A los 30 años, borracho y sin trabajo, me senté en el borde de la cama y pensé: "Anthony, no puedes seguir así".
Había llegado a Londres desde Gales con un sueño: ser actor. Pero el sueño se convirtió en pesadilla. El alcohol me controlaba. Perdía papeles, mi mujer me dejó, mis amigos me abandonaron. Pasaba los días en bares oscuros y las noches en camerinos vacíos.
Una noche, en 1967, entré en una reunión de Alcohólicos Anónimos. Tenía miedo. No del alcohol, sino de mí mismo. De la debilidad que sentía al pedir ayuda.
No bebí un solo trago en 57 años.
Después llegó la sobriedad. Y con ella, el trabajo. "El hombre elefante", "Los restos del día", "El Silencio de los Corderos... un Oscar y muchos premios. Una carrera que todavía hoy continúa.
Pero la fama no curó las heridas. Tuve que aprender a vivir conmigo mismo a aceptar mi pasado y a perdonarme.
Hace unos años, durante la pandemia, grabé un video que se hizo viral. Hablaba de no rendirse. Hablaba de la vejez, de la soledad, del valor de seguir adelante. No lo hice por fama. Lo hice porque aquel chico de 30 años necesitaba oír esas palabras.
Si hoy te sientes perdido, si el alcohol o cualquier otra droga te está destruyendo, pide ayuda. Yo lo hice. Y aquí estoy, medio siglo después, sobrio y contándotelo.
No hay vergüenza en caer. La hay en no levantarse.
Anthony Hopkins🇬🇧
Bir ÇEİS (Çimento İşverenleri Sendikası) eğitim gününden.
Bu buluşmada; memnuniyet, bağlılık ve tutundurma çevriminde yetenek ve kariyer yönetiminin nasıl konumlandığını ele aldık.
Çünkü kariyer, sadece bir ilerleme değil; anlam bulma yolculuğu
@Cimento_Isveren@peryondernek
Müjdat Gezen gibi bir üstada yapılanları kabul etmek mümkün değil. Organizasyonun hatalarını bu yaşta bir sanatçıya yüklemek ayıptır. Bu olay, bir çocukluk anımı canlandırdı. Babaannem elimden tutup büyük sinemaya götürmüştü. Sahnede gözlüklü takım elbiseli genç bir kişi şarkı söylüyordu. Babaannem bu kişinin adının Zeki Müren olduğunu söyledi. Konserin ortalarına doğru arka sıralardan birisi “ Helal Zekiye abla” diye bağırdı. Bunun üzerine Zeki Müren söylediği şarkıyı bıraktı ve şöyle dedi:” maalesef uzakta olduğunuz için yüzünüzü göremiyorum ama seslenişinizden çok kibar bir beyefendi olduğunuz anlaşılıyor efendim” herkes dönüp kınayan gözlerle o adama bakmaya başladı. Çünkü Türkiye henüz bugünkü kadar lumpen kültürüne teslim olmamıştı ve o adam azınlıktı. Şimdi sorun çoğunluğa geçmiş olmaları.
Türk milletinin karakteri yüksektir..!
Çanakkaleli tarih öğretmeni Cüneyt Sezen, İlber Ortaylı’nın Gelibolu’da defnedileceği yönündeki bilgiyi sosyal medyada görünce heyecan yaşadı.
Ancak daha sonra Fatih Camii haziresine defnedileceğini öğrenince, kendince bir görev üstlendi.
Sezen, Çanakkale şehitliklerinden topladığı şehit toprağını yanına alarak otobüse atladı, İstanbul’a geldi.
Getirdiği bu kutsal emanet, Ortaylı’nın Fatih Camii haziresindeki kabrine d��küldü.
Aynı zaman diliminde, aynı coğrafyada #İlberOrtaylı ile yaşamış olmak bir ayrıcalık. Onun bilgeliği sadece anlattıklarıyla değil, bıraktığı izlerle de kalıcı.Beni en çok etkileyen sözü “Kendini inşa edenlerin eğitim hayatı hiç bitmez”. Nur içinde olsun…
Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası ÇEİS tarafından düzenlenen akademi programı kapsamında “Stratejik İKY’nin Yeniden Keşfi ve Çalışan Bağlılığı” eğitimini gerçekleştirdik. Farklı şirketlerden gelen katılımcılarla düşünmek, tartışmak ve deneyim paylaşmak değerliydi #iky
Yeniden İstanbul Kültür Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Ekibiyle birlikteyim.
Uzun süredir emek verilen bir proje hayata geçiyor. Sürecin liderlerinden olmak güzel bir deneyim.
#myk#koçluk#ikü
@Bahcesehir BAUGO Platformu için büyük bir emekle ve BAUGO Ekibinin keyifli desteğiyle hazırladığım “İş Yaşam Dengesinde Kimlikler” eğitimi yayında. Platformda keşfedeceğiniz bir çok eğitim olduğunu da belirtmeliyim.
#İşYaşamDengesi#Kimlikler
https://t.co/jcNvNwcYgH
Bütün dünya günlerdir Punch’ı konuşuyor. Terk edilmişliğine, itilmişliğine, çaresizliğine, oyuncak bir maymuna anne diye sarılışına, maymunlara yemek veren görevlinin bacaklarına sarılıp onu bırakmaması için yalvarmasına üzülüyoruz.
Punch’ın hikayesi tıpkı bir ayna gibi bize kendimizi, yitirdiklerimizi, özlem duyduklarımızı gösteriyor aslında.
Kalabalıkların içindeki yalnızlığımızı;
Sonsuz sayıdaki bağlantımıza rağmen kaybettiğimiz gerçek bağlarımızı;
Ailesiz, vatansız, bayraksız, inançsız, dostsuz, yuvasız, vefasız vs. bir dünyada “fake” bir kucağa anlam yükleyişimizi;
Bunca yalnızlığımızın içerisinde koluna kanadına sığınacak tek şeyimiz olan “siyasi otoriteye” (aşımızı, işimizi veren) sarılışımızı;
İçinde yaşamaya mahkum edildiğimiz bu şefkatsiz dünyada, “yalnızlığımızın” otoriter yönetimlerin esas besleyicisi olduğunu”..
Konuyu biraz politik psikolojiye çekince galiba hepimiz biraz Punch’ız aslında…
Bakın bu günler iyi günlerimiz.. Güzel yüzlü kurbanlarımız olacak.. Hiç sebepsiz insanlar birbirini ve zavallı hayvanları öldürecek. Çünkü bu çağ dijital çağ değil öfke çağı.. Uyuşturucu, şiddet, pandemi ve yeni dünya düzeni şiddetiyle gelecek..
@Bahcesehir BAUGO Platformu için büyük bir emekle ve BAUGO Ekibinin keyifli desteğiyle hazırladığım “İş Yaşam Dengesinde Kimlikler” eğitimi yayında. Platformda keşfedeceğiniz bir çok eğitim olduğunu da belirtmeliyim.
#İşYaşamDengesi#Kimlikler
https://t.co/jcNvNwcYgH
Folia Sergisi Abdülmecid Efendi Köşkü’nde devam ediyor. Latince yaprak ve çılgınlık anlamlarını taşıyan “folia” sözcüğünden türetilen sergi teması; bitkiler, hayvanlar ve insanlar arasındaki etkileşimi yeniden düşünmemizi sağlıyor
#sanat#folia#abdülmecidefendiköşkü#etkileşim