Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
Haftalık Fon Radarım | Kaynak: TEFAS
İzlediğim fonlarda son 1 haftalık getiri sıralaması:
#DFI %+7,17
#TLY %+5,48
#TMV %+3,16
#PBR %+1,45
#PHE %+0,35
#RDF %-0,83
#TTE %-0,92
#HRZ %-1,51
#DOH %-2,09
Haftanın en güçlü 3 fonu ve portföyde öne çıkan hisseleri:
🥇 #DFI | Haftalık getiri: %+7,17
1. #IEYHO | %52,46
2. #ISKPL | %11,06
3. #LIDER | %0,53
4. #ECILC | %0,19
5. #TURSG | %0,03
🥈 #TLY | Haftalık getiri: %+5,48
1. #DSTKF | %22,85
2. #OZATD | %14,30
3. #PEKGY | %7,73
4. #TEHOL | %7,14
5. #TERA | %6,63
🥉 #TMV | Haftalık getiri: %+3,16
1. #DSTKF | %12,93
2. #OZATD | %12,28
3. #TEHOL | %11,41
4. #ANELE | %10,48
5. #SELEC | %5,43
Fonlarda ortak tutulan / beraber öne çıkan hisseler:
Tüm fonlarda ortak tek bir hisse öne çıkmıyor. Ama bazı fonlarda aynı hisselerin beraber taşındığı görülüyor:
- #DSTKF | #TLY %22,85 / #TMV %12,93
- #OZATD | #TLY %14,30 / #TMV %12,28
- #TEHOL | #TLY %7,14 / #TMV %11,41 / #DOH %18,40
- #ODINE | #PBR %10,28 / #PHE %9,17 / #TTE %15,39
- #ASELS | #TTE %18,87 / #DOH %11,91
- #LIDER | #DFI %0,53 / #DOH %9,79
Kısa not:
Bu hafta listenin açık lideri #DFI. #TLY güçlü kalmaya devam ediyor. #TMV de ilk 3 içinde ama TLY’ye göre daha sınırlı haftalık performans var.
Dipnot: bu güncelleme herhangi bir alım satım tavsiyesi içermez geleceğe yönelik bir planlama içermez. Sadece bir istatistik çalışmasıdır. Her hafta belirli bir günde göndermeyi planlıyorum bu çalışmayı. Hangi gün olsun ?
Myanmar'da Arakan eyaletinin neredeyse tamamı yerel direniş güçleri tarafından kurtarıldı.
Myanmar Ordusuna ait donanma üssüne de girilerek askerler esir alındı.
ABD'li bir kadın İ’srail ve ordusunun hasta olduğunu ürpertici bir dille ifşa ediyor:
• İ’srail, babasından bilgi almak için 10 aylık bebeğe işkence yaptı.
• Tahliye ettikleri hastanede ölü bebekler bulundu.
• Bütün orduları, toplumları hasta. Sonra bize Müslümanlardan korkmamız gerektiğini söylüyorlar.
İnsanlık tarihindeki en korkunç sahnelerden biri ortaya çıktı.
İ’srail'in Gazze'de binlerce insanı şiddetli kıtlık nedeniyle kumla karıştırılmış un toplamaya zorladığı an.
İnsanlığın öfkesini büyütmesi ve asla unutmaması gereken insanın kanını donduran o korkunç an.
Bir Filistinli gencin Dünya Kupası’nı coşkuyla izleyen dünyaya insanlığını hatırlamaya çağıran sarsıcı mesajı:
"Umarım Dünya Kupası'nın keyfini çıkarıyorsunuzdur. Biz ise 3 yıldır en önemli maçımızı oynuyoruz. Özür dileriz; birçoğumuz ölüyoruz ama sanırım artık izlenmesi sıkıcı hale geldik."
Stadyumlar doluyor, milyonlar ekranlara toplanıyor... Ama Gazze'de çocuklar, kadınlar ve siviller her gün bombardıman altında ölüm-kalım mücadelesi veriyor.
🚨 9 Ayda Tanınmaz Hâle Geldi:
Filistinli sporcu Moazaz Obayat'ın, İsrail hapishanelerinde geçirdiği 9 ayın ardından çekilen görüntüleri
Öncesi ve sonrası arasındaki çarpıcı değişim, tutukluların maruz kaldığı koşulları gözler önüne serdi
Bir Fetöcü asla şaşırtmaz…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Ortadoğu ve D.Akdeniz politikasını eleştirir..
İsrail medyası: “Eşsiz bir fırsat! NATO ve Avrupalı liderler Türkiye'ye haddini bildirsin” diye yaygara koparır.
İsrail’e ilk destek Fetöden gelir.
ABD'de yaşayan FETÖ'cü akademisyen Sinan Ciddi, İsrail'de yayın yapan i24 News kanalına katılarak Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan aleyhinde küstah ifadeler kullandı.
Adıyaman Nemrut Dağı bölgesi kırsalında, 26 poşet içerisinde yasa dışı yollarla 135 adet çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu şahıs, milliparklar ekiplerince yakalandı.
Biyokaçakçılık faaliyeti yürüten şahıslar hakkında toplam 2 milyon 97 bin liralık idari para cezası uygulanarak yasal süreç başlatıldı.
Yeterli değil. Bunlar biyoterörden sorgulanmalıdır.
Zira Kuvvetle muhtemel ki bu şahıslar, Türkiye’ye özgü çekirgelerin genleriyle ilgili bir araştırma yapmak için onları topladı.
Üstelik 2 gün önce İran’daki çekirge istilasından hemen sonra böyle bir vakanın yaşanması manidar.
Bugüne kadar bu profilde sayısız insana destek oldum.
Barbarians olarak birçok kişiyi tebrik ettik, önünü açtık, eğitim verdik. Kimisi kendi yoluna gitti, kimisi hâlâ bizimle. Ama iş dönüp bize geldiğinde destek verenlerin ne kadar az olduğunu görmek artık beni şaşırtmıyor.
Müzikte de böyleydi, finans dünyasında da böyle oldu.
Aylarca uğraşıp bir uygulama geliştirdim kendim. Yayınlamadan önce benim ihtiyacımı karşılıyor mu diye aylarca kullandım. İçinde sadece veri yok; yılların tecrübesiyle oluşturulmuş değerleme sistemleri, portföy takibi, gelir-gider analizi, borç yönetimi ve yakında eklenecek FIFO vergi hesaplama gibi özellikler var.
Sadece kullandığım verilerin bir kısmını bireysel olarak toplamaya kalksanız bile yıllık yüzlerce dolar maliyet çıkar.
Buna rağmen destek beklediğimden değil, sadece insan davranışlarını yıllardır gözlemlediğim için söylüyorum:
Çoğu insan emek verilirken ortada olmaz. Bir kişi bile hayırlı olsun demedi bizim ekip dışında 😂
Başarı görünür hale geldiğinde ise bir anda herkes ortaya çıkar.
Biz yine işimize bakacağız.
Her hafta videolar, makaleler, bültenler ve yeni projeler üretmeye devam ediyoruz hala.
Kimseye bir şey ispatlama derdimiz yok. Zaten olsaydı bu kadar video ve yazıdan bitmek bilmeyen bir marketing çıkardı. Bizim başarımızın 1/10’u olmayan insanların guru postlarını okuyorum her gün bu mecrada.
Üreten tarafta olmaya ve insanlara faydalı olmaya devam etmek yeterli bizim için.
OKUL MU DEVŞİRME MERKEZİ Mİ?
İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde öğrencilerin okul müdürünü sırtına dönerek konuşturmaması ve velilerin küfürlü protestoları sonrasında törenin iptal edilmesi çok konuşuldu.
Alman vakıflarından fonlu medyaya göre “Atatürkçü gençler gerici müdürü” protesto etmişti. Yaşananlar ülkenin en parlak öğrencileriyle, onlara gerici bir anlayışı dayatan müdürün şahsında Millî Eğitim Bakanlığı arasındaydı.
Öyle ya, ülkede ne kadar güzel şey varsa “dinci-gerici Atatürk düşmanı iktidar” ona düşmandı.
Oysa gerçek, otel odalarında basılan hırsızların peştamallarıyla örtemediği suçlar kadar ortada. Hakikat, maskelerle perdelenemeyecek kadar başka.
Bu okul İttihatçı Mehmet Nadir tarafından Numune-i Terakki adıyla 1884’te kurulmuştu. II. Abdülhamid’e darbe teşebbüsünde okulun merkezi bir rol üstlendiği ortaya çıktığında ise kapatılıp devletleştirilmişti.
Yani Türk Devleti’yle kan uyuşmazlığının tarihi kuruluşuna kadar gidiyor. Geçtiğimiz yıl okulun yatakhanesinin camından “İttihatçılar ölür İttihatçılık ölmez” yazılı pankartın sallandırılması aslında okulda fiilen hâkimiyet kuran “çetenin” neler yapabileceğini gösteriyordu.
Okulda Almanların etkisi 1950’lerde başladı. Fakat ülkenin en başarılı öğrencilerinin girebildiği liseye Alman Devleti’nin adeta çöreklenmesi 1997’de başladı. Ne tesadüf ki, bu sırada ülkede 28 Şubat darbesi yaşanıyordu.
Almanya ile yapılan anlaşma sonucu öğrenciler mezun olduklarında aldıkları “Abitur diploması” sayesinde Almanya’da istedikleri üniversiteye sınavsız girebileceklerdi. Böylece gençler sadece Alman kültürüyle hemhal olmakla kalmayacak, aynı zamanda devletin imkânlarıyla yetişip tüm birikimlerini Alman Devleti’nin hizmetine sunabileceklerdi.
Liseye giriş sınavlarında her yıl tam puan yapacak kadar zeki ve başarılı 150 Türk genci bu okuldan mezun olduktan sonra soluğu Almanya’da alıyor. Zaten Türkçe ve Tarih gibi birkaç istisna dışında tüm dersler Almanca olduğu için Türkiye’deki üniversite sınavlarında başarılı olma şansları oldukça düşük. Bunun için Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Sosyoloji gibi derslere Türkçe olarak ayrı bir mesai harcamak zorundalar.
Kavga da tam bu noktada patlak veriyor. Bakan Yusuf Tekin Abitur uygulamasının öğrencilerin yarısını kapsamasına dair bir çalışma başlatınca Alman Büyükelçiliği telaşa kapılıyor. Dışişleri Bakanlığı’nı atlayarak doğrudan okul idaresiyle görüşüyor ve uygulamanın aynen devam etmesini istiyorlar.
Yani törendeki protestonun arkasındaki asıl mesele bu.
Yusuf Tekin devletimizin yetiştirdiği çocukları kaptırmak istemiyor; Almanlar ise adeta bedavaya elde ettikleri bu insan gücünden vazgeçmek istemiyor.
Fonladıkları medya ve yetiştirdikleri monşerler aracılığıyla okulda adeta çete gibi hareket eden yapıyı öne sürmeleri bu yüzden.
İşte İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve Okul Müdürü Hikmet Konar, bu çeteye boyun eğmeyip dik durarak devletimizin itibarını korudular.
Almanya’nın ülke dışında benzer statüye sahip yaklaşık 140 okulu var. Fakat sadece Türkiye’deki İEL “devlet lisesi”. Diğerleri oldukça pahalı özel liseler.
Yani bu ülkelerde parası olana Almanya’da üniversite kapısı açık. Oysa biz devletin tüm imkanlarını seferber edip yüksek burslar verdiğimiz çocuklarımızı kendi ellerimizle bir başka devletin hizmetine gönderiyoruz.
Atatürk maskesi ise her yerde olduğu gibi burada da toplumu manipüle etmenin bir aracı. Oysa Atatürk bunun gibi tüm yabancı okulları çıkardığı Tevhid-i Tedrisat Kanunuyla devletimizin uhdesine almıştı.
O gün de başta Fransa olmak üzere, İngiltere, İtalya ve ABD Türkiye’ye ültimatom gönderip “müfredata karışma” diyordu. Atatürk hiçbirisini dinlemedi. Bir gecede kapattığı sadece Fransız okullarının sayısı 38'di. Okullar ancak yabancı bayraklar ve haç gibi dini semboller binalardan kaldırılıp MEB’e “tamamen” bağlandıktan sonra yeniden açılabildi.
İstanbul Erkek Lisesi mercek altına alınmalı.
Türkiye’nin en seçkin eğitim kurumlarından biri bu lise.
Alman Devleti’nin kontrolünde.
Almanya’ya beyin devşiriyor bu okul.
Bir de başka bir felaket daha var:
Kendilerine ‘Hiyerarşi’ adı veren bir grubun Müslüman öğrencilere baskı uygulayarak zorla ellerine alkol ve sigara verip fotoğraflarını çektiği ortaya çıktı.
Derhal müdahale edilmeli!
Bu nasıl bir rezilliktir!
@tcmeb@Yusuf__Tekin
1461: Fatih’in Rum Pontus’u Karadeniz’e gömdüğü tarih.
41461: Trabzonspor stadındaki koltuk sayısı.
Bu her Türk’ü heyecanlandırır,
Her İntikamcı Rum piçini rahatsız eder!
Rahatsız mı oldun? @ekrem_imamoglu
Turizm nasıl itinayla baltalanır konulu çalışma…
ABD'li yayıncı Auger, İstanbul'da taksiye bindi.
Auger, yaklaşık 300 TL'lik yol için taksicinin 50 euro (2.677 TL) isteğini kabul etti.
Taksici, yayıncının kartından 136 euro (7.282 TL) çekti.
İrlandalı Müslüman Robert Wilson:
"Batı, İslam’dan aşırılık nedeniyle korkmuyor.
İslam adil bir ekonomi, disiplinli bir hayat, güçlü aile yapısı ve bağımsız düşünce sunduğu için ondan korkuyorlar.
Mesele din değil, kontrolü kaybetme korkusu."