"Bakire kadınlar istiyorsunuz çünkü cinsel
performansınızın kıyaslanmasını istemiyorsunuz.
Edilgen ve tecrübesiz kadınlardan eş istiyorsunuz, çünkü hizmetinizi yaparken sözünüz geçsin istiyorsunuz.
Her kadın bedenine hakkınız var gibi bakıyorsunuz, birlikte olduğunuz kadınlara da başka erkekler aynı şekilde bakacak diye kadınlara hayatı zehir ediyorsunuz.
Ben sana güveniyorum da çevreye güvenmiyorum diyenleriniz az değildir.
Aşağılık kompleksinin adı oluverir kıskançlık, kıskançlığı sevgi yapan geri zekalılık.
Özgür düşünen, güçlü, kişilikli kadınlardan korkuyorsunuz, çünkü ne kadar aciz olduğunuzla yüzleşmekten kaçıyorsunuz.
Bir erkek her haltı yediğinde görmezden geliyorsunuz, ama bir kadın ''bedenim benimdir sana ne dese'' adını çıkartmaktan hiç gocunmuyorsunuz.
Ahlakı kişilikte kaybettiniz, kadının apış arasında arıyorsunuz.
Namusunuzu kadın kazandırır, nasıl bir erkek olduğunuz kadına göre ölçülür.
Utanmanız ancak karınız "namussuzluk" yaparsa olur.
Ödünüz kopar o yüzden tam bir tahakkümcüdür ruhunuz.
Faşizm sizden başlıyor, zihniyetsizliğinizden farkedin.
Sahi yaa siz erkek kalanlar, hala insan olamayanlar, cinsel organından yukarı çıkamayan kafalar, siz bu dünyada niye varsınız?
Cahillikle övünen tek canlı olmak, kendinize nasıl bir hakarettir farkında mısınız??? ................................................................ Beş bin yıldır Kadın; Kölenin kölesi.
Ücretli kölenin evdeki hizmetçisi.
Köylünün Namusu. Küçük Burjuva Aydınının içki sofrasında mezesi ve ilişki albümünde yeteneğinin övüncesi.
Kapitalist pazarın Cinsel metası.
Dindarın kapatması.
Tanrının Şeytanı.
Erkek Avcıların Gülü, Sözde Aşk Meleği .
Oysa o ,
insanı "Doğurup dünyaya getireni ! ! Emzireni, Emeği ile büyüteni, yani insan toplumunun sahibi..."
Pasaportun ne zamandan beri kullanıldığını düşünmemişim hiç, Zweig diyor ki: “1914 yılından önce yeryüzü tüm insanlığa aitti. Herkes istediği yere gidebiliyor ve istediği kadar uzun kalabiliyordu. İzin verme yoktu, kabul etme yoktu.” Dünün Dünyası, s.467.
Noel, her yıl 25 Aralıkta, Hz. İsa’nın doğum gününü kutlamak için yapılan Hristiyan bayramıdır
Yılbaşı, 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gecede yeni bir yılın gelişini kutlamak amacıyla yapılan eğlencelerdir.
Ve eğlence, eğlenmek herhangi bir dinin tekelinde olan bi şey değildir.