Çektiğim ilk, 2. ve 3. Samanyolu fotoğrafları.. 🌌✨ (:
Samanyolu fotoğrafı çekmek tahmin ettiğimden de güzel bir duyguymuş. Kendim çektim diye mi bilemiyorum ama bakmaya kıyamıyorum da doyamıyorum da 😍💙 😇
İsrail onun dört çocuğunu öldürdü, bu yeterli mi? HAYIR.
İsrail onun iki ayağını da kesti, bu yeterli mi? HAYIR.
İsrail sağ gözünü çıkardı Bu yeterli mi? HAYIR.
İsrail onun tüm vücudunu yaktı Bu yeterli mi? HAYIR.
İsrail onu Gazze'de tedavisiz, 15 gün boyunca zor sağlık koşulları, acı ve çetin koşullar altında acı çekerek bıraktı.
Tek umudu Gazze'den çıkıp tedavi olabilmek..!!
Pendik Marmara eğitim ve araştırma hastanesinde yatan yeğenim Zehra Aslan için acil 0 rh(-) erkek kanına ihtiyaç var. Hastaneye gidip verebilecek olanlar lütfen ulaşsın.
Gazze’de gerçek ölü sayısı 193.000 ila 514.000 arası olabilir. Lütfen okuyun ve paylaşın.
Filistinli yazar ve bu süreçte defalarca bizzat Gazze’de bulunmuş olan Susan Abulhawa’nın dilinden aktarıyorum.
Gazze’de açıklanan 37.000 civarı ölü sayısı gerçek sayının yanından geçemiyor.
Soykırımın ilk haftalarında düzenli olarak artan rakam, son aylarda, vahşet azalmamış olmasına rağmen adeta sabit kaldı.
Peki neden?
Öncelikle açıklanan sayılar, sadece direkt bombardımanlarda ölmüş ve sonra hastaneye girişi yapılmış kişilerden oluşuyor. Ailesi tarafından gömülen veya cesedi parçalandığı için kimliği tespit edilemeyen binlerce kişi bu sayılara dahil edilmiyor.
İnsanlar, ölmüş yakınlarını hastaneye taşıyacak imkana sahip değiller. Tankların gölgesi altında ve maddi imkansızlıklar içindeler. O nedenle sevdiklerinin cenazelerini buldukları ilk yere gömmek zorunda kalıyorlar. Bu cenazeler, ölü sayısına dahil edilmiyor.
İsrail Gazze’deki bütün hastaneleri hedef aldı. Bu da, hastanelerdeki sunucuların hiçbirisinin sağlıklı çalışmadığı anlamına geliyor. Dolayısıyla Gazze vatandaşlarına dair çok büyük miktarda veri zayi oldu ve yeni veriler girilemiyor. Bu da ölü sayısını hakkıyla tespit etmenin önüne geçiyor.
Sadece doğrudan ateş altında ölenler sayıya dahil ediliyor dedik. Ama Gazze’de İsrail’in aylardır uyguladığı çok ağır bir abluka var. Dolayısıyla en basit ilaçlara bile ulaşım yok. Bu nedenle diyabet, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları ve kanser gibi kronik rahatsızlıkları olanlar, ilaca ulaşamadıkları için ölüyorlar. Bunlar da sayıya dahil edilmiyor.
Abluka nedeniyle temiz suya ve hijyen ürünlerine ulaşım olmadığından Gazze’de türlü salgın hastalıklar baş gösterdi. Bu sebeple ölen binlerce insan da sayıya dahil edilmiyor.
Bombardımanlarda yaralandıktan sonra, aslında kolayca iyileşecek iken tıbbi malzeme eksikliği yüzünden enfeksiyona yakalanan çok fazla sayıda insan oluyor. Bu enfeksiyonlar da sepsise ve ölüme yol açıyor. Bu ölümler de sayıya dahil değil.
Açlık ve susuzluk nedeniyle ölen insanlar da bu sayıya dahil değil. Özellikle yenidoğan bebekler ve özel beslenmesi gereken hastalarda bu sebeple ölüm oranı çok yüksek ancak bu ölümler de ölü sayısına dahil edilemiyor.
Enkaz altında kalan, İsrail tarafından kaçırılan, bir şekilde ölüsüne de dirisine de ulaşılamayan on binlerce insan bu sayıya dahil değil.
VE İSRAİL BU KARGAŞANIN ORTASINDA ÇOCUK KAÇAKÇILIĞI YAPMAYA VE FİLİSTİNLİLERİN ORGANLARINI ÇALMAYA DEVAM EDİYOR. Mağdurların ise tabii ki sayısı belirsiz.
Susan Abulhawa, İsrail’in uyguladığı bu etnik temizlik politikasının 7 Ekim’le alakası olmadığını ve Gazze’de 2006’dan beri uygulanan abluka ve yok etme politikasının devamı olduğunu söylüyor. Amaç ise Gazze’yi yerlilerinden tamamen arındırıp trilyonlarca dolar değerindeki gaz ve petrol yataklarına sahip olmak.
İsrail, dünyanın Gazze’yi unutmuş olmasından faydalanıyor. Eskiden gündem olan savaş suçları artık gündem olmadığı için birkaç günde bir okul ve hastane bombalayarak rahatça katliamlar yapıyor.
7 Ekim olayları ilk başladığında dükkanına “yahudi giremez” afişi asmıştı Mustafa abi. Belki birçoklarınız ordan hatırlarsınız.. Diğer esnaf için onlar niye yapmıyor diye kızıyordu. Aldığı tehditlere rağmen duruşunu bozmamıştı. Hakiki bir sohbet ehli, bir ağabeydir bizim için.
Filistinli iseniz bakkala veya okula, işe giderken İsrailli bir yerleşimci tarafından vurulmanız çok olağan. Üstelik işte böyle sizi yaralayan veya öldüren İsrailli yerleşimci hiçbir şekilde ceza almaz. Siz suçlanıp hapse atılmazsanız yine iyi.
Bir halk buna ne kadar dayanabilir?
Bu çocu��un ismi İssam Aqel daha 18 aylık ve ailesinden 32 kişi kaybetti, acil yurtdışında tedaviye ihtiyacı var.
Lütfen onun sesi olun ve en azından kurtulmasına vasile olun..
İsrail dün gece katliam yaptı!
UNUTMA DÜNYA!
FİLİSTİNLİLERİ CANLI CANLI YAKTILAR!
"Güvenli bölge" olarak gösterildiği için 100 binden fazla Filistinli'nin sığındığı bölge olan Refah, bütün dünyanın gözü önünde, hiçbir hukuk, kural, insanlık tanımayan İsrail'in saldırısına uğradı.
Dünyanın bütün "düzen kurucu" sözde kurumları yine olan biteni sadece seyretti.
Bütün iletişim kanalları İsrail tarafından kesildiği için Refah'ta gerçekleştirilen katliamda kaç cocuğun ve yetişkinin öldürüldüğü, kaç yaralının olduğu tam olarak bilinmiyor.
İsrail bütün hastaneleri bombaladığı için yaralılar acı içerisinde hayatlarını kaybediyor.
İnsanlık büyük bir imtihanın eşiğindeyken, dünyanın bütün sözde demokratik kurumları ve kurulları bütün dünyanın gözü önünde yaşanan katliam için sadece izleyici rolünde.
Ne gavurdan, ne ezik muminden...
Yardimi ancak Allah'tan...
Bi Gazzeli bana mesajında "insanlar bizi gerçekten umursasaydi bu yaşadıklarımızı görünce her şeylerini ortaya koyarlardi" demiş. Ne cevap vereyim? Onlar perişan oldukça biz de iki cihanin zelili olduk.
85 yaşındaki bu kadın bugün köpeklerin dişleri arasında parçalanarak feci şekilde can verdi!
Türk insanını 2024 yılında her ne sebeple olursa olsun sokaktaki vahşi yırtıcıların insafına bırakmayı tercih eden herkes bu cinayetin failidir.
Gazze'den Türkiye'ye dönen doktor Taner Kamacı, Gazzelilerin Türkiye'ye olan kırgınlıklarını anlatıyor: "Gazzeliler, Türkiye neden en azından ticareti engellemiyor? Bizi açlıktan öldürenlere Türkiye'den neden sebze- meyve gönderiliyor." diye soruyorlar."
Bazı kalpler, imanları ne kadar büyük olursa olsun, kuşların kalbi gibidir ve bütün bu manzaralara, bu büyük kayıplara dayanamazlar.
Gazzeli bir kadın, iki oğlu ve torunlarının yarısı şehit oldu, erkek kardeşi ve oğulları şehit oldu, bir kızı ile erkek kardeşinin yeğenlerinin uzuvları kesildi.
Onlar için o kadar çok ağladı ki, gözleri bu kadar acıyı ve acıyı görmeye dayanamadığı için görme yetisini kaybetti..
Bu gece doktorlar israilin katlettiği bir kadını kefenledikten sonra hamile olduğunu farkettiler, insan üstü bir çaba ile bebeği sağ olarak kurtardılar..
Gazze'de her türlü mucize yaşanıyor.
Tarih, Gazze'de kadınların Ramazan ayında oruçluyken dünyanın gelmiş geçmiş en alçak yaratıkları tarafından tecavüze uğradığını yazacak!!
57 Müslüman ülke de buna sessiz kaldığını asla unutmayacağız.
Tüm Müslüman yöneticilerini Allah'a havale ediyoruz.