Depremden sonra yalnızca “bir bina yıkıldı” demek yeterli değil. Yapı güvenliği, imar politikaları ve denetim eksikliklerini tekrar tekrar sorgulamak ve gündeme getirmek önemli. Umuyorum ki can kaybı yoktur🙏
��antiye şefliği artık teknik sorumluluk değil, bürokratik bir hayaleti andırıyor.
Sahada olmayan bir şef, denetlenmeyen bir süreç, ölüme açık bir zemin…
❗️Maalesef ki bu düzen sadece hatalı değil; sistematik olarak öldürücü.
Şantiye şefliği, mühendisliğin yüz akı olması gerekirken, bugün aleni bir sahtekârlığın adı oldu.
Azımsanmayacak bir kesim tarafından imza atılıyor, para cebe konuyor, şantiyeye ise uğrayan yok.
Fake GPS programlarıyla konum ayarlanıyor, ikinci bir telefon hattıyla e-devlete giriş yapılıyor vs.
Ortada ne kalıp kontrolü var, ne demir, ne iş güvenliği, ne diğer işler...
Kâğıt üstünde şef var ama sahada kimse yok. Sorarsan prosedür tamam. Bu sistemde imza, ruhsata değil; doğrudan mezar taşlarına atılıyor.
Ve bu düzen göz göre göre sürüyor. Bu yalnızca görev ihmali de değil üstelik, bu; mühendislik yeminine yapılmış açık bir ihanet.
#herşantiyeyebirşef #17ağustos
@efenerbahce_ İşçilerin bu şartlarda çalışmayı ‘tercih’ etmesi değil, başka çarelerinin olmaması asıl sorun. Kimse elini yakma pahasına çalışmak istemez. Güvenceli çalışma koşulları ve aşırı sıcaklarda insani düzenlemeler olursa, kimse ekmeği ile sağlığı arasında seçim yapmak zorunda kalmaz.
Şanlıurfa’da inşaat işçileri 45-50 °C sıcaklıkta çalışmak zorunda kalıp, elleri yanmasın diye inşaat demirine su döküyorlar.
📌Türkiye’de aşırı sıcaklarda çalışma koşullarını düzenleyen özel bir yasa hala yok.
Ormanlar yanınca ciğerimiz yanıyor, binalar çökünce hayatlarımız…
Türkiye’nin en büyük eksiği doğal afetlere hazırlıktır. Umarım tüm yangınlar bir an önce kontrol altına alınır🙏
Depremde binaların alt katları neden yok oluyor?
Çünkü geniş alan uğruna zemin kattaki duvarlar kaldırılıyor. Bu da o katı en zayıf halka yapıyor. Sonuç: Yıkım önce, yumuşak katın oluştuğu zemin kattan başlıyor. Hatay'da fotoğraflanan yapının deprem öncesi ve sonrası görselleri:
Türkiye'de bir deprem ortalama her 15 dakikada bir olur. “Büyük deprem” ise beklenendir, sürpriz değildir.
Herkes fay hattını konuşur ama en büyük risk: Zemin ve yapı kalitesi.
Fay değil, bina öldürür.
Hatay İskenderun'da çektiğim fotoğrafta göründüğü gibi yapı kirişinin çelik profillerle bu şekilde güçlendirilmeye çalışılması kesinlikle hatalı bir uygulamadır. Yapı elemanının zımbalama sonucu daha çok hasar almasına sebebiyet verebilir. Sizin çevrede böyle yapılar var mı?
@fatihamc12@dunyadantip Her taşıyıcı elemana farklı şekillerde uygulanabilecek birçok güçlendirme seçeneği var. Yapınız için hangisinin uygun olacağına ancak uzmanın incelemeleri sonrasında karar verilebilir.
Fotoğrafı Malatya’da çekmiştim, tüm duvarları patlamış durumda olmasına rağmen, ağır ya da orta hasarlı denilemez. Yapının hasar durumu taşıyıcı sisteminin aldığı hasarın derecesine göre değerlendirilir. Tüm duvarları yıkılmış da olsa taşıyıcı sistem sağlamsa yapı sağlamdır.
@Metin80593828 Haklısınız. Çelik, sünek bir malzeme olduğu için deprem dayanımı daha yüksektir. Keşke yeniden yapılan şehirleşmeler sizin bahsettiğiniz gibi konutlardan oluşsa
Depremin, Hatay Samandağ’daki yapının ana taşıyıcı elemanlarından biri olan kolonu ne hale getirdiğine bakın!
Köşe kolonda burkulma ve çekirdekte ezilme görünmektedir. Yapının tamamı incelenmeli, mümkünse güçlendirilmeli mümkün değilse yıkılmalıdır.
@NurullahCelk Kolonda burkulma meydana gelmiş. D tipi hasar olarak değerlendirilip ağır hasar verilmiş büyük ihtimalle. Yapıya deprem performans analizi yapılarak karar verimesi daha uygun olacaktı.
@NurullahCelk Eğer ki yapı az katlıysa ve yapıda bu kolon hasarından başka hasar yoksa, cephe kolonu olduğu için güçlendirmek mümkün olabilir. Ancak bu söyleyebilmek için tüm yapı tamamen incelenmelidir.