Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, İki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Ancak, hadi gel yapalım şunu geri desen, Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”
M. Akif Ersoy
Selimiye Cami kubbesinin orijinal tarihi desenleri silinip kubbeye yeni bir tasarım uygulanacakmış.
Bu kararı verenlerin birkaç kişi olduğu söyleniyor.
SANAT tarihçileri, tarihçiler, ilahiyatçılar ve aydınlar haklı olarak isyan ediyorlar.
Tarihi keyfinize göre değiştiremezsiniz! Bu tarih soykırımına izin verilmemelidir. @zaferpartisi@RTErdogan@TCKulturTurizm
1994 yılında şehit düşen Piyade Komando Er Asım Türk'ün anne ve babası, oğullarının mezarına yakın olduğu için çatısı naylonla kaplı bir evde yaşıyor. Şehidin babası Harun Türk:
"Oğlum rüyalarıma girip 'baba beni bırakma' diye sesleniyor.
Oğlumun mezarını bırakıp nereye gideyim? Devletimden tek isteğim, ömrümün sonunu biraz daha rahat geçirebileceğim bir evdir."
İki yıl önce Behramkale köyünde küçük bir kitapçı açtım. Ticari bir beklentiyle değil, tamamen hobi amaçlı, biraz da köyümde geçirdiğim zamanı daha anlamlı geçirmeye imkan vermesi umuduyla. Bu süreçte ister istemez kitap sektörünü de biraz tanımam gerekti: Toplu olarak nereden / nasıl alınır, kâr marjları ne civardadır, tipik bir kitapçının maliyet yapısı nasıl oluşur vs.
Ticari açıdan epey zararlı bir operasyon oldu benim için 😅 Ama aldığım keyif ve öğrendiklerim açısından da tam tersi, çok mutluyum. Belki bir gün detayları anlatırım...
Geçenlerde online kitap fiyatlarını karşılaştıran bir gönderiye rastladım: Genellikle Amazon en uygun fiyatlı kitap temin edilen yer olarak görünüyor. Son iki senede yaşadıklarım aklıma geldi ve canım sıkıldı; bu konuda biraz dertleşmek istiyorum.
Şöyle ki:
Kitapçımı açarken en çok uğraştığım konu tedarik konusu oldu: Kitapları indirimli olarak nereden alabilirdim? Kadıköy'de en sevdiğim kitapçım Orfe Moby Dick'e gidip sahibi Fatih'den yardım istedim; dedi ki "sen küçük işletme olacaksın, bir sürü yayıneviyle uğraşma, en iyisi (bir çok yayınevini bünyesinde barından bir dağıtıcı olan) Prefix'den al". Bir de kontak telefonu verdi. Sağ olsunlar çok yardımcı oldular, adetlerim az olmasına rağmen bana bir indirim tanımladılar ve ilk stoğumu onlardan aldığım kitaplarla oluşturdum. Zamanla bilim kurgu edebiyatının önemli kısmını kapsayan @ithakiyayinlari, Alfa gibi yayınevleri ile de temas kurmayı başardım. Çok mutluydum.
Ta ki Amazon'a bakana kadar: Bazı kitaplar, benim indirimle aldığımdan da daha ucuza müşteri satış fiyatı olan kitaplar vardı, hem de hiç azımsanmayacak kadar çok sayıda!.. Hemen Prefix'deki kontağımı arayıp durumu anlattım. Yanıt: "Sorma Yalçın abi, adamlar hiç anlayamadığımız bir mantıkla zaman zaman inanılmaz indirimler yapıyorlar, aklımız ermiyor!..." Bu gidişle bizi birkaç seneye batırır bunlar diye de ekledi :(
Zamanla bu durumu farklı açılardan da teyit ettim: Amazon büyüklüğünün gücüyle ve finansmanı yönetmenin kritik olduğu bir ekonomik düzende radikal indirimler yapıyor ve küçük rakiplerine hiç şans tanımıyordu.
Bunu neden anlattım? Aşağıda favori yazarlarımdan Ursula K. Le Guin'in bir videosunu bulacaksınız. Bu video 2014 yılında aldığı hayat boyu başarı ödülünü aldığı gece yaptığı konuşma. Le Guin konuşmasında kitabın sadece bir meta (mal) olmadığını, kültürel bir değeri olduğunu, onu bu ölçüde ticarileştiren büyük oyuncuların aslında sanata ve edebiyata uzun vadede zararı dokunduğundan bahsediyor.
Konunun uzmanı değilim; ben sadece bir köy kitapçısıyım. Yirmi metrekare dükkanımda toplam 350 adet kitabım var. Ama Ursula ile aynı fikirdeyim.
Açıklayayım: Sanılanın aksine kitap Türkiye'de son derece ucuz bir ürün: Bugün ortalama bir kitabın 400TL olduğunu düşünelim (kaldi ki bu bile bir çok kişiye pahalı geliyor). Aynı anda bir de ortalama hamburger fiyatına bakalım: O da yaklaşık 400TL diyebiliriz. Şimdi düşünelim: 400TL verip yaklaşık 1 ay size keyif verecek bir kitap ile, 3-4 dakika içinde yiyip tükettiğiniz bir Hamburger'in parasal değeri nasıl aynı olabilir?
Elbette "daha ucuzu varken neden esnaftan alayım?" sorusunu tatminkar olarak yanıtlayamam. Ama şunu net olarak söyleyebilirim: Amazon ve benzeri yapılar o kadar büyük miktarlarda alım yapıyor, o kadar geniş bir ürün yelpazesiyle ticaret döndürüyor ki istediği her an her ürününü zararına satacak kadar esnek olabiliyor. Bu hiç bir zaman tek konuda (kitap satmakta) uzmanlaşmış esnafın ya da diğer adıyla zanaatkârın yapabileceği bir şey değil. Er ya da geç küçük oyuncular bu mücadeleden vazgeçecek, benim gibi sadece keyif için bu işi yapan bir kaç kişi dışında küçük kitabevi kalmayacak sevgili dostlar. Bizler de düşük erişimizle siz kitapseverlerin taleplerini hızlı karşılayamayacak ve zamanla bizim de varlığımız anlamsız hale gelecek.
Mesajım şu: Lütfen kitaba verdiğiniz parayı, diğer para harcadığınız ürün ve hizmetlerle karşılaştırmayı unutmayın. Eğer gücünüz yetiyorsa bütün kitaplar��nızı Amazon'dan almayın. Elinizle seçtiğiniz kitabı, muhabbetle donattığınız mahalle kitapçınıza uğrayarak, ya da en azından ve hiç değilse, işi sadece kitap satmak olan özel zincirlerden (Remzi, Nezih vs'den) alın. Biliyorum biraz daha pahalı olacak. Ama inanın çevrimiçi alışverişi, kitap gibi ürünlere de yayarak uzun vade için çok kıymetli bir insani değeri kaybediyoruz: Bir şeyin ederinin sadece para olmadığı gerçeğini...
https://t.co/D4647pfH9H
🔴Öğretmen Ramazan Yetkin'in sözleri gündem oldu:
"Bu memleket kızlarımızı kasiyer yaptı, erkeklerimizi kurye yaptı.
Bu ülkede okuyanı, okumayana eleman yaptılar."
Merhaba @bimturkiye@SokMarketler, File ve A101
Kariyerlere oturmaları için sandalye vermezseniz sizden alışveriş yapmayacağım. Bu durum insan haklarına aykırıdır. Lütfen tiviti yayalım.
Daha fazla ağaç kesilmesin, israf olmasın diye bir kağıdın önünü, arkasını her tarafını kullanıyoruz.
Sonra bir sabah bir kalkıyorsun, bakıyorsun ki memleketin her tarafında yangınlar var. Milyonlarca ağaç kül olmuş. Sorumlular ortada yok. Tedbirler yetersiz!
#bursayanıyor