Polislerin uyguladığı şiddetin görsel veya video kanıtlarını çekildikleri mekan ve saat ile bu tweetin altında topluyorum. Destek olmak için siz de dmden görüntüleri atabilirsiniz
Namaz kılmasını bilmeyen, Türk milliyetçisi olmaz.
İnsan mantığına ters.
Gençler görüyorum, Türk milletçisiyim diye dolaşıyorlar ama hayatlarında bir camiye gidip namaz kılmamışlar.
Bunlar gerçeklerden kopmuş kitleler.
Yollarını tekrar bulmaları lazım.
Nato zirvesi biter bitmez her şeyi toplayıp, evlerin boyasını falan söküp eski haline getirsinler. CHP'ye oy verenler hizmet hak etmiyor. Mankurt Lavaş çorba kasesi heykeli koysun..
Yılmaz Güney’in, evinde sakladığı Mahir Çayan’ı sormak için kapısına polis dayandığında hiç yalan söylemeden; “Evet burada, üst katta.” demesi ve polisin onu ciddiye almayıp gitmesi... Kant onu tanısaydı kesin gurur duyardı. Ödev ahlakına, kategorik imperatif’e uygun eylem budur.
🔴 Selahattin Demirtaş:
“Geçmişte yanlış yaptık. Tüm hesabı Erdoğan’ın yıkılması, gitmesi üzerine yaptık."
"Oysa tümden reddederek değil gerektiğinde uzlaşarak yol almalıydık."
(Şamil Tayyar)
@mo_shawki2 They didn't want them to live. They forced them to sell their houses and everything else they owned.
Thousands committed suicide.
Just average turkish activities I guess. Uncivilized subhumans
🔴 Abdulkadir Polat'ın oğlu Yusuf Polat, Kızılcahamam Meclis üyesi Fatih Oral'ın kullandığı aracın kendisine çarpması sonucu vefat etti.
Polat, Oral'ın aşırı hız yaptığını ancak siyasi nüfuz kullanılarak olayın örtbas etmeye çalışıldığını iddia ederek adalet çağrısı yaptı.
Lavuk akıllıymış da burada kritik olan şu, Gusholder adlı sayfa basit bir iktidar aparatından başka hiçbir şey değildir, bundan böyle haberlerine o filtreyle bakılması gerekir
Bir ülke düşünün orman yangınlarından sonra yeniden ağaçlandırma ve fidan dikimi için bağış toplamaktan ibaret vakfın emekli gönüllülerini tutukluyor
İki dönemliğine Tema'nın Koç Üniversitesi öğrenci temsilciliğini yapmıştım okulda doğa kulübünü kurduğumda, beni de alın içeri
“NATO gözaltılar”ında yapılan sorgulardan bir kısım:
— “TKP/ML adına aldığınız silahlı, silahsız eğitim aldınız mı?”
+ Doç. Dr. Emel Memiş: “Ben bir bilim insanıyım. İthamların hepsi asılsız. Devletim, milletim için çalışan bir insanım.”
+ Tuğba Kiper: “Ben 79 yaşında bir vatandaşım. Türkiye'nin ilk kadın mühendislerindendim. TEMA vakfına doğayı ve çocuğu sevdiğim için çocuklara eğitim veriyorum.”
Fotoğraf: T24
Değerli Dizgin okuyucuları,
Dizgin Dergisi’nin kapanışına giden süreç, son birkaç gündür yaşanan olaylar, derginin statüsü ve hakkımda ortaya atılan iğrenç ithamlar hakkında bir açıklama yapmak istiyorum.
Dergimizin kapanması, iddia edildiği gibi tek başıma verdiğim bir karar değildir. Bu karar 6-7 aydır süren hizipçilik ve iç sabotaj sürecinin sonunda, dergiden istifa etmiş eski bir yönetici ile eski bir yazarın, istekleri yerine getirilmediği takdirde derginin sayılarını kitabevlerinden toplatıp çöpe atmakla tehdit etmesi üzerine, derginin devam etmesinin artık mümkün olmadığı kanaatine varılması sonucunda alınmıştır. 11 Haziran tarihinde, derginin güncel ve eski yöneticileri tarafından bu yönde ortak karar verilmiştir.
Bu tartışmalar, söylenenin aksine derginin kapanması üzerine değil, yayın hayatımıza son verdiğimizin yazarlarımıza ve dağıtıcılarımıza dahi duyurulmaması yönündeki ısrarı üzerine çıkmıştır. Ben derginin imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni olarak, bir yıldır dergimiz için emek veren yazarlarımızın ve gönüllü dağıtıcılarımızın bu kararı bilme hakkı olduğunu ve bizim de bunu duyurma sorumluluğumuz bulunduğunu savundum. Bu nedenle, güncel yönetim kurulunda 2-1 oy çoğunluğu ile alınan karar doğrultusunda, 15 Haziran günü dergimizin yayın hayatına son verdiğini yazarlarımıza ve kamuoyuna duyurdum.
Duyurunun ardından derginin eski yönetim kurulu üyeleri hakkımda itibar suikastine girişerek yazarlarımıza, dergiyi kendi keyfime kapattığım yönünde asılsız iftiralarda bulunmuşlardır.
Bununla da yetinilmemiş, 16 Haziran tarihinde eski yönetim kurulu üyeleri tarafından Dizgin Yayınları şirketinin kurumsal e-posta hesabı hacklenmiş ve imtiyaz sahibi olduğum Dizgin Dergisi’nin resmi hesabı yasadışı yöntemlerle gasp edilmiştir. Bunlar, Türk Ceza Kanunu’na göre suç unsurlarıdır.
Bu hırsızlık, gasp ve şahsıma yönelik itibar suikasti ile ilgili hukuki süreç başlatmak dışında bir seçeneğimin kalmadığını kamuoyuna duyururum.