kadın hakları savunucusu, TİP’li/ anne, aktivist, Annelik Ömür Boyu Kitabı Yazarı / çevreci, Gazeteci / Araştırmacı / Yazar / Hatice Özbay resmi twitter adresi
@kadinvardiyasi "Ben müziğe başladığım yıllarda 8 Mart kutlamalarında kutlama mesajlarını erkekler okurdu. Yıllar içinde çok güzel bir değişim oldu. Kadınlar kendi hakları için mücadelenin araçlarını ellerine geçirdiler. https://t.co/kyGg3u8Vvf
"Ben müziğe başladığım yıllarda 8 Mart kutlamalarında kutlama mesajlarını erkekler okurdu. Yıllar içinde çok güzel bir değişim oldu. Kadınlar kendi hakları için mücadelenin araçlarını ellerine geçirdiler. Ve zaten bugün toplumda yaşadığımız noktaya da kadınların mücadele azmiyle geldik."
Hatice Özbay'ın İlkay Akkaya ile yaptığı söyleşiyi okumak veya dinlemek için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
https://t.co/vqP6WETzvA
TİP Ankara başkanı Fırat Çoban bu konuşmasının ardından NATO apoletli polisler tarafından gözaltına alındı!
Herkes elini vicdanına koyup söylesin, bir tane yanlış sözü var mı?
Biraz önce Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde Deniz Göktaş'ı ve meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan'ı gördüm. Her ikisinin de moralleri, keyifleri son derece iyi ve herkese çok selamları var. Deniz'e söylemek istediğin bir şey var mı diye sordum. Dedi ki "Keyfim çok yerinde, tahmin ettiğimden de iyiyim. Dünya Kupası'nı izliyorum. Burada en büyük problemim turnavanın az gollü geçmesi." Sordum, Arjantin'i destekliyormuş. Bu arada yeni bir podcast yazmaya başlamış bile.
Deniz'e mektup yazmak isteyenler için adresi:
Hatip mah. Mimar Sinan cad.
Karatepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü
Yüksek Güvenlikli Cezaevi
D Blok No:31
Çorlu / Tekirdağ.
Online mektup göndermek isteyenler https://t.co/pSka5w1Sn6 adresine göz atsınlar.
#DenizGöktaşYalnızDeğildir
#DenizGöktaşOnurumuzdur
Sivas’ta 33 aydınımızı yAKanlarla, katilleri AKlayanların işbirliğini teşhir ettiğimiz eylemdeyken sevgili kardeşim Deniz Göktaş’ın “insanları güldürme ve düşündürme suçu” işlediği gerekçesiyle gözaltına alındığını öğrendim. İlk andan itibaren Deniz’in durumunu avukatlarımızla ve parti örgütümüzle takip ediyoruz, ona zulmedenler Deniz’in bir saniye bile yalnız kalmayacağından emin olsun.
Düşünce, sanat, doğa, alın teri, mizah… Saray’ın elinden kurtarıp özgürlüğüne kavuşturacağımız çok şey var!
DENİZ GÖKTAŞ’IN TUTUKLU OLDUĞU ÜLKEDE SERBEST BIRAKILANLAR — Hafızalarımızı birlikte tazeleyelim.
Deniz Göktaş’ın yanındayız! İfade özgürlüğü doğası gereği rahatsız edicidir; onay ihtiyacı yoktur.
1 — 6 yaşındaki kızının ist*smar edilmesine olanak sağlayan mahlukat Yusuf Ziya Gümüşel SERBEST!
"Hakaret yok, hiciv var, bir imam olarak yanındayım Deniz kardeşim"
EMEP milletvekili İskender Bayhan, 2023 yılında cami cemaatini Erdoğan'ın mitingine götürmeyi reddettiği için sürgün edilen imam Yusuf Kılıç'ın komedyen Deniz Göktaş'a mesajını paylaştı
https://t.co/gWRICUUHvq
Deniz Göktaş tamamen hukuka aykırı ve keyfi suçlamalarla tutuklandı.
Gerçekleri söylemekten de birbirimizden cesaret almaktan da vazgeçmeyeceğiz! Deniz’e özgürlük!
#İBBDavası'nda 59. Gün
"Bilseler benim meslek büyüğüm olan Soner Yalçın'a, Ruşen Çakır'a, Şaban Sevinç'e, Yavuz Oğhan'a talimat verip iş yaptıramayacağımı öğrenirlerdi.
🔺️Ayrıca onların benim kulağımı çekme, bana fırça atma, bana talimat verme hakları olduğunu da bilirlerdi."
🔴 MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı #MuratOngun beyanda bulunuyor.
🔴 "Sayın Başkan, benim savunmamın şifresi şüphe.
Şüphe sadece savcılarımızın mesleki çıkası değil, asıl gazetecilerin mesleki çıkasıdır. Yani benim öz mesleğimin.
Burada CV'mi de anlatmayacağım.
Çünkü herhalde Ekrem Başkan'dan sonra hayatı en çok didik didik edilen, yaptığı her işe fener tutulan birisi benim. Tanıyanların tanıması yeterli.
27 Mart 1996'da stajyer muhabir olarak Ankara'da başladığım mesleğimde, adına merkez medya dediğimiz büyük kurumlarda muhabirlikten yöneticiliğe kadar görev aldım. O yüzden medyada çevrem çok geniştir.
Bugünkü ayrı mahalle gibi görünen medyanın her iki mahallesinde de çok sayıda tanıdığım, sevdiğim dostum gazeteci var. Hepsi kendini kabul ettirmiş insanlar.
Benden çok daha genç, çok daha başarılı olan genç gazeteci kardeşlerimle de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki görevim sırasında tanıştım.
Diyebilirim ki medyada iki yeni topluluğum vardır.
🔴 İddianamede öyle bir madde var Başkanım. Benim ta Ankara'dan tanıdığım gazeteci abilerim de var. Güya benim talimatımla altı ay boyunca yayınlar yapmışlar. Üstelik utanarak söylüyorum, benden para alarak.
Bizim mesleği bilmiyor bu iddianameyi yazanlar. Belli ki havuz medyasındaki balıkları gazeteci sanıyorlar.
🔺️Bilseler benim meslek büyüğüm olan Soner Yalçın'a, Ruşen Çakır'a, Şaban Sevinç'e, Yavuz Oğhan'a talimat verip iş yaptıramayacağımı öğrenirlerdi.
🔺️Ayrıca onların benim kulağımı çekme, bana fırça atma, bana talimat verme hakları olduğunu da bilirlerdi.
🔺️Hele ki onlara para karşılığı haber yaptırmayı teklif etsem önce sinkaflı küfür ederler, ardından beni yanlarından kovarlar.
Öfkeleri geçince de Ekrem İmamoğlu'na karşı haber yaparlar. Haklı olurlar.
🔺️Sayın Başkan, mesleki hiyerarşide onların benim gazeteci hâlim olması, biraz evvel anlattığım gibi, onlara bana karşı her hakkı verir.
Ben onlara talimat vermem. Onlar bana verir.
🔺️Bizim gazetecilikte değiştirilmesi kamu... Biz öyle yetiştik. Bizim gazeteciliğimizde kaynak ne kadar önemlidir, konumun ne olursa olsun.
O yüzden derim ki iddianame ilmi delil değil.
🔺️Benim Barbaros Bulvarı'ndaki on farklı elektrik direğinin altında düzenli olarak bizlerle buluşmalar yapmama gerek yok.
Oğan'la arkadaşız. Ocak başı seviyorum. İstanbul ocak başı dolu.
İki gazeteci buluşacaksa veya bir basın danışmanı ile bir gazeteci buluşacaksa, otururuz bir mekânda, kendi karakterimiz içerisinde her şeyimizi konuşuruz. Daha önce yaptık, yine yapacağız.
🔺️Şüphe gibi bizi hakikate ulaştıracak bir diğer kavram doğru sorulardır Sayın Başkan.
Doğru soru, yanıttan daha önemlidir.
Bu iddianamede güya anlamlılıklar var.
Onların yanıt diye iftiraya sarıldığını ancak doğru soruyu sorarak anlıyoruz.
Sizlere de kanıtlayacağım.
Şüphe artı doğru soru, şüphe artı doğru sorular ekseninde iddianameyi okudum."
Yalnızca Deniz Göktaş’a değil, aynı zamanda ifade özgürlüğüne ve politik mizaha karşı açılan bu hukuksuz soruşturmayı kabul etmiyoruz. Bütün yurttaşları kültür ve sanat alanındaki baskılara, sansüre ve yıldırma politikalarına karşı dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz.
📢Genel Başkanımız Erkan Baş, Devrimci Gençlik Dernekleri'nden arkadaşlarımızın NATO zirvesi öncesi gözaltı ve tutuklamalara karşı yaptığı basın açıklamasından konuştu:
"Suç dedikleri şey ne biliyor musunuz, Epstein belgelerinde adı geçen ahlaksızların, namussuzların, şerefsizlerin bu ülkede ellerini kollarını sallayarak gezmesine hayır demek!"
16 yoldaşımız, “Çocukların canı otel salonlarında pazarlık malzemesi haline getirilemez!” dedikleri için tutuklanmıştı. Bugün yoldaşlarımızın yargılanması devam ediyor.
Mücadelemizden tek adım geri atmıyoruz. Bu ülkede çocuklar ölmesin diyenlerin kazanabileceğinin, çocukların kazanabileceğinin kanıtı biz olacağız!
MESEM’li kardeşlerinin canı üzerine pazarlık yapılan salonları bastıkları gerekçesiyle tutuklanan gençler yargılanıyor.
İstanbul İl Gençlik Sekreterimiz Burak Siperli'nin savunması:
"Çünkü biz çocukların yaşamından, emekçilerin alın terinden ve memleketin haysiyetinden yana durduk."
MESEM'li kardeşlerinin sesini duyurmak için mücadele eden gençler, aylar önce hukuksuzca tutsak edilmişti. O 16 genç, bugün yargılanıyor.
Öğrenci Komitesi Üyemiz Atakan Özsan'ın Savunması:
"Bizim mücadelemiz, çocukları işçi yapanların, onları atölyelerde ölüme gönderenlerin karşısında her bir çocuğun hayal kurabilme hakkının mücadelesidir."
MESEM’li kardeşleri için pazarlık masalarını deviren 16 yoldaşımızın duruşması 6 Kasım’a ertelenirken, haklarındaki adli kontrol ve yurtdışına çıkış yasağı kararının devamına karar verildi.
Patronların bakanı Yusuf Tekin’e karşı MESEM’li çocukların ablaları ve abileri, onların hayal kurabilme hakkını savunmak için burada! Yargılamalarınız da tutuklamalarınız da bize vız gelir!
Bu ülkede MESEM’lerde katledilen çocukların onlar için ses çıkaracak abileri ve ablaları var, devrimciler var dedikleri için tutuklanan 16 yoldaşımız yargılanıyor.
Parti Meclisi ve Öğrenci Komitesi Üyemiz Merve Akyel’in savunması:
“Bu çocuklar birer sayı, bakanlık açıklamalarında üzeri örtülecek birer münferit olay hiç değil. Her birinin bir adı, bir yüzü, bir hayali ve bekleyen bir ailesi vardı. Biz, bunun yüküyle sessizce evimizde oturup sıranın başka çocuklara gelmesini bekleyemeyiz.”