Öyle bir teslimiyetim var ki Rabbime…
Olmayana üzülmüyorum artık,
belki de benim için daha güzeli saklıdır diye düşünüyorum.
Geciken şeylere sabrediyor,
her gecikmenin bir sebebi olduğuna inanıyorum.
Çünkü biliyorum; hiçbir zorluk sonsuza kadar sürmez, hiçbir samimi dua+
Şu sokaktan önce çocukluğum geçti. Koca çınarlar geçti, sonra da onları takip edenler.
Cuma çıkışları hep içime dokunmuştur. Dostuna kavuşacak çokça dost görürsünüz orada. Sonra içinizden "göçenler hakiki yurda gitti, bu dünya kimlere emanet edildi" diye geçirirsiniz.
Bazı insanlar hüzün obsesifi. Durduk yere hüzün yaratmaktan zevk alıyorlar. Sığındıkları konfor alanı. Kendi kurguladıkları enkazın altında güvende hissetme hâli sanki.
Allah ilerde bir erkek evlat ihsan ederse adını Yûsuf koyacağım. Dedem gibi güzel ahlaklı, güzel yüzlü, güzel sesli, güzel bir hafız olsun, son nefeste en az onun kadar güzel can versin diye elimden ne geliyorsa yapacağım. Söz veriyorum Rabbim.
Yasser al-Dosary 23 yıl önceki meşhur Mü'minûn tilavetini taklit etmiş. Tâbi o meşhur kayıt teravih kaydıydı. Sabah namazı olmasından mütevellit yavaşlamış ama insanı dehşete düşürüyor hâlâ :)