Erkan Baş, muhteşem konuşmuş:
“Dünyanın savaş baronları, katiller, haysiyetsizler, Epstein belgelerinde adı geçen sapıklar Türkiye'ye gelecekler diye duvarların önüne brandalar çekiyorlar
Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar”
Adam yaptığı esprilerle insanlarla ulaşıp bazı duygular uyandırmaya çalışıyor.
"Tutuklanacak, yazık oldu" falan yazılıyor, abi muhaliflerin bu öğrenilmiş çaresizliği gerçekten çok kötü.
Adam bunu göze alarak bir şeyler yapmaya çalışıyor zaten, sizin bunun dışında bir sözünüz olmalı.
Deniz Göktaş cesaretinden daha fazla istiyorsanız, Deniz Göktaş gibi insanların başına bir şey geldiğinde onlara sahip çıkın, onları unutmayın, iki gün sonra başka gündemlerle dikkatinizin dağıtılmasına izin vermeyin.
Cesaret bulaşıcıdır ama ödüllendirildiği sürece.
Gösteriyi izlerken umarım başına bir iş açılmaz diyorsun. Sonra fark ediyorsun ki adam gösteri boyunca sahnede kellesi koltukta konuşuyor, gösterinin adını da Ölü Deniz koymuş. Daha nasıl anlatsın. Deniz Göktaş zekası, cesareti ve mizah kalitesiyle gerçekten başka bir seviye.
Sen küçük dağları ben yarattım edasıyla muhalefet de benim, belediye de benim, şehir de benim, ülke de benim, din de benim diye böbürlenirsin.
Her şey kontrolüm altında sanırsın.
Gencecik bir çocuk çıkar ve gerçeği pat diye ortaya döker...
Babası Deniz Göktaş'la gurur duyacak
Fenerbahçe ve Anadolu Efes'in EuroLeague'de açıkça "19 takımla devam edilsin" yönünde tavır alması çok yazık. Bu, Türk basketbolunu düşünmek değil; tamamen kendi çıkarlarını korumak anlamına geliyor. Oysa bu masada her şeyden önce Türk basketbolunun marka değeri önceliklendirilmeliydi.
"Eğer 20 takım olacaksa, 20. takım Beşiktaş olsun" dediler diye buna yükselmeye, bunu bir lütuf gibi görmeye de hiç gerek yok.
Mevcut konjonktürde çıkıp da "İsrail takımı gelsin" diyecek halleri yoktu zaten.
Derya'nın açıklamaları son derece çakalca ve o koltuklara hiç yakışmamış. Sadece günü ve kendi bahçesini kurtaran bu küçük hesaplar yerine, Türk takımlarının Avrupa'daki ağırlığını artıracak daha vizyoner ve birleştirici duruşlar görmeliydik.
Kaptan Yiğit Arslan’ın Beşiktaş’a veda paylaşımı 🤍
Uzun zaman sonra kendimi ifade etmekte zorlanıyorum. Yaşanan binlerce anı, sevinçler ve üzüntüler...
3 yıl önce bu kulübün kapısından içeri girdiğimde bu kadar hikâye yazacağımızı düşünmemiştim. Hepimiz çok hırslı ve açtık ancak yaşadıklarım hayallerimin de ötesinde oldu. Üzüntülerim de öyle. Kupaların kıyısından dönmek, beklentileri aşmak ama aynı zamanda bu başarılarımızı kupayla taçlandıramamak hep içimde bir ukde olarak kalacak.
Dönüp baktığımda, her saniyesinde bu kulüp için her şeyimi verdiğimi görmek ve böylesine büyük bir kulübün kaptanlığını yapmak, hayatım boyunca unutamayacağım bir gurur olacak. Bu kulüpte kardeşler, abiler ve dostlar edindim; taraftarlarımızla güçlü bir bağ kurdum.
Allah’a çok şükür, bugün bunları başım dik, gözlerim dolu ve içim rahat bir şekilde yazıyorum.
Veda etmek zor. Hayatımda ve kariyerimde yeni bir hikâyenin sayfalarını açmadan önce şunu söylemek isterim ki ben buradaki herkesi çok sevdim. Kalbimde kocaman bir yer kapladı ve her geçen gün büyüdü bu sevgi.
Üç yıl boyunca bana destek olan başta yöneticimiz Özkan Arseven’e ve genel menajerimiz Nedim Yücel’e, ofiste çalışan ekibimize, hocamız Dusan Alimpijevic ve değerli teknik ekibimize, son final serisinde dahi sakat olmama rağmen bana her zaman destek olan sağlık ekibimize ve emekçi malzeme ekibimize, kısacası bu yolculukta emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.
Buradan ayrılırken ailem büyümüş, hepinizle birlikte kocaman bir aile olmuş olarak ayrılıyorum.
Tüm Beşiktaş ailesi, hakkınızı helal edin.
Sevgi ve saygılarımla.
Udokhai, Rachica, Agbadou, Onana, Musrati, Amir ve daha birçok kalasa verdiğiniz maaşları şu takıma ve hocaya harcayın @BJK_Basketbol
Beşiktaş nasıl temsil edilir seyrettiniz @SerdalAdali_x
Bu takımın enerjisi daha geniş kitlelere taşınmalı derken tam olarak bunu kastediyordum.
Bu final serisi gösterdi ki; Sinan Erdem Spor Salonu, Beşiktaş Basketbol'un büyümesi için en güçlü argümanlardan biri haline geldi.
Artık Sinan Erdem bir tercih değil, zorunluluk olmalı..
Vitto Brown için gerçekten ayrı parantez açmak lazım. Ama o parantez Beşiktaş'ın büyük umutlarla transfer ettiği sezonda takımın en yüksek ücret alan oyuncularından biri olmasına rağmen koca sezonda 0 (SIFIR) katkısıyla 2 kupamızı çalması büyük puntolarla doldurulmalı.
Takım 11 sayıdan geri gelmiş ve burada hücum faul verilse sonrasında bulacağın basketle maça resmen ortak olacak ama sen bu düdüğü çalmayıp 5 sayı eksi yazdırıyorsun takıma. Sonra söylenince de Fenerbahçeliler garip karşılıyor.
şuna hücum faul çıkmadı. yok faul değildi diyen de çıkar gerçi, öyle bir delirmişlik halinde olan taraftarları var. gerçekten üzücü.
o pozisyonda 3 sayı yedik. 2 teknik faulden duşan atıldı.
şu dar kadroyu yenmek için gerçekten hakeme ihtiyacı olmamalı bir takımın.
daha önce söylediğim gibi, hakemler hakem olsa efes, fişi yarı finalde çekmişti. dahası, geçen sene telekom’a elenmişlerdi normal şartlarda. açın izleyin son 2-3 dakikasını. hatta son hücumu.
🚨 Beşiktaşlı basketbolcu Berk Uğurlu'nun annesi İrem Uğurlu:
"Bir Fenerbahçe Kongre Üyesi olarak dünkü utancımı paylaşmak istiyorum.
4,5 yaşında oğlumu Fenerbahçe Dereağzı'na emanet ettim. Yıllar boyunca gösterdiği emek, disiplin ve başarıyla A Takım'a kadar yükseldi. Ay-yıldızlı formayı giyerek A Milli Takım seviyesine ulaştı ve hepimize gurur yaşattı.
Ancak dün, kulübüne ve formasına yıllarını vermiş oğluma maç boyunca kabul edilemez hakaretler edildi, ağır küfürler yöneltildi ve sistematik bir şekilde mobbing uygulandı.
Bir evlat yetiştiren, onun hayalleri ve başarısı için yıllarını veren bir aile olarak yaşadığımız hayal kırıklığını tarif etmekte zorlanıyorum. Bu yaşananları ne affedeceğim ne de unutacağım..."
istedikleri kadar euorleague alabilirler. geçen sene telekom (çeyrek) serisinde, bu sene de efes (yarı) serisinde hakemler kollamasa finale gelemeyeceklerdi. bunu basketten anlayan tüm fenerliler de biliyor.
açın telekom maçının son 3 dakikasını izleyin.