Bir de şu soruyu soralım;
Türkiye'de 800 TL olan 1. kalite kiraz, Almanya'da nasıl (5.5 €) 290 TL oluyor?!
Bizim ürettiğimiz kirazı, Almanlar nasıl bizden üçte bir fiyata yerler?
Aynısını Almanya’da yaşıyorum. İstanbul’da çalışırken giydiğim kıyafetlerin hepsi burda overdressed kaldığı için tipik Alman kadını gibi kot pantolon üzerine tshirt işe gitmeye başladım bütün dişil enerjim söndü, insan arada bi elbise topuklu ayakkabı falan giymek istiyor ama hemen ofiste yargılar gözlerle bakmaya başlıyolar.
Ne güzel kolyelerim, küpelerim vardı hepsi dolapta bekliyor :(
'gölge döviz kuru' fiyatlaması (kafasındaki döviz kuruna göre), sürüm yerine fiyat odaklı telafi ve hala talep eden bir kesimin varlığı. Buradan çıkan sonuç, her politika her dönemde aynı sonucu üretmediği gibi, süresi uzadıkça komplikasyonlarının arttığıdır.
Orta büyüklükte bir hastaneyle Ege ve 9 Eylül’e son tekmeyi koçlar attı. İstanbulda olan duruma İzmir adapte olamamıştı fakat bundan sonra muhtemelen sağlık sistemi İzmir’de 180 derece değişecek
Muharrem “cehap çok bozdu, yönetimine müdahale ediliyor farkında değilsiniz” deyip parti kurunca tü kaka demişlerdi ama Özgür “cehap çok bozdu, yönetime müdahale ediliyor” deyip parti kurunca herkes normal karşıladı. her şeyin bi zamanı bi de kitleyi ikna etme noktası varmış cidden
Bu insülin bir noktada patlar gibi geliyor. Yüzyılın diyabet sorununa çareyi bizim manav asım kolayca erişip tezgah arkasında kendine iğne basabiliyorsa o işte sıkıntı ararım çünkü hayat bana çok büyük sorunları kolayca çözebilen şeylerde yamukluk oranının yüksekliğini öğretti.
Bu ozempic bir noktada patlar gibi geliyor. Yüzyılın obezite sorununa çareyi bizim manav asım kolayca erişip tezgah arkasında kendine iğne basabiliyorsa o işte sıkıntı ararım çünkü hayat bana çok büyük sorunları kolayca çözebilen şeylerde yamukluk oranının yüksekliğini öğretti.
Geçen gün bi kazak geldi kargoyla. Arkadaş da sordu ne aldın “kışlık bir şeyler aldım” dedim. Bu mevsimde alınır mı diyo. Olum asıl bu mevsimde kışlık alınır lan. Sezon bitince ucuza alır kenara atarsın
bayramda fark ettim ki milletin var ya kafa uçmuş uçmuş ruhen sağlıklı bir tane bile insan kalmamış çok iyi maaşı olan ticaret derdinde evi olan villa derdinde her hafta gezmemeyi hayat bitti olarak algılıyorlar ve bu insanlar z kuşağı falan da değil :D
Z kuşağı memurların çoğu böyle. Sadece adliyede çalışanlar değil tüm devlet kurumlarındaki yeni jenerasyon genç memurlarda yaygın bir şımarıklık, vatandaşı hor görme, hatta aşağılama üstüne bir de tembellik var. Memur olmak ve torpil bulmak için çalmadık kapı, öpmedik el bırakmıyorlar ama memur olunca da her vatandaşa her türlü zorluğu çıkarıyorlar ve işten kaytarıyorlar. 40 yaş üstü memurların olgunluğunu ve vatandaşa saygısını yeni memurlarda göremiyoruz.
Arda Güler ve Kenan Yıldız'a "yeniçeri" kostümü giydirsek bizi turnuvadan atar, bir ton da dümenden tarihi bilgi sıkarak ne kadar barbar olduğumuzu anlatırlardı.
İnsanlık suçlarını sabah kahvaltıda işleyen Vikingleri sırf üç tane dizi çekildi diye "vay be adamların savaşçı kültürüne bak" diyerek sahipleniyorlar.
Avrupalı iki yüzlülüğü tam olarak budur işte.