bir şekilde gerçeklerin önüne düştüğü
Allah’ın seni her halükarda duyduğunu bildiğin her şeyi siktir ettiğin mental tam olarak tek başına gecenin bir vakti bu şekilde dans ettiriyor
Çözülme dediğimiz şey, sadece fazlalıkları bırakmak değildir. İnsan en çok, bir zamanlar onu hayatta tutmuş olan şeyleri bırakırken zorlanır. O maskeler, refleksler, savunmalar boşuna değildi. Bir dönem zırh olarak iş görmüşlerdi ama ruh geliştikçe, sahte olan her şey ağırlaşır.
“Ben sandığım şeylerin bir kısmı korkudan ibaretti.”
”Seçim zannettiklerimin çoğu alışkanlıktı.”
“Sadakat diye savunduklarımın bazıları ise sadece bağlanma travmasıydı.”
Bunun gibi fark edişler acıtır, çünkü suçlayacak kimse yoktur. Anne-baba, toplum, kader bir süre sonra sahneden çekiliverir. “Bunu hala ben mi istiyorum?” sorusuyla burun buruna gelirsin.
“Sorumluluk al ama kendini feda etmeden.”
“Sev ama kendini yok saymadan.”
“Paylaş ama tükenmeden.” Ruh bu dengeyi ister. Ne tamamen çözülmüş bir kaos, ne de taş kesilmiş bir düzen. Canlı, esnek, dürüst bir varoluş.
Sonunda insan kendine dönüyor. Büyük iddialarla değil, küçük ama net bir iç sesle. Artık “nasıl görünmeliyim”den ziyade, “neye sadık kalmalıyım?” sorusu yönetiyor hayatımızı. İşte yeniden doğuş dediğimiz şey bu. Hayat tam olarak bu noktadan sonra derinleşiyor.
İdrakte kal ✨
Yoruldum.Kendi ülkende kendi mesleğini icra edememekten, dünyanın en huzurlu ülkelerinden birinde amele olmaktan çok yoruldum. Sağlımı kaybediyorum günden güne hem fiziksel hemde mental açıdan, yazık. En güzel yaşlarımı yaşayamıyorum,yaşayamadım..
Şaşmayan ilke: bir insan sizi durduk yere aşağılamaya çalışıyorsa ondan üstün olduğunuzu adı gibi biliyor demektir. İçinde yaşadığı narsistik kırılmayı kendisini geliştirerek telafi etmek yerine sizi hedef alarak gidermeye çalışır... Sizi konuşması üstündeki etkinizin kanıtıdır.