TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
Ahh be Denizcim...O alaturka tuvalet var ya...Yaşlılar, hamileler, engelliler için öyle bir dert ki...Benim üç ayım alaturka tuvalet mücadelesiyle geçti.Sonunda çözüm olarak bana ortası delinmiş bir plastik koltuk verdiler. Bu çözümünde delik hizalama ve stabiliteyi sağlama sorunları vardı... Dilekçelerimden bıkmış olacaklar ki sonunda klozet olan bir hücreye geçtik...Bu arada o koltuk kuyruk sokumu kırığım için çok kullanışlı oldu...Sağolsunlar...
İyi olmana çok sevindim...
Nedendir bilmem içerde günler geçmek bilmiyor da haftalar aylar çok çabuk geçiyor...Geçiyor yani...Geçecek...Kitaplar, defterler, kalemler (bize renkli kalem yasaktı teröristiz diye) ve de boncuklar en iyi dostlar...Bu arada dışarıda o güzel annen babandan gayrı bir sürü anan, baban, kardeşin, teyzen, amcan, arkadaşın, yoldaşın oldu...Hepimiz seni çok seviyoruz...Sayende herkes biraz dilini yumuşattı...Toplumun mizah duygusu geri geldi sanki...Toplu terapi etkisi yaptın...Umudu,gülerek direnmeyi, cesareti hatırlattın...
Sırf bunun için bile sağolasın Deniz'im...💜💜💜 @idgoktas
Komedyen Deniz Göktaş Erdoğan'a "diktatör" demiş, Kur'an'a "son kitap" denmesiyle ilgili espri yapmış.
Cumhurbaşkanı’na hakaret ve dînî değerleri aşağılama suçlamasıyla tutuklanıp cezaevine gönderilmiş. Buna da şükür!
Şeriatla yönetilen bir ülkede olsaydı, katline fetva verilip idam edilirdi.
Deniz Göktaş'ın suçu tek adam rejimine karşı dik durmak, Saray yalakası olmamak!
Saray yalakaları gibi "Bakara makara" yapsaydı, dinle alay etmiş sayılmaz, Bakan veya Büyükelçi yapılırdı!
Avukat Afşin Hatipoğlu:
“Bugün yanıma biri geldi. ‘Ben Ekrem Bey’in şoförüyüm. Adım Zekai. Nisan ayında tahliye oldum. 8,5 ay cezaevinde yattım’ dedi.
‘Suçunuz ne?’ diye sordum.
‘Suçum yok. İddianamede adım bile yok’ dedi.
‘Hatta ben değil, nöbetleşe çalıştığımız diğer şoför Recep’in de iddianamede adı yok. İkimiz de 8,5 ay cezaevinde yattık’ dedi.
Casusluk Davası içi bomboş bir davadır.
Ama hakimler bunu teslim etmeye korkuyor.
Gerçekten yazık.
Yargı ne hale getirildi.
Bir kişi bir dönem daha Cumhurbaşkanı seçilsin diye ülkenin tüm ayarlarıyla oynadılar.
Ama mızrak çuvala sığmıyor.
Hakikat mutlaka kazanacak...
🔴 İmamoğlu'nun davalarını izleyen AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor:
🗣️ "Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
🗣️ "Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmek istemiyorduk. Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor."
Mahkeme başkanı, Merdan Yanardağ'ı tanımıyor. 'İsminiz neydi, siz kimdiniz' dedi!"
Salim Şen: "Mahkeme heyeti, topyekün olarak değişmiş durumda. İlk duruşmayı yapan başkan tayin oldu, gitti. İki üyenin ikisi de değişti. Savcı da değişti. Buradan adil yargılama çıkarmak söz konusu olamaz.
Bugün bambaşka bir heyet; sanıklarla ilişki kurmamış, olayı bilmiyor."
Gazeteci Mustafa Özdemir, Venezuela depreminde Türk firması Summa'nın yaptığı 192 bloklu sitenin 160'ının yıkıldığını, 800 ölü ve 600 kayıp olduğunu duyurdu.
Şirket kurucularından O. Özer Özkan, 5 ay önce CB Erdoğan'dan Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülü almıştı.
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, gözaltı sırasında servis edilen kelepçeli görüntülerle ilgili konuştu: "Beş kez yürüttüler. Önden çekimlerde hep gülümsedim. Gülümseyen görüntümü vermemek için arkadan çekilmişi vermişler. Film platosu gibiydi. Aynı sahneyi 4-5 kez yürüdük"
https://t.co/NidxdbsHAn
Bakın bu çok önemli bir olay.
Hacıosmanoğlu’nun yalan söyleyerek hukuka aykırı şekilde kasaba kurmak istediği alan hem arkeolojik sit, hem ulusal öneme sahip sulak alan hem de kesin korunacak hassas alan statülerinin tamamını barındıran paha biçilmez bir bölge.
Buna rağmen, “milli takım oyuncularına villa tahsis etme” kılıfı altında burayı talan etmeye kafaya koymuşlar.
Oysa bölgede ne yeterli su kaynağı var ne de bu yükü kaldırabilecek bir kanalizasyon altyapısı mevcut.
⚠️ Hüseyin Çelik’ten AKP’lileri kızdıracak ‘Abdülhamit’ sözleri:
• TRT’nin ‘Payitaht’ dizisi beni çok rahatsız etti.
• Devletin imkanlarıyla bir tarih dizisi hazırlıyorsunuz, bu ülkenin tarihiyle taban tabana zıt bir dizi. Elbette birilerini rahatsız eder.
• Hayatı boyunca neredeyse Cuma selamlığı dışında sarayın dışına çıkmamış Abdülhamid, elinde silahla düşman kovalıyor. İngiliz büyükelçisi tokatlıyor.
• Öyle bir Abdülhamit yok. Yaşamadı.
• Bizde ilahlaştırma diye bir hastalık var.
• Muhafazakar camia, Kemalizm karşısında bir Hamidizm çıkardı. Ben ikisine de karşıyım.
• Ben, Sultan Abdülhamit’in sansürcülüğünü, para gözlüğünü ortaya koyduğum zaman Kemalistler dört köşe oluyor.
• Sultan Abdülhamit, Türk eğitimini modernize etmeye çalışan adamdır. Batılı okulları kuran adamdır. Bunları görmemezlikten gelmek nankörlük olur.
• Ama bunlarla beraber, Abdülhamit istibdatçıdır, kendisi gibi düşünmeyen adamlara hayat hakkı tanımayan adamdır.
• Sultan Abdulhamit’in İslamcı bir politikası var. Bizim muhafazakarlar o yüzden seviyor. Ama onunki samimi bir müminin Müslüman kardeşliğini öne çıkarmak için yaptığı bir İslamcılık değil.
• Pragmatik bir İslamcılık.
• Sultan Abdülhamit rom içiyordu. Torunları söylüyor. Saraya alınan içeceklerin listeleri var.
• Sultan Abdülhamit’in babası Abdülmecit de alkolik derecesinde içiyordu.
• Sultan Reşat hatıralarında ‘Pederim bize haber gönderirdi; Şehzadelerim toplansın işret etsinler’ diyor. İşret etmek, kafayı çekmek demek.
• Bunlar halife diye hatasız, günahsız demememiz lazım.
• Muhafazakar camianın tarih anlayışı iki kişiden gelir; Necip Fazıl Kısakürek ve Kadir Mısıroğlu.
• Necip Fazıl tartışmasız çok iyi bir şairdir. Ama çok kötü bir siyaset ideoloğudur. Raporları okuduğunuz zaman saçınızı başınızı yolarsınız.
• Kadir Mısıroğlu da eften püften bir adam değildi ama o da gerçeği ortaya koymaktan ziyade inandığı ideoloji için belge arayan bir adamdı.
• İttihatçı düşmalığı da var bu camiada. İttihatçılar Abdulahamit’i devirdiği için…
• İttihatçıları Türk ordusunu Almanlara teslim etmekle suçluyoruz ya bu teslimi Abdülhamit yapıyor.
• Sultan Abdülhamit öyle 7 düvele karşı savaşan birisi değil. Bir tane savaş var; Tesselya Harbi. Yunanistan, Osmanlı için sabah kahvaltısı olmayacak bir yer.
• Ufacık yer için Abdülhamit’e övgüler, Gazi ünvanı vermeler falan.
• Girit, Kıbrıs, Rumeli, Kuzey Irak kaybedilmiştir.
• Sultan Abdülhamit zamanında kaybedilen topraklar, bugünkü Türkiye’nin iki katından fazladır.
• Ekonomi felakettir. Abisi moratoryum ilan etmişti. Moratoryum devletin iflas etmesi demek.
• 40 defa dış borç alınmıştır Osmanlı’da, 20’si Abdülhamit zamanında.
• İskilipli Atıf’ın Sultan Abdülhamit’e yazdıklarını taşa yazsa taş çatlar. Tüm ulema Abdülhamit’e karşıdır.
• Milli Mücadele’yi küçümsemek aklı başında bir insanın yapacağı şey değil. Mustafa Kemal de Milli Mücadele’nin komutanıdır.
Özgür Özel'in bu ziyaretleri mitinglerden daha etkili. Halkla doğrudan ve samimi bağ kurabiliyor, nereye gitse ardından binler yürüyor, herkes derdini anlatıyor, evine davet ediyor. Kayyum CHP'sinin asla ulaşamayacağı bir siyaset bu. Zaten bunun için butlan düğmesine bastılar.
O sırada Selcen Çatlı’nın melek babasının işlediği suçlar;
- Uyuşturucu kaçakçılığı (1984)
- Abdi İpekçi cinayeti (1979)
- 7 TİP’li öğrencinin katledilmesi (1978)
- Görevli polise ateş etmek (1977)
- 16 Mart katliamı (1978)
- Uyuşturucu kullanımı (Ölümünden sonra yapılan otopside kanında kokain tespit edilmiştir)
Sandıkta yenemedikleri Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını gasp eden akıl, bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencinin hak ettiği diplomaya el uzatıyor.
Bir öğrenci, paraşütle gelmiş, atanmış bir öğretim üyesiyle fotoğraf çektirmek istemediğini söylüyor.
❓Cevap ne oluyor? “Benimle fotoğraf çektirmiyorsan diplomanı iki hafta sonra alırsın.”
❗Yetmiyor, ertesi gün öğrenciye 5 yıl üniversiteye giriş yasağı veriliyor!
Şırnak Üniversitesi Rektörü “Ben yüce irademle böyle takdir ettim.” “Sadakati olanları işe alacağım tabii ki.” diyebiliyor.
❗Ülkenin her kurumunda kendine küçük iktidar alanları kuranlar; üniversiteleri kendi mülkü, öğrencileri kendi tebaası sanıyor.
CHP hakkında bölge mahkemesi'nin verdiği karar, Anayasa Mahkemesinin partiler hakkında verebileceği kararlardan çok daha ağır bir karar!
Anayasa Mahkemesi, Siyasi Partiler Yasası'nın 108 inci maddesini 2010 yılında iptal etti.
Yasada oluşan boşluk konusunda bir düzenleme yapılmadı.
Bir siyasi partinin artık AYM kararıyla temelli kapatılması mümkün değil!
Böyle bir dava ile karşılaşan parti, yasal boşluk karşısında, kendini fesheferse dava düşüyor.
Söz konusu parti, aynı ad, aynı tüzük ve aynı isimlerle kurulup, yoluna devam edebiliyor.
Partiler için güvence oluştursun diye AYM yetkilendirilmiş iken, bölge mahkemesi verdiği kararla anayasayı alt üst etti!
#CHP