Yâ Şâfî… Yâ Kâfî… Yâ Muâfî…
Şifa Senin ismindir.
Derman Senin katındadır.
Doktor sebeptir,
İlaç sebeptir,
Şifâyı yaratan yalnız Sensin.
Yâ Rabbi…
Şifa bekleyen kulların var.
Kimi hastane odasında,
Kimi evinin bir köşesinde,
Kimi acısını içine gizlemiş,
Kimi “İyiyim.” derken içten içe tükeniyor.
Hiçbiri Senin ilminden gizli değildir.
Yâ Rabbi…
Ağrıyı hisseden bedeni de Sen yarattın.
Sabırla bekleyen kalbi de Sen biliyorsun.
Bir dokunuşunla ateşi serinleten Sensin.
Bir emrinle dertleri kaldıran Sensin.
“Ve izâ meridtü fe Hüve yeşfîn.”
“Hastalandığım zaman bana şifâyı veren O’dur.”
(Şuarâ, 26/80)
Biz de şifâyı yalnız Senden diliyoruz.
Yâ Rabbi…
Bedenlerimize afiyet,
Kalplerimize itmi’nân,
Ruhlarımıza inşirah ihsan eyle.
Hastalığımızı günahlarımıza kefâret,
Sabırlarımızı derecelerimize vesile eyle.
Çekilen her sancıyı rahmetinle hafiflet.
Beklenen her tahlili hayırla neticelendir.
Ümitsizliğe kapılan gönülleri rahmetinle kuşat.
Yâ Rabbi…
Şifâ bekleyen evlatlar var…
Anne duasına muhtaç yavrular var…
Anne babasının başucunda gözyaşı döken evlatlar var…
Bir haber bekleyen eşler…
Sessizce dua eden kardeşler var…
Hiçbirini rahmetinden mahrum bırakma.
Yâ Rabbi…
Öyle bir afiyet ihsan eyle ki,
Doktorları hayrete düşüren,
Aileleri secdeye kapandıran,
Dilleri “Elhamdülillâh” ile ıslatan bir lütuf olsun.
Hastane odalarına ferahlık indir.
Yoğun bakımlara rahmetini indir.
Ameliyat bekleyenlere emniyet,
Tedavi görenlere kuvvet,
Hekimlere isabetli kararlar,
Yakınlarına metanet ihsan eyle.
Yâ Rabbi…
Biz biliyoruz ki,
Bir hastalığı veren de Sensin,
Ona şifâyı takdir eden de Sensin.
Senin “Ol.” demene ne hastalık direnebilir,
Ne acı kalabilir,
Ne de dert devam edebilir.
Rahmet nazarınla nazar eyle.
Şifânı geciktirme.
Afiyetini eksik etme.
Bedenlerimize sıhhat,
Ömürlerimize bereket,
Kalplerimize Sana yakınlık ihsan eyle.
Âmîn yâ Şâfî, yâ Kâfî, yâ Muâfî, yâ Erhamerrâhimîn.
Hem tip2 şekeri hem yüksek tansiyonu kontrol altına almak isterseniz her gün bir bardak hibiscus çayı için. Biraz çiğ badem biraz kabak çekirdeği içi yiyin.
Yâ Rabbi…
Akşamın sükûnetinde ellerimizi Sana açıyoruz. Bu akşamı dualarımızın kabulünün şahidi eyle.
Biz, Senin kapına ihtiyaçla geldik.
Sen ise kullarına ihtiyaç duymayansın.
Biz aczimizi getirdik.
Sen rahmetini getir.
Yâ Rabbi…
“Tuhricu’l-hayya mine’l-meyyiti ve tuhricu’l-meyyite mine’l-hayy.”
“Diriyi ölüden çıkarırsın; ölüyü de diriden çıkarırsın.”
Âyetinin sırrını hayatlarımızda da tecellî ettir.
Kuruyan umutlarımızın içinden rahmet çıkar.
Çaresiz görünen işlerimizin içinden kolaylık çıkar.
Sessiz bekleyişlerimizin içinden müjde çıkar.
Darlığımızın içinden genişlik çıkar.
Yâ Rabbi…
Sen, taşın bağrından su çıkaransın.
Denizin ortasında yol açansın.
Ateşi serinlik eyleyensin.
Balığın karnını bir peygambere secdegâh kılansın.
Biz de Senin kudretinin önünde boynumuzu büktük.
Bizi, sensiz bir hiç olan kendi kudretimize havale etme.
Yâ Rabbi…
Sen buyurdun ki:
“Rabbin dilediğini yaratır ve seçer.”
Biz insanlardan göremediğimiz hayrı, Senin ilmine bırakıyoruz.
Biz ulaşamadığımız kapıları, Senin lütfuna teslim ediyoruz.
Yâ Rabbi…
Öyle bir ihsanda bulun ki,
Kalplerimiz Sana daha çok bağlansın.
Secdelerimiz daha uzun olsun.
Hamdimiz daha derin olsun.
Verdiğin her nimette Seni hatırlayalım,
Geciktirdiğin her hükümde Sana teslim olalım.
Yâ Rabbi…
Ben gönlümü değiştiremem.
Sen kalpleri evirip çevirensin.
Ben dertlere hükmedemem.
Sen her emri hikmetle takdir edensin.
Ben elimi açtım… Sen boş çevirmemeyi vaad edensin.
Bizi farkına varmadan senden uzaklaştıran her şeyden muhafaza eyle.
Sana yaklaştıran her hayrı da nasip eyle.
Yâ Rabbi…
Biz, Senin rahmetinden başka sığınak bilmeyiz.
Sen de bizi rahmetinden mahrum bırakma.
Kapından geri çevrilenlerden değil,
Kapısında beklemekten şeref duyan kullarından eyle.
Âmîn yâ Erhamerrâhimîn. Yâ Muhyî, Yâ Kayyûm. Âmîn Yâ Muhavvile’l-ahvâl, havvil hâlenâ ilâ ahseni’l-hâl. Yâ Men yekûlü li’ş-şey’i “kün” fe yekûn.
bu duâyı çok seviyorum kalbinde hüznü tazecik ama arkasından bir hayrın geleceğine duyulan sarsılmaz inancı var, derler ya gecenin en karanlık anı aynı zamanda şafağa en yakın olanı, okuyun yalvararak samimiyetle.
♈Farklı biyolojik yaş testleri var ama bana göre uzun ve sağlıklı yaşam için yapılacak en hızlı, doğru test bu.
Hem de bedava.
50-80 yaş arası herhangi biri destek almadan bu testi geçiyorsa yaşına göre çok daha genç.
Yapamıyorsa gelecek 10 yıl içinde ölüm riski 6 kat daha fazla
Gazali’nin “Hidayet Rehberi” kitabında okuduğum ve uygulayıp faydasını gördüğüm bazı notları (tavsiye ve öğütleri) sizlerle paylaşmak isterim.
Kitabın başlangıcında Gazali şöyle başlıyor…
Göbeğinize her akşam uyumadan önce hint yağı sürmek?
Kulağa saçma bir öneri gibi mi geliyor? Yanılıyorsunuz!
Geleneksel tıpta (özellikle Ayurveda’da) göbek, binlerce sinir ucuyla vücudun her yerine bağlı bir merkezdir.
İşte bu basit ritüelin 5 inanılmaz faydası 🧵👇
İstiğfara çok önem verin, çok ama çok önem verin. “Estağfirullâhe’l-Azîm ve etûbü ileyh” zikrini her gün en az 100 defa ihlâsla vird edinin. Bunu inanarak, şeksiz ve şüphesiz söylüyorum; Allah’ın izniyle hem gönlünüzde hem de hayatınızda bereketini görmeye başlayacaksınız.
İstiğfar, yalnızca günahları silen bir zikir değildir. Kalbe ferahlık, rızka bereket, dertlere çıkış yolu ve sıkıntılara genişlik vesilesidir. Nice kilitli kapılar istiğfarla açılmış, nice ağır yükler istiğfarla hafiflemiştir. Yeter ki dil ile söyleneni kalp de tasdik etsin, kul da günahına dönmemeye azmetsin.
Rabbimiz, bizi istiğfarı dilinden düşürmeyen, tevbesini kabul ettiği kullarından eylesin. Kalplerimize sekînet, hanelerimize bereket, rızıklarımıza genişlik ihsan buyursun. Gizli açık bütün günahlarımızı affetsin, bizleri rahmetinden ayırmasın. Âmin.