip ediyor. Ancak yerel medya mensuplarının mağduriyetlerini kimse görmüyor. Üstelik nerede ise hiçbir maddi kazançları olmadan, her türlü fedakârlığı yaparak kamunun menfaatine gecelerini gündüzlerine katıyorlar. Nerede ise basının görünmez savaşçıları gibiler.
Çukurova İnternet Gazetecileri Başkanı Azmi Ertan siyasi bir yönü de olmayan ve basında yer alan çocuğa cinsel istismar ile ilgili bir haberi kendisi de kullandığı için 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Üstelik gazetecilerin mesleklerinin cilvesi diyelim devamlı mahkeme önünde kendilerini buldukları için aldıkları cezalar bir sonraki yargılamada Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması gibi haklardan istifadelerine de engel oluyor. Azmi Ertan’ın durum da aynen bu şekilde. Üstelik kendisinin hapiste kalmasına engel olacak raporlarla ortaya konulan rahatsızlıkları mevcut.
Azmi Ertan’ın hapse girmesi muhalif basın özgürlüğünün kalmadığı bir ortamda yerel basını da bitirmenin adımlarından biri olacaktır. İnfazın durdurulması ve yargılamanın yenilenmesi gerekmektedir.
https://t.co/cn5ViJAUXl
Ali Babacan’dan itiraflar:
“Yanlışlarımız oldu, gaz ve elektrik dağıtım şirketlerini özelleştirdik.
Sonra tekelleşme oldu, ellerindeki gücü iyi kullanmadılar, vatandaşlar mağdur oldu.
Doğru bir şey yapmadık, devlette kalsaydı daha iyi olurdu.”
Şu üç şeye yatırım yap:
Fiziki altın
İmarsız tarla
Yaptığın iş
Bunları öğren:
Hangi bitki ne işe yarar
Temiz su nasıl elde edilir
Organik ata tohumları biriktir
İlk ders:
En zor şarlarda hayatta kalma tekniklerini öğren.
High anger within European countries after the Mossad's admission of its operations in Spain.
Israelis admits that the migration of 50,000 people from Morocco to Spain was planned by the Mossad and Israel