Ricamdır Duyurmanız 🙏
Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde kan kanseri tedavisi gören bir takipçizin kardeşi için #ÇOK#ACİL ( B Rh+) #trombosit#kan ihtiyacı vardır.
NOT: Durumu ciddi
İleti: 0546 220 97 72
TRABZON KIRMIZI ALARM!
Bir hasta için çok çok çok acil 0 Rh- kan ihtiyacı vardır.
Dünya'da zor bulunan bir kan grubu.
Trabzon Kaşüstü Eğitim ve Araştırma Hastanesi
0544 258 14 61
KUR'AN'IN BÜYÜK DEVRİMLERİ
1- Şefaat inancını yıktı.
2- Asabiyeyi/kabileciliği yıktı.
3- Ruhban sınıfını/evliyacılığı yıktı.
4- Rivayet/ata dinini yıktı.
5- Din devletini yıktı.
6- Kalabalıkçılığı yıktı.
7- Kurtarıcılığı yıktı.
8- Kisveciliği, kisvelerle temsil edilen dini yıktı.
9- İnsanların haram koyma yetkisini yıktı.
10- Dinciliği, münzeviciliği, ezberciliği yıktı.
11- Kabirlerdekilerin işiteceği yalanını yıktı.
12- Sevap alıp-vermeciliği yıktı.
13- "Kıyametin zamanını tahmin etmeciliği" yıktı.
14- Evliliği rüşde çıkararak çocuk evliliklerini yıktı.
15- Delilsiz iman anlayışını yıktı.
16- Aklın, düşüncenin, emeğin önündeki engelleri yıktı.
17- Bilmeyenlerin, bilenlere üstünlüğünü yıktı.
18- Gaybdan haber almacılığı, falcılığı, kehanetçiliği yıktı.
19- "İşi bizim gibi inanana verelimciliği" yıktı.
20- Ölülerle istihbarat sağlayan, onlarla irtibata geçen kutsal muhaberat şebekelerini yıktı.
21- "Sadece Kur'an'dan hesaba çekileceksiniz" dedi ve Kur'an'dan gayrı dine kaynaklık eden tüm hadisleri yıktı.
22- Peygamberlerin bedenlerini ve bedenlerinden çıkanı, sulbune ve sulbünden çıkanı ta'zim etme, yüceltme, tapınma dinini yıktı.
23- Peygamberlerin Allah'ın oğulları, ortakları olduğu anlayışını yıktı.
24- Peygamberlerin seçiminde sidiklerinin, sümüklerinin, kanlarının, soylarının, kavimlerinin ölçü alındığı inancını yıktı.
25- İman edenlerin mezhep mezhep bölünmesi gerektiği inancını yıktı.
26- Allah'ı bir zümrenin, bir dinin müntesiplerinin, bir kavmin tekelinde olduğu inancını yıktı. O'nun; herkesin, her varlığın; alemlerin Rabbi olduğunu söyledi.
Fakat gel gör ki: Tüm bunları tekrar dirilttiler ve bunlarla yeni dinler kurdular. Allah'ın yıktıklarını geri getirdiler. Ve utanmadan adına da "İslam" diyorlar.
https://t.co/tgwPdepO3I 'a üye olmayı, https://t.co/e3ng9bQyMo olmayı ihmal etmeyin.
Devletin Dini Adalettir! - Mustafa İSLAMOĞLU
.
Programın tamamını Mustafa İslamoğlu YouTube kanalı üzerinden izleyebilirsiniz.
.
Videonun tamamı için: https://t.co/CmEf3rFZ1X
.
#Allah#kuran#din#felsefe#mustafaislamoğlu
"İşte bunlar Allah'ın yarattıklarıdır. Şimdi gösterin bana, O'ndan başkası ne yaratmış? Hayır, zalimler açık bir sapkınlık içindedirler."
Kur'an 31:11
https://t.co/Nl0u8zIP9C
"KORSAN HUTBE!"
İSLAM NEDİR, NE DEĞİLDİR?
Değerli müminler: Din istismarcılarının, “hilafet” pazarcılarının, “şeriat” toptancılarının geleneğin içinden, İsrailiyat’tan, Hıristiyanlıktan, atalardan, gnostik kültürlerden/dinlerden ithal ettikleri ve çorbaya çevirip, içine de bir tutam “İslam” katarak “İslam Devleti!” diye insanlığın önüne koydukları, bilinçsiz halk kitlelerini inandırdıkları ve aslında İslam’ın muradına tamamen aykırı olan bir yönetim biçimini, bir zorbalığı, bir irade gaspını “İslam’ın emri” diye anlattıklarına şahit oluyoruz.
Müslümanları utandıran, İslam’ı ve onun elçisi Muhammed aleyhisselamı küçük düşürmeye yarayan bu tutuma sessiz kalmamak gerek.
Kıymetli cemaat:
Ben hiçbir kuruma, kuruluşa, diyanete, vakfa, cemaate, muhafazakâr veya seküler bir camiaya bağlı olmadığımdan; çoğunluğun alkışını, takdirini, eleştirisini, hakaretini, tehdidini dikkate almadığımdan; kalabalık kitleleri arkama almak gibi bir amaç gütmediğimden; kimseden maaş almadığımdan; sırtıma yumurta küfesi koymadığımdan; elime tutuşturulmuş ve adına “hutbe” denen bildiriyi okumak zorunda kalmadığımdan, bildiğim hakikatleri sizlere her cuma açıkça söylüyorum/yazıyorum. Benim gibi olamayanları da kınamıyorum; çünkü herkesin bir gerçekliği, bir zorunluluğu, bir duyarlılığı, gözden çıkarmayı göze alamadığı pozisyonu, unvanı, eşi, maaşı vs. vardır. Belki ben de o şartlarda olsam, ben de onlar gibi olabilirdim. Yani kimseyi ayıplamıyorum.
Güzel insanlar:
Hutbe bugün biraz uzayacak; ama sonunda sizlerin kafasını biraz karıştırabilirsem, evlerinize veya işyerlerinize gidince anlattıklarımı Kur’an’la çek etme düşüncesine sizleri sevk edebilirsem ne mutlu bana…
Sizlere bugün İslam’ın ne olmadığı ve ne olduğu hakkında hitap edeceğim/hutbe vereceğim.
Başlıyorum: Lütfen iyice dinleyin ve yanlışım varsa düzeltin. Öyle “namazdaymış” gibi dinlemeyin! Zira Allah’ın hitabı hariç hiçbir hitap itiraz edilemez değildir. Ben size burada kendi fikirlerimi söylüyorum, kutsal metin/vahiy okumuyorum.
1- Özgürce tercih edilmeyen, kişiye başka bir seçenek bırakılmadığı için kişinin “tercih etmek” zorunda kaldığı İslam’a veya İslam’ın herhangi bir emrine isyan etmek muhatabın hakkıdır. Bu isyankârın yanındadır İslam. Çünkü böyle bir “İslam” yoktur.
2- İslam, kendisine iman etmek istemeyene zor kullanarak iman ettirecek kadar karanlık bir din değildir.
3- İslam, Arap saltanatçılığına, Türk hanedanlığına, Pers kavmiyatçılığına, Sünniliğe, Şiiliğe, selefîliğe, tarikatçılığa, particiliğe muhtaç olacak kadar zayıf bir din değildir.
4- İslam, emirleri zorla dayatılacak kadar boş bir din değildir.
5- İslam, akıl sahiplerine hak din olduğunu izah edemeyecek kadar âciz değildir. İslam, zorbaların elinde, mollaların elinde, dincilerin elinde sallanan bir kılıç olmayı hak edecek kadar değersiz bir din değildir.
6- İslam, “şeriat devleti” kurup insanların aklını, iradesini, hürriyetini zapturapt altına alacak kadar, insanlara zorla ibadet ettirecek kadar, münafıklığı onaylayacak kadar çaresiz bir din değildir.
7- İslam, soruları zorla susturacak kadar, insanlığın ortak aklını, insanlığın birikimini, insanlığın ortak değerlerini görmezden gelecek kadar, onları düşman sayarak kendini korumaya alacak kadar yoz bir din değildir.
8- İslam, kendi şekillendirdiği medeniyetlerden veya topluluklardan gayrısının ürettiği ürünlere, değerlere, hikmete burun kıvıracak, sırt dönecek kadar özgüvensiz bir din değildir.
9- İslam, “İran İslam Cumhuriyeti!”, “Taliban Hilafet Devleti!”, “Arabistan İslam Devleti!” adlarıyla kendine kaleler oluşturup, o kalelerin içindeki Sâsânî paradigmalarla, Emevîcilikle, Abbasîcilikle, Arapçılıkla, tarikatçılıkla, Şiilikle, Sünnilikle, selefîlikle kendini konumlandırıp; mollaların, ruhbanların, şeyhlerin, gavsların, kralların, sultanların, prenslerin eline mahkûm kabul ederek var olmaya çalışacak kadar karaktersiz bir din değildir.
10- İslam, sokaklarına “ahlak polisleri” salınmış bir ülkeyle tanımlanacak ve böyle bir ülkenin karanlığına mahkûm edilerek anlaşılacak kadar kof bir din değildir.
11- İslam, çöl şartlarını, çöl iklimini, çöl kültürünü, çöl algısını bütün coğrafyalara, bütün iklimlere, bütün kültürlere, bütün çağlara dikte edecek kadar; bütün insanlığı belli bir kavme, belli bir zaman aralığına, belli bir düşünceye, bir yoruma, bir bakış açısına çağıracak kadar dünyadan, çağlardan, iklimlerden, kültürlerden, zamanın ruhundan, bireylerin ve toplumların tekâmülünden, her bir insanın özgün yapısından habersiz bir din değildir.
12- İslam, sadece seçkinlerin, ruhbanların, şeyhlerin, şıhların, mecnunların, soytarıların, şarlatanların anlayacağı kadar esrarlı bir din değildir.
13- İslam, “hilafet” isteyecek kadar kaba, kof, boş, sığ bir din değildir.
Peki, nedir İslam?
İslam, akıl sahibi bireylere önce kendi hayatlarını ahlak, iman, isyan/tevhit, akıl, ilim, hikmet, vicdan, emek çerçevesinde inşa edip; varlığını Allah’ın istediği iyilik ve doğruluk merkezli bir zeminde tutmaktır.
İyiliğe destek, kötülüğe engel olmak için kazanılan yüksek bir motivasyondur.
Allah’ın irade verdiği insanların iradelerini dinî veya ideolojik cehennemlerde yakmaya çalışanlara karşı direnmek için sığınılan muhteşem bir sığınaktır, cephedir, karargâhtır.
İslam’ın getirdiği bireysel-toplumsal emir ve yasakların değerinin, İslam adına despotizmle yoğrulmuş “İslam cumhuriyetleri”nin içinde değil, “İnsan Cumhuriyetleri”nin içinde fark edileceğine, anlaşılacağına, yaşama imkânı bulacağına tam olarak kâni olmaktır.
“İslam devleti” diye bir devlet kurmanın; İslam’ı insanlığın elinden çalmak, onu bir devletin sınırlarına hapsetmek, orada şekillenmiş ve şekillenecek kültürü, koşulları, yorumları, coğrafi şartları vs. İslam’ın yerine koymak zorunda kalınacağını hiçbir zaman unutmamaktır.
Cem olmak / cemaat olmak / bir olmak / birlik olmak demenin; halifenin, sultanın, kralın, çobanın, tiranın, kalabalıkların iradesine mutlak teslim olmuş “kaba et yığınları” demek olmadığını, mümeyyiz (seçip ayıran) akıl sahibi bireylerin bir araya gelmeleri demek olduğunu bilmektir.
İslam budur.
Allah’ın güzel kulları:
Söylediklerimi Kur’an’la, akılla, tabiat âyetleriyle, sosyolojik âyetlerle, tarihle (özellikle Müslümanların tarihiyle) çek edin. Hatam, kusurum, yanlışım, eksiğim varsa bağışlayın.
Not: Her zaman olduğu gibi bugün de camiye yardım toplanmayacaktır. Her biriniz mutlaka ihtiyaç sahibi birilerini bulun ve onların gönlünü hoş edin ki cuma size hayır olsun. Ama çıkın ve kendiniz arayıp bulun. İyiliğin en güzeli, bizzat kendimizin arayıp bulduğu ve kendi ellerimizle ettiğimiz iyiliktir. En azından gönül alıcı bir söz söyleyeceğiniz, bir tebessüm edeceğiniz sıkıntılı bir kardeşinizi bulun. Yani bugün mutlaka bir iyilik edin.
Mutlaka bir kardeşinize hayır olun ki cuma da size hayır olsun. Yapın bir güzellik işte…!
Hayırlı cumalar!
Ramazan Yaman
5 yaşındaki kanser hastası Ömer Asaf için çok çok acil 0 Rh+ kan ihtiyacı vardır
İstanbul Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
0541 149 04 77
🚨(HASSAS)
İstanbul'da yaşayan bir kadın, "Ölmek istemiyorum." diyerek M.M. isimli bir kişi tarafından uzun süredir psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını açıkladı.
"Yaşadıklarım hiçbir zaman azalmadı; aksine zaman geçtikçe daha da ağırlaştı ve artık dayanamayacağım bir noktaya ulaştı.
Özellikle son zamanlarda ciddi boyutlara ulaşan ölüm tehditleri alıyorum.
Yaşadıklarımla ilgili hukuki başvurular yapıldı. Bundan sonraki süreç yalnızca hukuki yollar çerçevesinde ilerleyecektir."
Bir bebek için çok acil B Rh+ kan ihtiyacı varmış.
Bebeğin durumu ciddi olduğu için sürekli İhtiyaç oluyormuş
Memorial Bahçelievler Hastanesi
0553 055 74 70
Buraya yazıyorum 200 binden fazla dağıttım, seneye 300 bin’den fazla üçüncü yıldan itibaren tüm Türkiye’nin ata tohumları karşılayacağım. Kısırlaşmış tohumlarınızı da alıp defolup gideceksiniz.
ALLAH’IN KESİN VE SON EMİRLERİ!
Artık az konuşup çok dinleyeceksiniz.
Artık az dinleyip çok okuyacaksınız.
Artık az bilip çok iyi bileceksiniz.
Artık kutsal doğrularınızla vedalaşacaksınız.
Artık hayretler içinde olup şüphelerinizden arınacaksınız.
Artık vehimlerinizi, hayallerinizi, vesveselerinizi bırakıp akledecek ve gerçeği bulacaksınız.
Artık atalarınız gibi değil, “kendiniz gibi” inanacaksınız.
Artık birilerine gitmeyecek; kendinize geleceksiniz.
Artık ekmekten önce özgürlük isteyeceksiniz.
Artık midenizden önce ruhunuzu doyuracaksınız.
Artık öldürmeyi değil yaşatmayı önceleyeceksiniz.
Artık kininizi din edinmeyeceksiniz.
Artık zan etmeyecek, akledeceksiniz.
Artık Allah’tan başkasını yaradılış, kurtuluş, şefaat, ilahlık noktasında dost edinmeyeceksiniz.
Artık hiziplere (mezheplere) bölünmeyeceksiniz.
Artık paket bilgileri para verip, iradenizi ipotek ettirip, insanlığınızı iptal ettirip almayacaksınız.
Artık zincirlerinizin ışıltısını güneş zannetmeyeceksiniz; başınızı göğe doğru dimdik tutup “gerçek güneşi” göreceksiniz.
Artık kimseyi köleleştirmeyeceksiniz, kimseye de kölelik etmeyeceksiniz.
Artık kalabalık olmakla, çok olmakla, güçlü olmakla övünmeyeceksiniz; adam olmakla şerefleneceksiniz.
Artık bilgiyi kendiniz üreteceksiniz.
Artık ezber yükünden kurtulup hikmeti sırtlanacaksınız.
Artık diplomanız, statünüz, sıfatınız, urbalarınız, kisveniz, paranız, gövdeniz, kavminiz sözünüzün ve fikrinizin destekçisi olmayacak: Kendiniz bilecek, kendiniz konuşacak, kendiniz görünecek, kendiniz olacaksınız.
Artık sözü eşyalarla, sıfatlarla, etiketlerle, güçle, lafla, sesle, volümle ayakta tutma devri geride kaldı.
Artık sesli değil sözlü konuşacaksınız.
Artık geriye değil, ileriye bakacaksınız.
Artık bilgilerinizin esiri değil, efendisi olacaksınız.
Artık iman ettiğiniz için sorumluluktan kurtulmuşlar değil; iman ettiğiniz için sorumlu olacaksınız.
Artık sayı değil, birey;
kimlikli değil, şahsiyetli;
data yüklü değil, hikmet yüklü;
toptancı değil, seçip ayırıcı;
tüketici değil, üretici;
boyun eğici değil, hesap sorucu;
dikte edici değil, hesap verici;
tahakküm edici değil, özgür kılıcı;
taklit edici değil, eleştirici;
nakledici değil, akledici;
keyif edici değil, dert edici;
zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı;
yığıcı değil, paylaşımcı;
dinci değil, dine uyucu;
din ile uyuşturucu değil, din ile diriltici olacaksınız.
Artık toprak işgaline değil, yürek fethine çıkacaksınız.
Artık diğer varlıklara insan olduğunuzu;
insanlığa, güvenilir ve emin kardeşler olduğunuzu;
Allah’a; sadece O’na kul olduğunuzu ispat etmekle yükümlüsünüz.
Ramazan Yaman
Not: İnternet siteme destek verebilirsiniz. Ayrıca siteme üye olarak kitaplarıma, şiirlerime, diğer yazılarıma ulaşabilirsiniz. Sitemin geliriyle yaptığım iyilik çalışmalarımın hayrına ortak olabilirsiniz. Link aşağıdadır. 👇
https://t.co/WIluOxH4K0
Şeytan melek falan değildi.
Alim hiç değildi...
Bir de güzelleme yapıyorlar
Ademe secde etmek istemedi falan diye.
Oysa Şeytan ateşten, melekler nurdan insan topraktan...
Asıl kurutular şeytandandır.
Nisa 119
Kur'an'da 88 defa geçer,
59 yerde kötü insanlardır.
Ayrıca sol elle yedin diye şeytan da yemez.
Fakirlik korkusu şeytandandır. 2.268
Allah ile aldatanlar şeytanın ta kendiledir..
Şeytanın insan üzerinde güç ve otoritesi yoktur, gücünü kötülerin kötülüğünden alır. Nahl 100
Şeytan deyince aklınıza iki boynuzlu kırmızı bir surat gelmesin
Bugünün şeytanlarında kızaracak bir yüz de yok :)
Hatta şeytan doğru yol üzerine oturur. Bugünün şeytanları da en çok "biz sıratı mustakim üzereyiz" diyenlerden...
Aksaray’da "mahallede istemiyoruz" denilerek komşularınca vahşice darbedilen otizmli Elmas Yağmur ve hak arayan annesinin yanındayız! Özel bir çocuğa saldıran ve aileyi tehdit eden o vandallar hak ettiği en ağır cezayı alana kadar #ElmasYağmurİçinAdalet diyeceğiz!!