İnsanın en büyük sınavı, kimsenin görmediği yerde kim olduğudur." der Stefan Zweig. Alkışın olmadığı, övgünün sustuğu, kimsenin şahitlik etmediği o anlarda ortaya çıkan hâl, insanın gerçek "ben"idir.
Kaygı duymanın ne kadar yorucu olduğundan pek bahsedilmiyor; ne kadar uyursanız uyuyun, beyniniz asla dinlenmez ve bu nedenle her zaman yorgun olursunuz.
İnsan çok şey gördüğünde temkinli olur.
Çok şey bildiğinde konuşmayı bırakır.
Ve çok şey anladığında yalnız kalmayı seçer.
Çünkü bazı gerçekleri gördükten sonra herkese güvenemezsiniz.
Bazı şeyleri anladıktan sonra da her sohbet size anlamlı gelmez.
O yüzden bazı insanlar sessizdir.
Bilmedikleri için değil, fazlasını bildikleri için.
Aklıma gelirsin, derin bir sızı başlar göğsümde.
Olamazdık, bilirim bilmesine de !
Bir soru işaretinde çürüyor ömrüm.
_Ya olsaydık biz seninle…
İyi geceler…
Sen heryerden dönülür sanıyordun, çünkü benden emindin; ben senden hiçbir zaman emin olamayacağımı anladığım o akşam dönebileceğin bütün yolları yaktım.