İçimde bir inşaat vardı uzun zamandır. Son tuğlaları dizdiğimi fark ediyorum artık. Ve geriye çekilip baktığımda, sesleniyorum yeni binama; “Çok güzel oldun be!”
oruç aruoba’nın da dediği gibi, “kişi kendini yapar, bozar, dağıtır, yıkar, kırar
sonra, yeniden kurar. önemli olan, kişinin kendini başlangıçtan kurmuş olması değil, baştan kurabilmesidir.” çok doğru.
şule gürbüz, ‘dünyayı değiştiremeyeceğini anladığın an, olgunlaştığın andır. kendini değiştirmeye başladığın an ise bilgeleştiğin.’ der. işte o bilgeliğin son durağı ne dünyayla kavga etmek ne de kendini tüketmektir. olduğun gibi parlayıp, sessizce kendi varlığında derinleşmektir
uyumadan once hayal kurma isinin bokunu çıkardım 2 haftadır resmen dizi cekiyorum kafamda normalde hep yaptığım sey ama bu senaryo cok hosuma gitti bi turlu final yapamadım
hayatımın en zor döneminden geçerken herkesin odaklandığı tek şey ne kadar güçlü olduğumdu. başka seçenek mi bıraktınız anasını satiym. hayatınız uzaktan gözlem ve konuşmak:)
Çok yaşam koçu söylemi gibi olacak ama yürekten söylüyorum, layık olmadığınıza inandığınız herhangi bir şeyden vazgeçmedikçe layık olduğunuzu kendinize çekemiyorsunuz.Bunu tasavvuftaki kalp tasfiyesi nefis tezkiyesi gibi düşünebilirsiniz, gönlü arındırmadan güzel gelip oturmuyor.