Düzgüncüğüm, Tolkien bir İngiliz filoloğu. Eski İngilizce Batı Cermen lehçelerinden türediği için Tolkien de worldbuilding sırasında Cermen dilinden çokça istifade etti. Isengard, Proto-Batı Cermencedeki "demir" (isarna-eisen) ile "gardaz" kelimelerinden türemiş bir yer adı örneğin. Gundabad da yine Proto-Batı Cermencedeki "Gund" yani savaş ile "búð" yani "yerleşim/kamp/ordugâh" kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Hikâyede de bir Ork kalesi olduğundan aslında hâyli sade ve literal bir kullanım. Kuzen evliliklerinin kognitif gelişim üzerindeki etkileri isimli çarpıcı sunumun için yine de teşekkür eder, eski İngilizce eğitimi görmüş bir filoloji mezunundan aldığın bu ücretsiz dersle karşılığını bir nebze gördüğünü umarım.
konuya o kadar yanlış bir yerden bakıyorsunuz ki, elma ile armudu karşılaştırmışsınız. Alanınız nedir bilmiyorum, ama mesela bir aktara gidip tüm bitkisel yağladan alıp, fakrlı kanser hücreleri üstüne damlatıp Q_PCR ile gen analiz yapıp yılda 40 makale basarsam çalışan ama "bilim insanı "olmayan birisi olursunuz, teknisyenlik
Sergen Yalçın gelen adamları ve gelecek oyuncuları görünce gelmek istiyormuş
Bizi en kötü zamanımızda bu adam aldı bu adam sırtlandı bizi
Ole yi hiçbir yere göndermiyoruz sizde hiçbirlere gelmiyorsunuz
Ole yi size yedirmeyiz
Sürece yazık etmeyiniz!
Bu tarihi fırsata yazık etmeyiniz!
Süreci enfekte edecek dilden kaçınınız!
Masada çözülemeyecek hiç bir sorun yoktur.
“Birlikte inşa etme” çağrısı, herkesin taleplerine açık olmayı gerektirir.
Birlikte müzakere etmeyi gerektirir.
“Ya dediğime gelirsiniz, dediğimi kabul edersiniz, ya da gereğini yaparım!” tavrı, birlikte inşa anlayışına aykırıdır.
Gün, ölümü değil hayatı dayatma günüdür.
Gün, savaşı değil barışı dayatma günüdür.
Dervişin sabrına ihtiyacımız var.
Entegrasyon bir günde olmaz.
Entegrasyonun bir tek formülü de yoktur.
Gönüllü entegrasyon için herkesin gönlünü bir diğerine açması şart.
Birbirine kulak vermesi şart.
Güvensizlikleri ortadan kaldırmak için bu şart.
Güvenlik kaygısı giderilmeden ve gönüllü entegrasyon için gerekli inandırıcı adımlar atılmadan sözle hiç bir sorun çözülmez.
Birlikteliğin gerektirdiği inşa sürecinde de birlikteliğin somut bir biçimde gösterilmesi şart.
Farklı talepler ve farklı mülahazalar olacak ki demokratik ve çoğulcu bir temsil sisteminin anlamı olsun.
Güvensizlikler ortadan kaldırılmadığı sürece silah çözüm aparatı olarak görülmeye devam edecek.
Oysa silah, hiç bir sorunun çözümü değildir.
Silahı herkes zihninde gömmeli evvela.
Silahla çözüm, daha çok kan ve gözyaşını beraberinde getirir çünkü.
Silahları ebediyen gündemimizden çıkartacak tarihi bir fırsatı yakalamışken hepimize kazandıracak bir barış ve kardeşlik ülkesini inşa etmeye çalışmalıyız son sürat.
Oturup birbirimizle konuşmalıyız.
Taleplerimizi masada çözecek olgunluğu gösterebilmeliyiz.
Kim ki gayrı davranırsa işte o vakit mücrim olur, bozguncu ve müfsit olur.
#SONDAKİKA
💥 Şap Aşısı Skandalı: Binlerce Hayvan Telef Oldu!
Türkiye’nin birçok ilinden gelen haberler, çiftçileri ve hayvan yetiştiricilerini isyan ettirdi.
Şap hastalığına karşı uygulanan toplu aşı kampanyasının ardından binlerce büyükbaş ve küçükbaş hayvanın telef olduğu iddia ediliyor.