TEE 160 YIL ÖNCEYDİ...
Ruslarla kapışmak üzereydik, savaşın eli kulağındaydı.
Tüfek lazımdı.
Padişahımız efendimiz zat-ı şahane hazretleri “tez haber edin, Bulak bey huzuruma gelsin” dedi.
Bulak bey, Washington büyükelçimizdi.
Asıl ismi, Edward Blacque'tı.
Fransızdı, eşi Amerikalıydı.
Gavur'dan huylanan sayın ahalimiz “bu ne biçim müslüman” demesin diye, “Edward bey” dememişler, kulağa hoş gelsin diye “Bulak bey” şeklinde tercüme etmişlerdi.
Doğma büyüme Edward'ı, sayın ahalimize Bulak bey diye kakalamışlardı.
2022 PISA sonuçları açıklandı, öğrencilerimiz matematik, fen ve okuma anlamada dökülüyor… Ama asıl hazin olan şu, her 5 çocuğumuzdan 1’i ailesinin bütçesi yetmediği için haftada en az 1 defa öğün atladığını söylüyor
Kredi kartımı bulamıyorum. Çalıntı olmadığı için çalıntı kısmından işlem yapamıyorum. Hiçbir müşteri temsilcisine ulaşamıyorum. Sistem kart numarami istiyor. Kart olmayınca namümkün. Şube telefon bankacılığına pasliyor. Tüm gün bununla uğraşıp sonuç elde edemedim. @DenizBank
Hayatları tiyatro algı… Şu sağlık bakanını Türkiye’de Devlet hastanelerinde Türk hastalara böyle şefkat ilgi gösterirken gören var mı? Ya Deprem sonrası felaket yaşanırken neredeydiniz?
Atatürk'ün açtığı fabrikalar.
Kolay mı hem Osmanlı'nın borcunu ödeyip hem yurdun dört bir yanına fabrikalar kurmak?
➡️1-Ankara Fişek Fabrikası (1924)
➡️2-Gölcük Tersanesi (1924)
➡️3- Şakir Zümre Fabrikası (1925)
➡️4-Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)
➡️5-Alpullu Şeker Fabrikası (1926)
➡️7-Uşak Şeker Fabrikası(1926)
➡️8-Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)
➡️9-Bünyan Dokuma Fabrikası (1927)
➡️10-Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927)
➡️11-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1928)
➡️12- Ankara Çimento Fabrikası (1928)
➡️13-Ankara Havagazı Fabrikası (1929)
➡️14-İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası (1929)
➡️15-Kayaş Kapsül Fabrikası (1930)
➡️16-Kayseri Uçak Fabrikası
➡️17-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1931- Genişletildi)
➡️18-Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)
➡️19-Turhal Şeker Fabrikaları (1934)
➡️20-Konya Ereğli Bez Fabrikası(1934)
➡️21-Bakırköy Bez Fabrikası (1934)
➡️22-Bursa Süt Fabrikası (1934)
➡️23-İzmit Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1934 Temel Atma)
➡️24-Zonguldak Antrasit Fabrikası (1934 Temel Atma)
➡️25-Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934)
➡️26-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934)
➡️27-Isparta Gülyağı Fabrikası (1934)
➡️28-Ankara, Konya, Eskişehir ve Sivas Buğday Siloları (1934)
➡️29-Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1935 - Tamamlandı)
➡️30-Kayseri Bez Fabrikası (1934 Temel Atma)
➡️31-Nazilli Basma Fabrikası (1935- Temel Atma)
➡️32-Bursa Merinos Fabrikası (1935 Temel Atma)
➡️33-Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935 Temel Atma)
➡️34-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)
➡️35- Ankara Çubuk Barajı (1936)
➡️36-Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935)
➡️37-Barut, Tüfek Ve Top Fabrikası (1936)
➡️38-Kırıkkale Çelik Fabrikası
➡️39-Malatya Sigara Fabrikası (1936)
➡️40-Bitlis Sigara Fabrikası (1936)
➡️41-Malatya Bez Fabrikası (1937 Temel Atma)
➡️42-İzmit Kağıt Ve Karton Fabrikası (1934- Temel Atma)
➡️43-Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937- Temel Atma)
➡️44-Divriği Demir Ocakları (1938)
➡️45-İzmir Klor Fabrikası (1938- Temel Atma)
➡️46-Sivas Çimento Fabrikası (1938-Temel Atma)
Bir aydır Dilan Polat konuşuyoruz, 250 milyon lira karaparayı akladığı söyleniyor… Arda Turan’ın tek kalemde koyduğu kayıtdışı para 400 milyon lira! Fatih Terim fonu’na yatırılan para 1.2 milyar lira! Dilan Polat bu kadronun yedek kulübesinde bile oturamaz
Üç kişilik ailenin bir aylık damacana su harcaması 800 lirayı buluyor.
İSKİ'ye soru:
Musluklardan içilecek su akmadığı için çoğu yabancı su şirketlerine kaç milyar lira kazandırılıyor?
Londra, Paris, Newyork dahil metropollerde nasıl oluyor da musluktan iyi su akması sağlanıyor?
OKUDUM, ÜZÜLDÜM, UTANDIM
Bir ülke bir millet nasıl cemaatleşir ve köleleşir?!.
Yıl 1936…
Denizli’nin Acıpayam İlçesi’nde görevli bir grup öğretmen havanın güzelliğinden faydalanıp pikniğe gittiler…
Şahane doğanın kucağında eğlenirlerken keçilerini otlatan küçük bir çobanla karşılaştılar; yanlarına davet edip çay ikram ettiler, ismini sordular.
Küçük çoban ürkek bir sesle yanıt verdi:
– Hüseyin…
Öğretmenlerden biri yanındaki gazeteyi uzatıp “Okuma yazma biliyor musun, bunu okuyabilir misin?” diye sordu.
O tarihlerde okuma yazma bilenlerin sayısı o kadar azdı ki, okuma öğrenenlerin diplomaları bizzat valiler tarafından imzalanmaktaydı!..
Küçük Hüseyin okuma bilmediği için gazeteyi almayı kabul etmeyince öğretmen bu kez yaşını ve neden okula gitmediğini sordu..
Yanıt hazindi:
– Yaşım 12…
3 yaşında annemi, geçen yıl da babamı kaybettim!..
Talihsiz çocuğun aslında çok zeki olduğunu fark eden öğretmenler mutlaka okumasını tembihlediler…
Hüseyin, öğretmenlerin verdiği desteğin yarattığı heyecanla Denizli’de parasız yatılı okuluna kaydoldu..
Bir süre sonra katıldığı bir matematik yarışmasında Hüseyin’e bir kitap armağan edildi.
O gece kitabı okuyup bitirdi ve ertesi gün Fen Bilgisi öğretmenine giderek şöyle dedi:
– Bu kitapta eksiklik var!..
Öğretmen çok şaşırdı.
Çünkü Hüseyin’in “eksiklik var” dediği kitap Görecelik Teorisini anlatıyordu!..
Hüseyin bu teorinin önemli bir parçasının kitapta bulunmadığını fark etmişti!..
Fen öğretmeni konuyu İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki hocası fizik profesörü Nusret Kürkçüoğlu’na mektupla bildirdi ve şu yanıtı aldı:
– Hüseyin liseyi bitirince yanıma gelsin!..
Albert Einstein’e uzanan yol!..
Hüseyin aynen öyle yaptı…
İTÜ Elektrik Mühendisliği’nde okumaya başladı…
Ancak yaptığı çalışmaları, ürettiği projeleri hocaları dahi anlayamıyordu.
O hocalardan biri “Bu çalışmaları ancak Amerika Boston’daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) görevli Prof. Dr. Morse bilir” deyip, mektupla ona gönderdi.
Gelen yanıt müthişti:
– Hüseyin’in bu yaptığını 5 yıl önce bir grup akademisyen buldu, ama bunu Hüseyin’in tek başına bulması olağanüstü bir şey...
Biz masraflarını karşılayacağız. Amerika’ya gelsin!..”
Hüseyin 1952 yılında yüksek elektrik mühendisi diplomasıyla İTÜ’den mezun oldu.
Bir gazetenin yaptığı kampanya ile toplanan parayla ABD’ye giden bir gemiye bindirildi.
Uzun bir yolculuktan sonra MIT’de Prof. Morse’un karşısına geçti.
Morse, Hüseyin’in tez hocası olacaktı ancak genç adamın İngilizcesi yetersizdi, profesörün söylediklerini tam olarak anlayamıyordu.
Onun da yolunu buldu, hocasına dönüp şöyle dedi:
– Write on the blackboard / Tahtaya yazın!.
Hocasının tahtaya yazdığı tez konusunu defterine geçirdi ve üniversiteden ayrıldı.
MIT’de tez konuları genellikle 5 ile 9 yıl gibi bir sürede bitirilebiliyordu, ancak Hüseyin 3 ay sonra Morse’un karşısındaydı!..
Profesör, büyük bir şaşkınlıkla incelediği tezin mükemmel olduğuna karar verdi ancak MIT’de hemen diploma verilemiyordu.
Hüseyin başka dersler aldı ve 2 yıl sonra doktorasını alarak bu kez Princeton Üniversitesi’ne başvurdu ve orada dahi fizikçi Albert Einstein’ın öğrencisi oldu!..
Birkaç yıl sonra Boston’a dönüp, icatları destekleyen bir firmada çalışmaya başladı.
İlk büyük buluşunu 1960’ların başında yaptı.
– Sesle kumanda edilen bilgisayar!..
Cumhuriyetin erdemi!
Daha inanılmazı da var:
– Hüseyin, 1958 yılında çalışmalarını yakından izlediği Einstein’ın kendisi kadar ünlü “Fonksiyon Teorisi”nde eksiklikler tespit etti ve bunu bir mektupla kendisine de bildirdi, iyi mi!..
Ancak mektup ulaşmadan Einstein öldü!..
Hüseyin bu eksikliği ünlü bir bilim dergisinde yayımlayınca adeta kıyamet koptu.
Bilim dünyası ikiye bölündü!.
Ve Einstein’in kuramına karşı Hüseyin’in “Kütle Çekim Kuramı” da literatüre girdi!..
Bugün dünyada çok yaygın olarak kullanılan “Siri”, “Google”, “Now”, “Cortana” gibi sesli komut sisteminin mucidi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 27 ocak 2013’te yaşamını yitirdi…
Suriye’den Karkamış Gümrük Kapısı’na gelen bir tırın kasasında yüzlerce Kaleşnikof tüfek yakalandı.
Silah dolu ve yakalanmadan geçen tırlar da var!
Sınırlar, aralarında IŞİD'li teröristlerin de olduğu ve “Ümmet” diye alınanların, vatandaşlık borsasını ayakta tutsun diye geçişine göz yumulan kaçakların eline verilen ve verilecek silahların namlusu Türk halkına doğrultulduğunda mı korunacak?
https://t.co/QOF0RIQb74
"Mesleğim" hekimlik. Tabi ki para kazanmak için yapıyorum. Hobi olarak mı her sabah 7'de mesaiye başlıyorum, gece nöbet tutuyorum? Para kazanmak için çalışmaktan utanmamız bekleniyor bir de. Çok ilginç gerçekten. #hekimlerdenözürdile
Lütfen Atatürk’e hakaret etmeyin. İnanın okuyunca çok üzülüyorum, yüreğimden bir parça kopuyor.
Lütfen bu memlekette ayrışmadan yaşayalım. Lütfen tek hedefe, BAŞARIYA, Huzura, odaklanalım. Lütfen.
Atatürk bu ülkenin kurucu lideri. Onu gönülden seven milyonlar var. Lütfen kalpleri kırmayın. Lütfen
Bir tek Türkiye var. Başka ülkemiz yok. Daha gidecek çok yolumuz var. Lütfen Türk-Kürt-Arap-Çerkes-Alevi-Sünni-Sağ-Sol herkes birleşin…
📌 Ersan Şen, Kahramanmaraş’ta, 6 Şubat’ta meydana gelen ilk depremde yıkılan 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı‘nda yıkımdan sorumlu oldukları iddia edilen iş yeri sahipleri Mustafa Pekel ve Sami Kervancıoğlu’nun avukatı oldu.
Nebi Hatipoğlu, seçim öncesi gazetecilerin “İktidar olursa AK Parti’ye geçer misiniz?” sorusuna şu yanıtı veriyor:
“Tabi ki geçmem. Ne işim var. İki tip siyasetçi var: İş olarak, hizmet olarak yapanlar. Biz siyaseti hizmet olarak yapacağız.”
Nebioğlu, yarın AK Parti’ye geçiyor.