Breaking Bad dizisinde geçen bir bölümdü, "Bana dağıtılan elle oynamaya razı geldim."
Şule Gürbüz'ün "sonra üzerime bir tat geldi, halimi kabul geldi. Çok da
umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum. Bu hayatın kendisi bana olabilecek hayatların en mânâlısı geldi." dediği yer de burası. Bize daima daha iyi bir versiyonumuz var da, aksaklıklar, karşılaştığımız insanlar bizi bundan alıkoyuyor gibi bir algı yükleniyor. Oysa olup olabileceğimiz budur, bu kadarı da güzeldir. Sadece razı olmak gerekir. Bu da ancak sessizce olur.
tadına vararak kahve içebilmenin, birini can kulağıyla dinlemenin,pürdikkat kitap okuyabilmenin, dünyanın rengarenkliğine kapılıp savrulabilmenin,dinlenirken gerçekten dinlenmenin ve o anda olup biten her şeyin hissini…
bu çağ, bizden hepsini sessizce çaldı.
dünyadaki en güzel hislerden biri fark edilmektir. bu aralar suskunsun, bu yüzüğ�� ilk defa takıyorsun, bugün her zamankinden fazla sigara içtin, fazla ışık seni rahatsız eder, bu kahve sana acı, gözlerini kaçırdıysan bu konu seni üzüyordur. ben buradayım demek zorunda olmamak..