Her şeyin var. Gücün var, paran var, nüfuzun var, şöhretin var. Yedi ceddine yetecek kadar var da var. Ona rağmen doymuyorsun. Öyle hayvanî bir doyumsuzluk şehveti içindesin ki onca fukara, aç, zayıf, ezilmiş, garip guraba insanın önündeki bir lokmayı da alıyorsun. Ufacık rızkına da göz dikiyorsun, ölüm kalım, zor günler için kenara koyduğu üç kuruşluk yatırımına da çöküyorsun, binbir emekle, çileyle gireceği işine, pozisyona kendi uzantılarınla dolduruyorsun.
Yalnız lokmasını değil rızkını, hakkını, geleceğini, başarısını, ümidini her şeyini çalışıyorsun insanların.
Açgözlülük; öyle bir bir pislik ve veba ki yalnız bireyi değil toplumsal huzuru, adalet sistemini, kardeşlik ve barış ortamını kolektif bağı ve gelecek ümidini alaşağı ediyor.
Bir kişi değil, binlercesi. Fikri yok, ideolojisi yok, dini yok, şekli şemali yok, her kılığa girecek bir mizaç bu. Bu marazlı mizaçların soyu kurutuluna dek, kursaklarından garibanın hakkı olan her kuruş tahsil edilene dek ıslah edilmesi gerekiyor. Başka yolu yok.
Fatma Betül Sayan Kaya, 'Yapmadım' dememiş. Lafı çevirip affını isteyerek milyarlar cebinde kurtulmaya çalışıyor. Olmaz öyle, cevap vereceksin. Fona koyacak 163 milyon lirayı nereden buldun? Fondaki soyguna nasıl, kim tarafından ortak yapıldın? Vurgun planını nasıl yaptınız? Vurgunla elde ettiğin milyarlar nerede? Bu tezgahtaki diğer siyasi ortakların kimlerdi? Neden gözaltına alınmıyorsun?
OSMANLI'DA TÜRK SÖMÜRÜSÜ CİLTLER DOLUSU KİTAPLARA SIĞMAZ!
☑️Neden Osmanlı'da Müslüman Türkler fakirliğin dibini yaşarken, Boğazın iki yakasında ve Marmara denizinin çevresindeki yalılarda köşklerde Yunan, Ermeni, Yahudi ve Levanten Hırıstiyanlar yaşıyordu?
☑️1930lara kadar Anadolu'da doktor, Eczacı hatta köy bakkalları bile Ermenidir!
Osmanlı neden Türklerin Doktor, Eczacı veya iş adamı olmasına izin vermedi? Neden Türklerin okuma-yazmasıza izin verilmedi!?
☑️Osmanlı neden Hırıstiyanlardan az Türklerden çok vergi alıyordu?
☑️Osmanlı neden İstanbul'a girişlerde Yunan'dan Errmeni'den vize istemiyordu ama Türklerden iki kefilli vize istiyordu?
☑️Neden o dönem 12 bankanın biri bile Türklerin değildi?
Hatta geçtim banka sahipliğini bankada memur hatta bekçi bile Türklerden değildi?
☑️Galata Bankerlerinden biri bile Türk değildi ama Halife Padişahlar bunlardan faizle para alıp yatırımlarını bunlara emanet ediyorlardı?
☑️Yemen'den Fizan'a bitmek bilmeyen savaşlarda ömür tüketen, kırılıp yok edilen Anadolu'daki Türk kimin umurundaydı?...
Yemen çöllerinde iki İstanbul nüfusu yatıyor! Yemen'de 380 yıl ne için savaştırıldık?!!
Akadların devamı Sami İstilasına yenik düşmüş beyinlerinizi esir almış İngiliz adına çalışan etki ajanları siyasiler uyduruk kıytırık tarihçi bozuntularına inandınız ama açıp bir satır bile okuyup Yemen Ağıtlarını dinlemediniz!
☑️Osmanlı'da petrolün önemi 1876 yılında 2. Abdülhamit'in tahta çıkmasıyla anlaşılmaya başlanmıştı peki nerede idi Osmanlı, nerede idi Cennet Mekan diye öve öve bitiremediğiniz padişahınız efendiniz Almanı İngilizi Petrol paylaşırken Osmanlı topraklarında neredeydi Sultan?!
Ben söyleyeyim nerede olduklarını!
Cennet Mekan padişahınız(!) ll. Abdülhamit; İngiliz ve Almanlar Petrol ile uğraşırken Rum Zarifi ve Ermeni Asani isimli bankerlerle şahsi servetini yönetmekle meşguldü yani padişahınız efendiniz bu petrol olayını devlet yönetme olayını kişisel servetinin yönetimi olarak uyguladı.
Oysa daha 1871 yılında Almanlar, Osmanlı topraklarındaki petrol potansiyeliyle ilgili bir rapor hazırlamışlardı...
☑️Dünya petrol çılgınlığı yaşarken, 1875 yılında mali sıkıntıya düşen Osmanlı İmparatorluğu, 1876 yılında ödemeleri durdurur ve 1881 yılında Düyun-u Umumiye idaresine teslim oldu, bunun nedenini araştırsana, Atatürk ve cumhuriyete saldıracağına mankurt oğlu mankurt.
☑️Bir İngiliz Tüccar Osmanlının içine düştüğü durumu söyle anlatır:
“Osmanlı Devleti, adeta memleketin zararı pahasına üç beş tefeci ve zenginleşen birkaç paşanın çıkarlarını korumak için varlığını sürdüren bir devlet konumuna gelmiştir.”
☑️18. yüzyılda Osmanlı'da ciddi para sıkıntısı baş gösterdi.
Osmanlı devlet adamları, 1784'te Fas'tan, 1789'da da Felemenk’ten borç istediler.
Bu girişimler sonuçsuz kaldı. Osmanlı, borç para bulamayınca, paradaki altın gümüş oranlarını azaltıp paranın (sikkenin) ayarını düşürdü. Hatta paraları kırpmayı, parçalara bölmeyi bile denedi. 1808-1830 arasında altın sikkelerin biçim ve adı 35 kez, gümüş sikkelerin biçim ve adı 37 kez değişti.
☑️Para bulamayan Osmanlı piyasaya hem kâğıt para hem hazine bonosu yerine geçen “KAİMELER”çıkardı. Ancak para sorununa bir türlü çözüm bulunamadı.
☑️Bunun üzerine Osmanlı yabancı sermayeye kapılarını açtı: 1838'de Baltalimanı Ticaret Antlaşması'nı imzaladı. Yabancı tüccarlar için gümrükleri yüzde 5'e düşürdü. Böylece Türk pazarları yabancı mallarla doldu. Osmanlı, 1856'da (Islahat Fermanı'yla) yabancı sermaye yatırımlarına, 1867'de de yabancıya toprak satışına izin verdi.
☑️Abdülhamid ve Banker Zarifiler ile Osmanlı borç, faiz, borsa batağına girdi.
Azıcık aklın varsa oku; çünkü bugün ile dünkü Osmanlı arasında bir Fark olmadığını ve bu duruma göre batmamızın yakın olduğunu anla ve sesini yükselt!
☑️ Sonuç: Onbinlerce polis, asker ve öğretmenin kanı kurumadan Bebek katili apo itine villa yaptırıp statü vermeyi tartışmak ne demek!! tarihten öğren de tarihin acı dramlarıyla birlikte tekrar etmesin, tekerrür etmesin.
İzleyip paylaş lütfen
Ben mahkememizin sonuçlanmasından sonra sosyal medyadan uzaklaştım. Neticede 23 yaşındaki abim gözlerimin önünde katledildi ve ben aylarca adalet savaşına girdim. Yas tutmak ve kafamı toplamak istedim. Ama her zaman takipteydim yasaları, ölen çocukları. Bir süredir X suça sürüklenen çocuklar(!)’ın aileleri de ceza alsın diye yıkıldı.
Bugün abimin katillerinin annesinin röpörtajını izledim. İHA haber ajansı bugün 23 yaşında ailesini korumak isterken katledilen abimin, katillerinin annesi ile röpörtaj yapmış :).
Kamera karşısına çıkıp adaleti ve devletin hakimlerin savcıların onay verdikleri cezaları eleştirebilecek kafayı nerede buluyorlar?
Cesaretleri cezasızlıktan geliyor. “Ben bugün burada bunu konuşurum” “Birini öldürür 2 sene yatar çıkarım” “ssç indirimi” diye diye yemediğiniz bok kalmadı.
Utanmadan kamera karşısına çıkıp bıçaklar onlardaydı diyebiliyorsun, oğlumu darp ettiler üzerlerine kapandım diyebiliyorsun. Sizin darp raporlarınız nerede?
Sen oğullarına çivili sopa vurulurken üzerlerine yatmışsın ya, senin darp raporun nerede?
“Oğlum Ahmet Emir’in kafasına çivili sopalarla vurulmuş ve ağır şekilde darp edilmiş. Baş dönmesi yaşıyormuş. Fenalaştığını anlayınca kardeşi Samet’i aramış”
kamera kaydı görüntülerini bir türkiye izledi ellerinde bıçakları birbirlerine verebilmek adına ne kadar hızlı hareket ettiklerini tek tek izledik.
Bugün abimin katillerinin annesi kamera karşısına çıkıp “oğlum bir hata etti, mecbur kaldı, birinin canına kıydı, ben cezaları beğenmedim, adalet yanlış.” diyerek sosyal medyadan kamuoyundan destek istedi. ve buna izin veren katil yakınlarına mikrofon uzatabilen İhlas Haber Ajansınında 3 kuruş para için vicdanlarından olduğunu ben bugün kendi gözlerim ile şahit oldum. O kadar çok aileyle tanıştım ki ben bu süreçte. 50 yaşındaki kadınlar sesimi duyuramadım diye ağlıyor, haber ajansları o acılı anneleri red mi etmemiş, sosyal medyada haber mi yapmamış. Bir bir şahit oldum. Ama katil yakınlarına mikron uzatabilmişler bugün.
Ben aşağıya eklediğim fotoğrafları unuttturmam dedim aylar önce bu platformda. 14 yaşındaki sözde çocuğunuz arkadaşının başına silah dayayıp fotoğrafı çekildiğinde neredeydin sen?
Gerçi senin gibi anadan da öyle çocuk anca çıkardı. :)
Ahmet Emir Zeynal-9 suç kaydı
Battal Samet Zeynal-9 suç kaydı
Taha Yahya Zeynal-5 suç kaydı
Babaları Cemal Zeynal-2 suç kaydı
arsız arsız cezalarını hak etmediklerini düşünüyorum dediğin çocuklarının suç kayıtlarına baktın mı?
Biz aylarca yasa çıksın dedik, aileleri de ceza alsın dedik. Biz dedik ki o mahkemede katil savunanlar yarın katil olur dedik.
Senin o çocuğum dediğin şeytan mahkemede iki üç kez soktum bıçağı cümlesini dinlerken ciğerimizde hissettik o bıçağı.
Şimdi makyajını yapıp kamera önünde poz kesip adalet çığlığı atman bize sökmez.
Biz aylarca o çığlığı attık gerek şehir şehir gerek adliye adliye gezdik.
Üç kuruş içinde şu haberi karşımıza koyan İhlas Haber ajansını da aşağıya etiketleyin. Belki görür de evladını kaybedip kendi kendine çırpınan anaları babaları görür de bir röportaja gider ses çıkartır. Tabi bu saatten sonra yerse :))
bahsettiği suçsuz yavruları buyurun;
@ihacomtr
Arkadaşlar,yarının belirsizliği sizi umutsuzluğa sürüklüyorsa,Secde Suresi 17.ayeti hatırlayın:“İnsan kendisi için saklanan nimetleri,gözlerini kamaştıracak güzellikleri bilemez.”Belki de endişeyle baktığınız gelecekte,hayal bile edemeyeceğin kadar güzel şeyler saklıdır. Sabredin
Özlem Zengin’in “Türkiye’nin şartları müsait olduğunda emekli maaşları gözden geçirilecektir” sözü, gerçekten ironik bir tablo çiziyor.
Yerde can çekişen bir insanın karşısında “Allah’ın gazabı böyle olur işte” diyebilen, kalp krizi geçiren bir milletvekiline el-kol sallayıp çemkiren Özlem Zengin’den, emeklilerin çilesini, geçim derdini, açlık sınırındaki maaşlarını gerçekten anlayıp dertlenmesini beklemek, en hafif tabirle komik olur.
Merhametini yitirmiş birinin, “şartlar müsait olursa” diye milletin en kırılgan kesimine umut satması, vicdanen kabul edilemez.
Emeklilerimizin hali ortadayken, “gözden geçirilecektir” demek yerine önce kendi vicdanını gözden geçirmesi gereken kişi, maalesef kendisi.
Bu ülkede emekliyi, yaşlıyı, geçim mücadelesi verenleri gerçekten önemseyen bir anlayışa ihtiyacımız var; laf cambazlığına değil.
D020 kara yolunda yalnızca Hasdaldan Göktürk girişine kadar ışıklandırma mevcut. İHL yolu burası ve Göktürk sonrası ışıklar yanmıyor deli bir yağmur ve kısım kısım kar yağışı mevcut bu zamanda yanmayacak da bu ışıklar özel birileri geçerken mi yanacak? @KarayollariGM
Oğlum Emirhan Gültekin, doktorların kutsal mesleğine leke süren caniler tarafından hayattan koparıldı. Ortada neye göre yazıldığı belli olmayan, savcının bile tamamını görmediği bir bilirkişi raporu var.
@tokcem@sermetgungor@Necdet27341465 En basitinden çilek kullanmak zorundayım bugün 300e alırken yarın 500e alabiliyorum kilosunu günlük değişiyor. Kışın geçen yıl 1000 liraya aldığımı biliyorum her şey o kadar değişken ki. Çikolata kullanıyorum her ay zam. Geçen ay 1800e alırken bu ay yine zam gelmiş 2300 olmuş.
@eerrssiinnee @solakoglu Artı yemek kartı geldiğinde de Trendyol komisyon alıyor, bir de bu %40ın üzerine yemek kartına %6 veriyorsun erken ödeme alayım dersen de +%4 daha komisyon veriyorsun.
Daha önce paylaştığım tweetimde sizlere yaşadığım deprem felaketi sonrası her iki bacağımı kaybettiğimi ve yeniden hayata tutunabilmem için biyonik proteze ihtiyaç duyduğumu anlatmıştım. Bu süreçte Valilik aracılığıyla kampanya başlatılması için resmi başvuruda bulundum. Ancak ne yazık ki protezin özel olması gerekçesiyle başvurum reddedildi.
Benim için bu protez sadece yürümek değil; özgürlüğümü geri kazanmak, sevdiklerime kavuşmak, ihtiyaçlarımı bağımsızca karşılayabilmek ve hayallerimin peşinden gidebilmek anlamına geliyor. Bu nedenle umudumu kaybetmeden hukuki süreci başlattım.
Biliyorum ki yol uzun ve zorlu olacak. Ama aynı zamanda inanıyorum ki dayanışmayla, birlikle, imkânsız gibi görünen engeller bile aşılabilir. Bu yolda bana güç veren şey de sizlerin desteği.
Atacağınız en küçük adım bile benim için büyük bir umut demek. Bir RT, bir paylaşım, doğru kişilere yönlendirme ya da sadece yanımda olduğunuzu hissettirmek… Hepsi benim için çok değerli.