Oysa sorun tarihsel, maddi ve sınıfsaldır. Sermaye toplumu atomlarına ayırarak yönetiyor. Sosyalizm ise bu atomlaşmayı kırmanın, dağılmış hayatları yeniden ortak bir tarih ve mücadele duygusunda buluşturmanın adıdır.
https://t.co/QmckGQ9rN6
Semih Gümüş: Modası Geçmiş Edebiyat, Modernizm ve Postmodernizm Kıskacı
"Toplumun beklentilerini umursamadan bireyliğini kazanma kararlılığındaki insanlara karşı, postmodernizmin her şeyi eşitleyen dünyasını ayakta tutabileceğini söylemek safdillik olur."
https://t.co/vB5dfPve7f
@melville_teroru Fransızlara gönderme yapıyor muhtemelen. Robinson Cruise ilk 1719'da yayınlanmış. O tarihlerde Fransa'da ortaya çıkan pek de birşey yok gibi. Stendhal ile ciddi eserler verilmeye başlıyor. Neredeyse 100 yıl sonra. İç karışıklıklardan başlarını kaldıramamışlar ve felsefe önde hep.
@CepniOkur Conrad'ın Marlow'unda da Coleridge etkisi vardır. Anlatıcılar önemli ve gizemli halleriyle, okuyucunun yanıbaşında durup, anlatının kahramanlarından behsederek yazarı gölgelerler. Moby Dick, Karamazof Kardeşler, Muhteşem Gatsby gibi.
https://t.co/doGCRIzWMy
Profesör Hungerford, Blood Meridian'ı çözümlerken, kanonunun köklerine iniyor ve 10. dakikada Moby Dick ile olan bağlantısından bahsediyor.
Defoe’nun elinden çıktığı haliyle Robinson Crusoe romanı bölümlere ayrılmamış, keza içeriği haber veren açıklayıcı bölüm başlıkları hiç yok. Ama “modern” versiyonda var. "Düzeltmeler" bir yana, metnin "modern" halinde atılmış yerler var.
Yazının tamamı: https://t.co/pulf6Fwx6u
@kipplik Evrensel anlamda kültürün hunharca saldırıya uğradığı zamanlarda, McCarthy kalemiyle karşı saldırıya geçebilen, aslında aklı, varoluşu, insana özgü derinliği ve deliliği ortaya koyabilen büyük bir isim. Kaleminize sağlık. Çeviri tercihleriniz için de ayrıca teşekkürler.
@melville_teroru Melville için Hawthorne neyse, Dostoyevski için de Gogol odur. Hemen hemen ömürleri aynı zamanlara denk gelir. Poe Gogol'a daha çok uyar ayrıca. İkisi de 1809 doğumlu ve kısa ömürler. Dostoyevski ve Flaubert'in de aynı yıl 1821'de doğup, 1 yıl ara ile ölmeleri ve benzer güçleri.
Bu haftanın film/dizi önerileri: Oak Caddesi'nin Sonu The End of Oak Street), Fırtınadan Önce (Pressure), Hepsi Onun Suçu (All Her Fault), Yardım Çağrısı (Send Help) ve haftanın klasiği Garsoniyer (The Apartment)
https://t.co/bkTT195eru
@melville_teroru Çok doğru. Hepsinden büyük isim Balzac bile, çok yazarak nitelikten niceliğe doğru, ibreyi bir miktar kaydırmıştır. Ardılı Flaubert bunu çok iyi görerek, romanlarını ilmek ilmek işleyip, özkütlesi yoğun eserler vermiştir. Az ama öz. Bunu Balzac daha iyi yapardı. İsteseydi.
@ithakiyayinlari Önemli bir eser. Buna başlamadan önce diğer McCarthy eserlerini ve daha geri giderek, özellikle güneyden eserler vermiş ve dili benzeşen Faulkner, O'connor, McCullers, D. R. Pollock ve benzerlerinin de çalışmalarını da görmek faydalı olacaktır.
@mecezey İyi ya da kötü bir dosya gönderseniz de göreceğiniz muamele aynı. Acı verici. Belki çok büyük bir deha olmanız gerekiyor. O zaman da anlaşılamama ihtimaliniz var. Thomas Pynchon bizden biri olsaydı, Ahmet Ümit gibi, eserlerini yayınlatabilir miydi, emin değilim.
@melville_teroru Önemli tespitler. Pikaresk anlatılar Cervantes'den önce başlamıştı. Onları özgün bir forma sokup, bir bakıma iyice parodiye dönüşmüş pikareski damıtarak, ortaya büyük bir eser çıkardı. İlginç olan aynı tarihlerde, 1605 - 15 gibi Shakespeare'nin de eserler vermeye başlaması.