Erkekler duygularını aşırı iyi yönettiği için her gün eşine, çocuğuna şiddet uygulayan, öz evladını istismar eden, yol ortasında kadın katleden, okulunda hocasını katleden, iş görüşmesine gelen kadını istismar edip katleden adamların yargılanması için kendimizi yırtarken adamları aklayan heriflerle de ayrı uğraşıyoruz. Adamlar o kadar başarılı ki duygu yönetiminde ada kurdular kendilerine çocuk istismarı için. Allah başımızdan eksik etmesin iyi ki kadınlar başa geçmiyor çok fena olurdu töbeler töbesi
Yanlış: Erkeğin cinsel arzusu reddedilince “kapıldığı elem ve öfkenin niteliği ve boyutu” o kadar büyük olabilir ki cinayet bile işleyebilir. O derece anlaşılabilir, “haklı ve normal” bir şeydir erkeğin cinsel arzusu ve giderilmezse de tehlikeli şeyler olabilir. Kadınınki öyle değildir.
Halbuki gerçek şudur: Her iki cinsin de arzuları vardır, erkeğin arzusu da davranışları da kontrol edilemez değildir, sadece kontrol etmesine gerek yoktur, öğrenmemiştir, erkek olduğu için hakları vardır.
Ama kadınlar cinsel arzularını kontrol etmek, göstermemek, gizlemek, ya da stratejik göstermek dışında bu “kontrol edilemez haklı ve tehlikeli erkeklik arzusu” karşısında sürekli tetikte olmak ve bunu idare etmek ve kendilerini korumak konusunda da çok sıkı bir eğitimden geçerler.
Bu skandal mahkeme kararı da şunu tekrar ediyor:
Erkek reddedildiğinde, cinayet bile işlediğinde “haklı olarak yıkılmış erkeklik”, kadın öldürüldüğünde “fazla ileri gitmiş olmanın bedeli”. Yani kadın arkadaşlık edip aynı eve girdiyse 🤷🏼♀️ Bu kadın iyi eğitilmemiş, iyi eğitimli makbul kadınlar böyle yapmaz. Mahkeme bunu söylüyor.
Eril adalet dediğimiz şey de tam olarak bu. Reprezil bir karar.
Eskiden bana laf sokulduğu zaman, nezaketimi bozmamak için bir şey söylemez, bir daha da o kişiyle görüşmemeye çalışırdım. Artık, gözünün içine bakıp "bana laf mı soktun sen?" diyorum. Senelerce bu keyfi kaçırdığıma o kadar pişmanım ki
Ben bu nafaka kadar insanların hiçbir şey bilmeyip de bu kadar öz güvenle ahkam kestikleri bir konu daha görmedim. Şurada milyon defa yazılmıştır herhalde ama bir kere de ben tekrar edeyim. Çalışan kadına nafaka bağlanmaz, nafaka bağlanan kadın işe girer ya da tekrar evlenirse aldığı nafaka kesilir, sosyal medyada erkeklerin yakındığı, ‘kesilmeyen’ nafakaların çoğu boşadıkları kadınlara değil, reşit olmayan ve boşanma sonrası kendi özgürlüklerini kısıtlamamak için annelerine ‘bıraktıkları’ müşterek çocuklarına ödedikleridir, o da hukuki olduğu kadar ailevi ve ahlaki bir yükümlülüktür. Anlaşmalı boşanırken yasak aşklarına kavuşmak ve mevcut eşlerinden ‘kurtulmak’ için nafaka taleplerini koşulsuz olarak kabul eden erkeklerin bir süre sonra “ben bunu niye ödüyorum?” diye mızmızlanmalarının hukuken hiçbir değeri yoktur, boşanma protokolü imzalamak çocuk oyuncağı değildir. Nafaka konusunda kadınlara pozitif ayrımcılık uygulanmasının sebebi toplumda boşanan kadınların sosyolojik olarak erkeklere göre çok daha zor durumda kalmaları, iş bulma konusunda taciz başta birçok zorlukla karşılaşmalarıdır, ancak buna rağmen boşanmalarda az kusurlu olan ve gerekli maddi dezavantajlara sahip olan erkeklerin de nafaka talep etmelerinin önünde bir engel yoktur.
hayatın gerçek lüksleri
- sakin ve yavaş sabahlar
- bir şeyi sadece sevdiğin için yapmak
- derin konular konuşabildiğin arkadaşlar
- kendini sevebilmek
- kabullenebilmek
- saygı ve nezaket
- dinlenebilmek
- hayır diyebilmek
- kendine zaman yaratmak
Büyük markalar kalbimiz depremzedelerle falan diye edebiyat yapmayın lütfen, taziye ve geçmiş olsun temalı paylaşımlarınızın sonuna firma olarak ne yaptığınızı somut olarak yazın ya da susun.
Koç burcunu sinirlendiren 3 şey;
*Yavaş ilerleyen insanlar ve süreçler,
*Saygısızlık ve küçümseme
*Onları herhangi bir şekilde incitmeye çalışan insanlar.