Timur Soykan: İlk defa biz Türkiye’ye bunu duyurduk. Dedik ki bu olayın arkasında ne olabilir? Ne olabilir yani? Çok karmaşık bir hikaye.
Şimdi arkadaşlar İBB davasında bir tane parayı yakalayamadılar ya yolsuzlukla ilgili yani hiçbir delil yok para yoksa delil yok zaten. Milyar dolar bunlar yolsuzluk yaptı diyorsunuz para nerede? Buharlaşmaz ki para yani ya da böyle yakılmaz ki bir yerde bulursunuz onu.
Şimdi bunun olmadığına bazıları da ikna olmuş demişler ki ya bu para olmalı yani demişler ve Erhan Karaal'ı kaçırmışlar.
Meğer bundan kaçırılmış adam. Adamı alıp götürmüşler kafasını kapatmışlar. En son bir yere götürmüşler, bir yere kapatmışlar adamı.
Ve adama sürekli şunu söylemişler.
"Sen Kültür AŞ’desin sizde 300 kilo altın varmış, 300 kilo altını ver…"
Arkadaşlar iddianame boş olunca efsaneler de böyle büyüyor o ülkedeki yeraltı dünyası da bunları gerçek zannediyor."
Kurtlar Vadisi'nin Nesrin'i İpek Tenolcay, Nesrin karakterinin günlük hayatına etkisini anlattı.
◻️Yıllarca ben otoparka para ödemedim. Çünkü gidiyorum, ‘Hoş geldin Nesrin Yenge.’ Çıkıyorum, parayı uzatıyorum; ‘Hayatta olmaz yenge. Çakır abiye selam.’
◻️Bunlar komiklik olsun diye anlattığım şeyler değil. Benim hayatım bir süre böyle geçti.
◻️Bunun böyle olacağını tahmin etmek de çok zor olmasa gerek. Dizinin yayınlandığı gün sokaklar bomboş oluyordu. Herhalde bir de maçlarda oluyor böyle.
Çin'de gece 2.30'da tamamen insansız çalışan otonom marketi deneyimleyen Türk gezginin şaşkınlığı:
🔶 Çin'de şimdi öyle bir şeye denk geldim ki beni inanılmaz şaşırttı.
🔶 Çin'in teknolojik, yapay zeka ve güvenlik olarak öyle bir seviyeye geldiğini gösteriyor ki bu, gerçekten şaşkınlıkla karşıladım.
🔶 Kapının önüne gelince şurada bir anons beliriyor ve yukarıda bir kamera çalışıyor.
🔶 Telefondan uygulamayı açtım, kapıdaki QR kodu okutuyorum ve kapı açılıyor, bakkalın içine giriyorum.
🔶 Kasa bölümünde uygulama "QR kodu okut" diyor, okuttum.
🔶 İşlem bittikten sonra "öde" diyorum, şifremi giriyorum ve ödemeyi hemen alıyor.
🔶 Suları elime aldığımda sistem beni anons etti ve "şu an çıkabilirsin" dedi.
Sertab Erener "incelikler" şarkısının hikayesi:
+22'sinde tüydüm. Bir adam buldum Boğaziçi Üniversitesi'nde, gidip evlendim. Sonra olmadı zaten, boşandık.
+Levent'le biz müzik yaparken, aa bir baktık, biz seviyor muyuz acaba birbirimizi falan derken evlendik.
+Sonra ben kolit ameliyatları vesaireler... Levent Bey'in beyin kanaması geçirmesi.
+Ben onun hemşiresi, o benim doktorum oldu. Evliliğimiz tabii ki son buldu, yani hiçbir şey kalmadı kadın-erkek ilişkisine dair.
+O süreçte ben başka biriyle tanıştım ve sağ olsun erkek egemen medyamız beni "kötü kadın" ilan etti. Çünkü evini işte yıkan kadın gibi oldum.
+Bir taksiye blindim bir yere giderken. Adam böyle dikiz aynasından bana baktı, "Siz Sertab Erener misiniz?" dedi. "Evet" dedim. "İnin arabamdan" dedi.
+Ben de indim, ne yapayım? Adam istemiyor arabasında.
+Sezen'le (Aksu) oturduğumuzda bu şarkının sözlerini yazdı, bestesini ben yapmıştım. Dedi ki: "Bu şarkının sözü incelikler yüzünden olsun. Bir kız çocuğu, o benim."