Yağmur altında direnen madenci eşinin söylediklerine kulak verin, gerçek siyaset burada...
"Benim eşim Ramazan'ın ortasında ücretsiz izne çıkarıldı. Yok 5 kuruş paramız yok. Ben bu 3 faturayı nasıl ödeyeceğim? Kim ödeyecek? Kiramı kim ödeyecek?"
ülkenin köylüsünden öğrencisine herkes kan ağlıyor. okul camından atlayan çocukla, toprağını korumak için iş makinesinin önüne yatan köylü kadının yaşadığı şey aslında aynı. devlet halkı koruma derdinde değil sadece güçlünün mülkiyetini güvence altına alan sistemi besliyor
Nöbetçi öğretmenler zamanında yerinde olsun, dikkatli olsun falan deniyor. Nöbetçi öğretmenler bordo bereli falan da haberimiz mi yok? Garibimler ne yapabilir, güvenliği yine öğretmen mi sağlayacak? Öğretmenler bu devirde bir öğrenciye gözünün üstünde kaşın var bile diyemiyor.
Büyü be kızım artık.
Her şeye doldurma şu gözlerini.
Bak, geçiyor ipek gibi zamanların.
Sessizce vedalaş o kafandakilerle.
Açma artık eski defterleri.
Sana çiçek verene bahçe bağışlama.
Çiçeğin karşılığı çiçektir.
Twitter’a girdim 5 dakikada
Köprüler özelleşiyor.
Apo çıksın diye anlaşmışlar.
Bir vekil polisi şikayet ediyor.
Biri anayasayı değiştireceğiz eşit yurttaşlık diyor.
Bunun bir tık üstünde iletişim araçlarına el koyup, orduyu terhis etmek var. O zaman adı Sevr oluyor.
Mentionları açmaya cesaretiniz yok. Eh oda seçimleri yaklaşıyor o zaman tekno girişimcilerin size söyleyeceği bazı şeyler olacak. Rakam da veremiyorsunuz ben yardım edeyim:
"Yerli üretim koruması" diyorsunuz. Rakamlarla konuşalım.
2024'te sizin temsil ettiğiniz firmaların Çin'den ithalatı: 45 milyar dolar. Temu'nun Türkiye'deki toplam hacmi: 1.3 milyar dolar.
Siz 45 milyar dolarlık ithalatı yapıyorsunuz, sonra Temu'nun 1.3 milyar dolarina "yerli üretimi tehdit ediyor" diyorsunuz. Temu sizin ithalatınızın %3'ü bile değil. Tek farkı: Temu aracısız satıyordu, siz aracısınız. Simdi aracı olmadan ürün alamıyoruz, diyeceğim ürünleri ihtiyaca değil sürüm ve kara göre getirdiğiniz için ihtiyaç olabilecek şeylerin çoğunu alamayacağız bile.
"Büyük tehdit" dediğiniz YYP'den Türkiye'ye günlük 150.000 paket geliyordu. Yıllık 55 milyon paket. 85 milyon nüfusa bölün: Kişi başı yıllık 0.65 paket. Ortalama vatandaş yılda 1 paket bile almıyordu yurt dışından. Tüm bu düzenlemeler, vatandaşın yılda 1 kez bile yapmadığı alışveriş ama bir takım ithalatçıların tekelleşip karını maksimize etmesi için.
Alibaba'da 2 dolar telefon kılıfı, sizin "yerli markanızla" 500 TL. https://t.co/ZhYEm0dUWn'da 5 dolar ayakkabı, sizin "Türk markanizla" 2.500 TL. Ayni fabrika, ayni ürün, 20x fiyat farkı. Bu fark gümrük değil, vergi değil sizin tekel kariniz.
Muhafiyetler düşürülüp, gümrük kapandıktan sonra ne oldu? Hazır giyim ithalatı %18 artti. Üretim artmadı, kapasite %68'e düştü, 56.000 kişi issiz kaldı. Ayni ürünler geliyor sadece simdi sizin aracılığınızla, sizin fiyatınızla.
Katma değerden bahsediyorsunuz. Gerçek katma değer nedir biliyor musunuz?
Dream Games: 300 çalışanla 2 yılda 2.75 milyar dolar değer. Çalışan başı 9 milyon dolar.
Peak Games: 1.8 milyar dolarlık çıkış. Türkiye'ye net döviz girdisi.
Trendyol: 16.5 milyar dolar değerleme, 50.000 istihdam.
Sizin temsil ettiğiniz "yerli üreticiler"? Çin'den ithal et, etiket bas, 10x fiyatla sat. Çalışan başı değer: 50-100 bin dolar. 100 kat fark var. Teknoloji firmaları döviz kazandırıyor, siz döviz harcıyorsunuz. Onlar ihracat yapıyor, siz ithalat. Onlar değer üretiyor, siz rant.
Siz konteynerle Çin'den mal getirince "dış ticaret." Vatandaş kargoyla sipariş verince "vatan hainliği." Siz %1000 karla satınca "katma değer." Temu %50 karla satınca "haksız rekabet."
15 yıldır koruma üstüne koruma aldınız: 1.500 Euro, 150 Euro, 30 Euro, simdi sıfır. Her seferinde "yerli üretici, rekabet" dediniz. Sonuç: Hala net bir rakam ortaya koyamıyorsunuz, sadece fiyatları arttırıyorsunuz.
Türkiye'nin gerçek katma değer üreten teknoloji firmaları devlet desteği olmadan milyar dolarlık şirketler çıkarırken, sizin 100 yıllık ithalat/rant iş modeliniz sübvansiyonla, gümrük duvarıyla, korumacılıkla hala ayakta duramıyor.
"Yerli üretimi koruyoruz" demeyin, "ithalat tekelimizi koruyoruz" deyin. En azından dürüst olur.
❌ Yurt dışı alışverişi yok
❌ Alım gücü yok
❌ Uber yok
❌ Paypal yok
❌ Booking yok
❌ Discord yok
❌ Roblox yok
❌ Starlink yok
❌ Wattpad yok
❌ Amazon Global yok
❌ Apple pay yok
❌ Google Pay yok
❌ Samsung Wallet yok
❌ Sony yok
❌ Pringles yok
❌ Vize randevusu yok
❌ Apple maps street wiew yok
❌ Spotify listeleri yok
❌ Yeterli et tüketimi yok
❌ Kiraz yok
❌ Erik yok
❌ Geri dönüşüm sistemi yok
❌ Gap year yok
❌ Gönüllü askerlik yok
❌ Kaliteli operatör yok
❌ Özgür yurt dışı alışverişi yok
❌ Yangın uçağı yok
❌ Dışarıdan telefon getirme izni yok
❌ Bireysel silahlanma yok
❌ Sahipli köpeklerde ağızlık yok
❌ Deprem planı yok
❌ Denetim yok
❌ Tarafsız medya yok
❌ Sağlıklı gıdalar yok
❌ Özgür kürtaj hakkı yok
❌ Trafik kuralları yok
❌ Özgür konser yok
❌ Özgür festival yok
❌ Fikir özgürlüğü yok
❌ Güvenli sokaklar yok
❌ Yeşil alan yok
❌ Ekonomik özgürlük yok
❌ Temiz çevre yok
❌ Bisiklet yolu yok
❌ Bilim yok
❌ Felsefe yok
❌ Sansürsüz TV sanat yok
❌ Sansürsüz sinema yok
❌ Yeterli protein erişimi yok
❌ Yaya önceliği yok
❌ Hukuk yok
❌ Adalet yok
❌ Eğitim yok
❌ Eşit yurttaşlık hakkı yok
❌ Hilesiz seçim yok
❌ Halk iradesi yok
❌ Yaz saati yok
❌ Kaliteli sanat yok
❌ Alım gücü yok
❌ Tarım yok
❌ Şehir planlaması yok
❌ Estetik yok
❌ Airbnb yok
❌ Öğrenciye ev yok
❌ Liyakat yok
❌ Muhalif CB Adayı yok
❌ Girişimciye destek yok
❌ Hızlı internet yok
❌ Basın özgürlüğü yok
❌ Yaşama umudu yok
❌ 5G yok
❌ Musluktan içilebilir su yok
❌ Porno siteleri yok
❌ Yeterli demiryolu hattı yok
❌ İfade özgürlüğü yok
❌ LGBT hakları yok
❌ Nike'tan online alışveriş yok
❌ Ucuz ulaşım yok
❌ Yüksek oranlı bahis yok
❌ Legal esrar kullanımı yok
❌ İçki içme özgürlüğü yok
❌ Sınır güvenliği yok
❌ Özgürlük yok
❌ Emeğin karşılığı yok
❌ Neşe yok
❌ Huzur yok
❌ Can güvenliği yok
❌ Mal güvenliği yok
❌ Saygı yok
❌ Sevgi yok
❌ Medeniyet yok
❌ Demokrasi yok
❌ Gelecek yok
- Distaste
Menfaat gurupları öteden beri istediğini aldı. Çok güzel bir noktaya değinmiş arkadaş. Parfümcü vardı (battı gitti), parfümü yasaklattı. Sonra cep telefoncular, telefonu yasaklattı. hatta cep telefon menfaat gurubu evdek yedek telefonu bile yasaklattı (kapattırdı). Diğer menfaat gurupları baktılar ki her istediklerini yapabiliyor, Türk insanını Sağmal İnek gibi sağabiliyorlar, isteklerin ardı arkası kesilmedi. Protein/vitaminlerin alımı yasaklandı, daha yeni oyuncak, ayakkabı, çanta, bavul... Utanılacak işler. Koskoca TC Devletinin düştüğü hale bakın...Hepsine de uyduruk gerekçeler ileri sürdüler. İlkokul çocuğunun zekasının dalga geçeceği gerekçeler. En sonunda tamamen vatandaşın yurtdışı alımını kapattılar. Menfaat çevrelerinin odaları/borsaları var. Hemen açıklamaları ardı ardına yaptılar. "yerli üreticiyi korumaya yönelik güzel karar" (yalancıya bir şey olmadığını biliyorlar).
Ne telefonları yasaklatan telefon yaptı, ne parfümü yasaklatan yaşadı (battı). Bugün menfaat guruplarına verilen bu tavizle kimse üretecek değildir. Rekabet edici verimlilik/gelişim de beklemeyin. Bilakis rekabet olmadan, karına kar katmaları için tüm bunlar yapıldı!
Bugün bu yasağı destekleyen ve kararı alanlar umarım günün birinde vatana ihanetten yargılanırlar. Çünkü 3-5 şark kurnazı menfaat gurubunu zengin etmek için vatan evlatlarının ARGE, nitelikli üretim, üniversite öğrencilerinin deney imkanlarını ellerinden aldılar. Arızalanan, küçük bir yedek parçayla hayata dönecek milyonlarca eşyanın milli servetin çöp olmasının sorumlusu olarak ne bu dünyada ne de ahirette inşallah huzur bulamasınlar.
Şimdi olacakları tek tek yazayım.
1- Türkiye'de üretilmeyen ve bulunması imkansız ürünlere erişilemeyecek
2- Özellikle benim gibi elektronik ve robotikle uğraşanlar artık Türkiye'de olmayan devre kartlarına, komponentlere, kablolara erişemeyecek
3- İthalatçılar milyoner olacak. Pek çoğu yandaş olan ithalatçı firmalar 3 kuruşluk malı 30 kuruşa satacak
4- E-ticaret sitelerindeki ahlaksız satıcılar fiyatları 3-4 katına çıkarmaya başlayacak.
5- İhracatın özendirilmesi ve canlandırılması gerekirken yerli üreticinin canı çıkarılacak ve ithalatçılar bayram edecek
6- Özellikle ülkemizde bulunması zor ya da fahiş fiyatlara çıkmış olan ürünlere ihtiyacı olanlar zor durumda kalacak
7- Mühendislik ve teknik bölümlerde okuyan öğrenciler pek çok şeye erişemeyecek.
8- Müthiş bir rant düzeni daha kurulacak ve ithal ürünlerde fiyat patlaması yaşanacak...
Bakmayın siz otomobil üretiyoruz falan safsatalarına. Bu ülkede doğru dürüst bir iğne bile üretemiyoruz.
Cumhuriyet mirası ne kadar fabrika ve değerli kuruluşumuz varsa BABALAR GİBİ SATTILAR. Elde ettikleri parayla da "yol yaptıh köprü yaptıh" dediler ve bu yolları köprüleri de haraca bağladılar. Adına da hizmet siyaseti dediler!
Ülkemizde ayakkabıdan tekstile elektronikten yedek parçaya kadar her şeyde dışa bağımlıyız.
Mevut ekonomi modelimiz "kim kimi silkerse ekonomi modelini"dir. Bu da üretimden çok tüketim odaklı bir ekonomi modelidir.
2 yıl önce yazdım tüm bunları. Tufan'ın 4. günündeyiz ve 2026 yılı 2025 yılını mumla aratacak. Asgari ücret zammı daha nisan ayına varmadan buhar olacak.
Kira fiyatları daha da artacak. Ev sahiplerinin çoğu otomatik olarak asgari ücrete bağlanmış durumda zaten. Fakirlik derinleşecek.
En kötüsü ise gelir adaleti tamamen bir uçurum halini alacak. Helal kazanç dönemi zaten can çekişiyordu artık o da son bulacak. Bu gelir adaletsizliği suç oranlarını ciddi şekilde artıracak. Hapishaneleri bi yandan boşaltırken diğer yandan doldurmaya yetişemeyecekler.
Tarım ve hayvancılığın canına ot tıkadılar zaten.
Mesela üç harfli marketlere gidin ve yerli ve ithal ürünler arasındaki uçuruma bi bakın.
Örneğin 1 kilo ithal (kanada menşeili) kırmızı mercimek 40 lira ama aynı üreticinin yerli üretim ürünü 79 lira.
Tam iki katı. Ulan tam tersi olması gerekiyor bunun. Yerli üretici bu şekilde nasıl kazanacak. İnsanlar salak mı 40 liralık mercimeği iki katına alsın?
Sözün özü Tufan sona erdiğinde ülkemiz artık geri dönüşü mümkün olmayan büyük bir yıkımın altında kalmış olacak.
Uber bitti, PayPal gitti, Booking engellendi. Zamanında Wiki'yi kapattınız, Ekşi'yi kıstınız, Roblox'a, Discord'a kilit vurdunuz. Temu'dan oyuncak alan çocuğa bile düşmansınız, neyin kafası bu?
Ülkenin gençlerine biçtiğiniz tek gelecek; ya moto kurye olmak ya da yurt dışına kaçmak ve siz hala seçim otobüsü önünde göbek atan, dünyadan bihaber dayıların oylarıyla ayakta kalacağınızı sanıyorsunuz.
Güvendiğiniz dağlara karlar yağacak, az kaldı. Birkaç gün önce Venezuela Fatihi olmakla şişinen Sarı Kafanın kıçını tekmeleyerek kovacaklar.
İnsanların yakasından düşün. Bırakın gençler ucuza bir kulaklık, bir Lego seti alabilsin. Hobisi olsun insanların. Yandaşın bize bir montu beş kat pahalıya satsın diye bu kadar uğraşmayın artık.
Mutluluğa vergi koymaktan bıkmadınız mı?
- abi telefonu yurtdışından alıyorum, çok ucuza geliyor..
- şak! imei kayıt ücreti
- abi yunana gidiyorum tatil çok ucuza geliyor..
- şak! yurt dışı çıkış harcı
- abi #Temu diye bi site var buraya göre bedava
- şak! 30 euro’luk limiti 0 çekip vergiyi yapıstır..
Yurtdisi aliveristeki cuk kadar 30 Euro limitte kalkiyor.
Artik Temu, Amazon ya da herhangi bir yerden alisveris yapmak Turko ya yasak.
Matbaa yi da yasakladik mi, cok sevdikleri osmanli gunlerini yasamaya baslariz.
Emegi gecen herkesin ... #Temu#Amazon