Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimliği,
%66 engeli bulunan yol arkadaşımızı, sendikal tercihinden dolayı makam gücünü kullanarak sağlığıyla oynamak suretiyle sürgüne göndermiş; epilepsi tanısı bulunan arkadaşımızın rutin devam eden klinik tablosu bozulmuş, epileptik nöbetlerle sağlık durumu kötüleşmiştir.
Senin vicdanın yok mu?
Kudretin varsa, milletin sağlık çalışanlarına zulmetme çık karşıma ve açıkça sendikacılık yap!
Sicili kusurlu şahıs hakkında ulusal ve uluslararası tüm hukuki süreçler başlatılacak, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’ya bilgilendirme yapılacaktır.
Çalışanlara çağrımızdır:
Bu illegal uygulamalara ve şahıslara karşı susmayın, korkmayın ve birlik olun.
Tüm teşkilatımız hazırdır, tüm seçenekler masamızdadır; susmayacağız!
@iloankara@hepsen_2020
#KayseriŞehirdeMobbingvar
@saglikbakanligi
Kayseri Valimiz Sayın Gökmen Çiçek’e sesleniyoruz,
Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi, millete kıt kanaat imkânlarla hizmet sağlayan çalışanlara eziyet etmektedir.
Şahsın geçmişi incelendiğinde, geçmişte yaşananlar ve mevcut durumun acı tablosu net bir şekilde görülecektir.
Kamu sağlık sisteminin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için Valiliğimizin ivedilikle sürece müdahil olması, çalışanlarımız adına talebimizdir.
@Nurtenakbdk91@kayserivaliligi@saglikbakanligi
Bu tabloya bakıp vicdanı rahatsız olmayanın kanından şüphe ederim.
Biz her şeyi göze aldık!
Mesele, haysiyet meselesidir!
Çağrımızdır:
Kamuya bağlı sağlık kurumlarında görev yapan;
●227 bin 420 hemşire,
●57 bin 910 ebe,
●Sayıca yüz binleri geçen sağlık profesyoneli arkadaşlarım:
Sarı sendikalarla aranıza mesafe koyun!
Direngen ve tek bir geri adım dahi atmayacağımız eylemlerimize katılım sağlayamasanız bile, hepimizi bu duruma düşüren sarı sendikaların tamamından desteğinizi çekin.
Sarı sendikacılık bir ahlak sorunudur.
Çekilmemek üzere geleceğiz.
@hepsen_2020
#SONDAKİKA | ANKARA BİLKENT ŞEHİR HASTANESİ'NDE BÜROKRATIN ŞİKAYETİYLE HEMŞİRELER TOPLU CEZALANDIRILDI!
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde (@ankarasehirhast) yataklı servise alınan bir hastanın göğüs tüpünün yerinden çıkması üzerine başlatılan soruşturmanın faturası, yoğun bakım hemşirelerine kesildi.
Üst düzey bir bürokratın şikayetiyle başlayan süreçte, Sağlık Bakanlığı (@saglikbakanligi) bünyesindeki kurumda 24 saatlik nöbete zorlanan 25 hemşireden 21'ine 'dinlenme molası' kullandıkları gerekçesiyle disiplin cezası verildi. Doktorlara işlem yapılmayan olayda, HEP-SEN'in (@hepsen_2020) araya girmesiyle kınama talepleri uyarı cezasına çevrildi.
🔗 Detaylar: https://t.co/xghNrQCnVk #Ankara #BilkentŞehirHastanesi #Hemşire #SağlıkÇalışanları #Gündem
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğünün almış olduğu karar ve çözüm odaklı yaklaşımı yerinde ve doğru buluyoruz.
Kurumun içinde bulunduğu personel ihtiyacı "Hemşire Açığı" bu derece ortadayken ayaktan birimlerin, yoğun bakım ve servisleri desteklemesi kaçınılmazdır.
Özellikle tekniker kadrolarında hemşirelerin çalışması, ilgili tekniker PDC'lerinin boş bırakıldığı görülmektedir. Bu durum hem sağlık hizmetlerinin niteliğini hem de personel istihdam planlamasını olumsuz etkilemektedir.
Birçok hastanede;
Radyoloji, Anestezi, Diyaliz, Ameliyathane, Laboratuvar, Patoloji, Tıbbi Görüntüleme, Kan Alma
Elektronörofizyoloji gibi alanlarda tekniker ihtiyacı bulunmasına rağmen bu alanlarda hemşireler görevlendirilmektedir.
Tekniker kadrolarında hemşirelerin görevlendirilmesi kısa vadede hizmet ihtiyacını karşılıyor gibi görünse de uzun vadede hem hemşire açığını artırmakta hem de tekniker istihdamını olumsuz etkilemektedir.
Boş tekniker PDC'lerinin gerçek ihtiyaç doğrultusunda doldurulması, meslek unvanlarına uygun görevlendirme yapılması ve personel planlamasının bilimsel esaslara göre yürütülmesi; sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracak, çalışan memnuniyetini destekleyecek ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır.
@TCAdanaValiligi@drmemisoglu@saglikbakanligi@sagliklicozum@adana_ism@drhalilnacar@adanasehireah@hepsen_2020
Kahrolsun Sarı Sendikacılık!
2026 ilk altı ay: %11
2026 ikinci altı ay: %7
2027 ilk altı ay: %5
2027 ikinci altı ay: %4
Parti sendikaları ile buraya kadar!
#memurusattınız@hepsen_2020
Deprem Değil, İhmal Öldürür: Bilirkişi, Sağlık Bakanlığı'nı %95 Kusurlu Buldu!
6 Şubat depremlerinde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yıkılması sonucu 8'i hemşire 72 kişi yaşamını yitirmişti.
Bilirkişi raporu çok ağır:
📌 Sağlık Bakanlığı %95 kusurlu
📌 AFAD %5 kusurlu
Deprem güvenliği açısından risk yıllar öncesinden bilinmesine rağmen gerekli önlemler alınmamış.
İhmalin bedelini sağlık emekçileri ve vatandaşlar canlarıyla ödedi.
Sorumlular hesap vermeli.
#6Şubat #Hatay #SağlıkEmekçileri #Adalet
@hepsen_2020@saglikbakanligi
Las guardias de 24h se diseñaron para una época en la que "estar de guardia" significaba literalmente estar disponible en el hospital por si surgía una emergencia real mientras dormías o descansabas.
Hoy son 24 horas de trabajo a destajo sin parar. Ya no funcionan.
Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde görev yapan, HEP-SEN Gaziantep Şehit Ufuk Karataşlı Şubesi Yedek Yönetim Kurulu Üyemiz, meslektaşları tarafından çalışkanlığı, güler yüzü ve yardımsever kişiliğiyle sevilen Hemşire Ali PARLAK'ın, nöbeti sırasında geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Görevine adanmışlığıyla gönüllerde iz bırakan kıymetli meslektaşımız Ali PARLAK'a Allah'tan rahmet; başta ailesi ve yakınları olmak üzere, çalışma arkadaşlarına, HEP-SEN ailemize ve tüm sağlık camiasına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
@gaziantepism@CengizGokceKdcH@hepsen_gantep
Biricik çalışkan meslektaşımız Binlerce çocuğun kurtarıcısı Ali miz Nöbeti sırasında Şehit olmuştur.
Allah Rahmet eylesin Tüm camiamızın
başı sağolsun.
@hepsen_2020@hepsen_gantep
Genel Başkanımız Sayın Yunus Şimşek, 'Türkiye Geneli Yetki Turu' kapsamında ziyaret ettiği Muş Devlet Hastanesi önünde gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
@ynsmsek@hepsen_mus@MusDevlet@saglikbakanligi
HEP-SEN'in Haklı Mücadelesi Sonuç Vermeye Devam Ediyor!
Kurulduğumuz ilk günden bu yana sağlık çalışanlarının güvenli, insani ve bilimsel standartlara uygun koşullarda çalışabilmesi için mücadele ediyoruz.
Yaptığımız idari başvurular, açtığımız davalar, gerçekleştirdiğimiz basın açıklamaları, sahadaki eylemlerimiz ve kararlı sendikal mücadelemiz sonucunda önemli bir kazanım daha elde edildi.
23 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle birlikte palyatif bakım servislerinde;
✅ Her 7 yatağa 1 hemşire veya sağlık memuru,
✅ Her 7 yatağa 1 palyatif bakım klinik destek elemanı
görevlendirilmesi zorunlu hale getirildi.
Bu düzenleme, yıllardır savunduğumuz bir gerçeğin kabul edildiğini göstermektedir:
📌 Sağlık hizmetleri standartsız yürütülemez.
📌 Hasta sayısı, iş yükü ve çalışan sayısı bilimsel ölçütlerle belirlenmelidir.
Ancak bizim için bu yeterli değildir.
HEP-SEN olarak hedefimiz;
📍 Servislerde,
📍 Acil servislerde,
📍 Ameliyathanelerde,
📍 Polikliniklerde,
📍 Laboratuvarlarda,
📍 Görüntüleme birimlerinde,
📍 Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde,
📍 Tüm sağlık ve sosyal hizmet alanlarında,
iş yüküne dayalı bilimsel personel standartlarının oluşturulmasıdır.
Tüm sağlık meslek mensupları için görev tanımlarına, hizmet yoğunluğuna ve bilimsel iş yükü analizlerine uygun personel standartları belirlenmelidir.
Çünkü eksik personel;
❌ Hasta güvenliğini riske atar,
❌ Hizmet kalitesini düşürür,
❌ Tıbbi hata riskini artırır,
❌ Çalışan tükenmişliğini artırır.
Dün "olmaz" dediler.
Bugün Resmi Gazete'de yayımlandı.
Yarın sağlık hizmetlerinin tüm alanlarında bilimsel personel standartlarının oluşturulmasını da birlikte başaracağız.
💙 HEP-SEN mücadele eder, HEP-SEN sonuç alır.
Meslektaşlarımızı HEP-SEN'in haklı mücadelesine güç vermeye davet ediyoruz.
HEP-SEN Her Adımda Fark Yaratan Sendika.
Türkiye'nin En Genç ve Dinamik Yeni Nesil Sağlık Sendikası
🌐 https://t.co/5De2NnFS9S
☎️ 0216 759 44 14
🎥 Medya Ağımız:
👉 https://t.co/ApGyCSurPg
#HEPSENVarsaUmutVar #SağlıktaStandartŞart
#HEPSENMücadeleEderSonuçAlır
#BirlikteBaşaracağız #NedenHepsen
Bir sağlık profesyonelinin yaptığı hata elbette görmezden gelinemez ve yaşanan olayın başta bebek ve ailesi olmak üzere herkesi derinden üzdüğü açıktır. Ancak tekil bir olay üzerinden yüz binlerce hemşireyi zan altında bırakan, mesleğin tamamını hedef gösteren yaklaşımlar da adil değildir.
Hemşireler; yetersiz istihdam, ağır iş yükü, uzun nöbet saatleri, fiziksel ve psikolojik tükenmişlik gibi zorlu koşullar altında sağlık hizmeti sunmaya çalışmaktadır. İnsan unsurunun bulunduğu her alanda hata riski tamamen sıfırlanamaz. Buna rağmen her gün binlerce hemşire kritik hastaların yaşamına dokunmakta, sayısız komplikasyonu önlemekte ve sessiz kahramanlıklar sergilemektedir. Ne yazık ki bu başarılar çoğu zaman haber değeri taşımazken, münferit bir hata tüm mesleğin üzerine gölge düşürecek şekilde sunulabilmektedir.
Sağlık hizmetlerinde amaç suçlu aramak değil, hataların nedenlerini bilimsel yöntemlerle analiz ederek hasta güvenliğini güçlendirmektir. Meslek mensuplarını toplumsal linçe maruz bırakan değil, sorunların kök nedenlerine odaklanan sorumlu bir yayıncılık anlayışına ihtiyaç vardır. Hemşireler de insandır; emekleri, fedakârlıkları ve insanüstü gayretleriyle birlikte değerlendirilmeyi hak etmektedir.