@koycuayse@irematts Bir erkeğin aşık olunca yaptıklarını hayal bile edemezsiniz o halde.
Ne beyefendiler var ki, mutfağa giriyor kadını sokmuyor yorulmasın diye. Temizliği yapıyor kadın yorulmasın diye.
Aşık bir erkeğe aranızda hiç görülmemiş bir bağ olduğunu hissettirin, sonra oturun izleyin.
@Postmajor88@irematts Konu erkeğin kadını sevmesi ve aklında başka kadın olmaması ne yazık ki. tek önemsenen kişi olmak böyle birsey… günümüzde herkesin aklında geçmiş ve diğer olasılıklar dolu iken ellerindeki ile idare edenler bu özeni göstermiyor
@Cicekbanu@irematts Çoğu erkek kanalize edilmeye hazırdır aslında ama bunu kendileri sevdikleri kadın yaptığı zaman farketmezler..Değersiz gördüğü bir kadın kanalize etmek isterse terslenir,tersini yapar,beni bunaltma der,sıkma der..
@irematts Konu Adam’ın Kadın’ı sevmesi..Adam sevmiyorsa kadın dünya güzeli olsun,işveli,cilveli,otoriter vb özellikleri olsun yine de yapmaz..Seven adam herşeyi ama herşeyi yapar..Değer vermediği ilişkide,evlilikte adam dağ ayısı gibi olur..Konu anneanneyle değil dedeyle ilgili..
They call it women empowerment. The fact is one is jealousy and the other is power. They're jealous of Sydney Sweeney because they have no power over her nor do they have the power to look like her. That's the jealousy. But if they wanted to they could all kill their kids. That makes them feel powerful. That's a sick twisted mind.
Welcome to 2026, where feminists thinks Sydney Sweeney doing a sexy ad is setting women back, but Lindsay Clancy killing her three kids and crying postpartum psychosis isn’t.
BİLGİ:
26 yaşındaki genç Napolyon 1795'te İTÜ'ye (Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn (İmparatorluk Kara Mühendishanesi)) gelmek için başvuruda bulunmuş ve kabul almıştı.
Bunun için de heyecanlıydı. Gelmesine sayılı günler kala Fransız Devrimi'nin ünlü kraliyetçi isyanı (13 Vendémiaire) başladı ve bunu bastırmak Napolyon'a kaldı.
O olayla birlikte dünya sahnesine Napolyon diye biri çıkmış oldu. Fakat İTÜ'lü olma şansını böylelikle kaybetti.
Sisteme isyan etmeyi teşvik eden filmler bile sistemin bir parçasıdır isyan et ki düzeni pekiştirecek sıkı önlemlerin alınmasına bir zemin oluşturmalarına alet ol
1999'u ilginç yapan şey filmlerin birbirini kopyalaması değildi. Aynı korkuyu aynı anda anlatmalarıydı.
The Matrix, Fight Club, The Truman Show… Üçü de farklı hikâyelerle aynı soruyu sordu:
“Gerçek dediğin şey sana ait mi, yoksa sana gösterilen mi?”
Bazen bir dönemi değiştiren şey gizli bir emir değil, aynı çağın aynı yarayı hissetmesidir.
seven insan şunları* yapar tarzı cevaplar hiçbir anlam ifade etmiyor.. insanoğlu istediği zaman çok iyi rol yapar, üstüne o rol aşık birine karşı oynanıyorsa zaten geçmiş olsun, mecnun olan her hareketi aşka yoracaktır.. o yüzden sevilmekten çok sevilmemenin işaretlerini arayın