Dün Erken, Yarın Geç, Şimdi Zamanıdır!
🖊️Ergin ATABEY
Bu sefer rolümüzü layıkıyla oynamak için hem riski hem fırsatı dikkate alıp stratejik mücadele dönemine yüklenirsek varlığın özgürlüğü sağlanabilir.
https://t.co/LvL0FoyCU1
Teşhir ve saldrılara karşı elştiri kültürünü yaymak gerekiyor. Dost eleştirilir, düşman değil. Eleştiride amaç dostu yüceltmektir. Aynı amaçta birleşmişler dosttur. Amaca ulaşmanın yollarını açmak, çoğaltmak ve ENGELSİZ kılmak için yapılır. Bu; sözle, bakışla vb. yürekten yapılır
Aynısı dikkatimi çekti; etiketledikleri kişiler. Bir de "sözde" çok bağlı olan insan böylesi kültürsüz bir şeyi yapmaz. Çünkü çarenin pratik mücadele olduğunu bilir. Bu daha çok itibar suikastı gibi. Çünkü insana dair çok az şey kaldığı için yalan doğrunun yerine geçiyor.
Bahsedilen hesap iyi niyetli olsa ve operasyon hesabı olmasa şu alçakları etiketlemez…
Hesap Almanyada açılmış. Almanyada olan bir “Apocu”nun böyle bir ifşa yapması ihtimal dahilinde bile değildir. Çünkü eğer anlattıkları doğru olsa zaten partiye rahatça rapor ederdi ve bu raporu veren kişinin kim olduğu bilindiği için o iddiaları anonim hesapla ortaya koysa bile kimin olduğu ortaya çıkardı.
“53 Alevi yazar” bildirisi DEM Partinin LGBTİ bireyleri yönelik tavrına yönelik linç ve bu sözde “ifşa”lar aynı merkezin planı: yeni yapılanma ve inşa sürecinde Kürt özgürlük hareketinin büyük çıkış yapması şimdiden önlenmek isteniyor !
Özel savaş propagandasına karşı uyanık olmak gerekir .
Bu alçak Hüseyin Yıldırım PKK’ye yönelik ” 87-88’de “sandviç operasyonu” ile dışarıdan imha planının içerideki uzantısıydı. PKK’yi tasfiye planının içerideki uzantısıydı. PKK’yi tasfiye edemeyince Avrupada Fatma ile birlikte PKK’ye alternatif “PKK Devrimci Birlik” diye parti kurdular ve PKK kadrolarını kendilerine katılmaya davet ettiler ama hiçbir karşılık bulmadılar çünkü tek hedefleri PKK’yi çökertmekti.
Ne Kürdistanda mücadele yürütme ne de savaşma iradeleri ve istekleri vardı.
Olof Palme cinayetinin PKK üzerine kalmasında büyük payı oldu.
Ne PKK’ye alternatif bir çizgi ortaya koydu ne de bunun çabasını harcadı!
Ömrünün son anına kadar “Apo diktatör” “Apo kötü” demekten başka hiçbir şey yapmadı…
Kürt halkı bu haset adama dair hiçbir şey hat��rlamayacak adı bile bilinmeyecek büyük Kürt toplumu içinde…
68 kuşağı liderlerinden Sarp Kuray:
📌Tarihin bu döneminde Öcalan'la yürüyeceğim.
📌Öcalan meseleyi her zaman beraberlik ruhuyla ele aldı.
📌Kürt meselesi çözülmeden Türkiye’nin demokrasi meselesi çözülemez.
📌Türkiye’de zincirin ana halkası Kürt meselesidir.
Oğullarının mezarını önce bir ekranda gördüler. Sonra Wan’dan Gabar’a, o görüntüdeki toprağı bulmaya gittiler.
21 yıl sonra mezarının başındaydılar. Kuru otları ayıkladılar, toprağına su verdiler.
Bazı kavuşmaların sesi çıkmaz.
Siz hiç 1000 yıldır devam eden bir düğün duydunuz mu?
Pir Şaliyar: 1000 yıllık düğün!
İran’ın Hewreman bölgesindeki Kürtler, yaklaşık 1000 yıldır Pir Şaliyar düğünü geleneğini sürdürüyor.
İmralı Sekreteryası üyesi Veysi Aktaş, dünya çapında İspanyolca yayın yapan en çok okunan köklü ve etkili bağımsız yayın organlarından biri olan #Rebelión ‘na konuştu.
*27 Şubat’ın asıl önemi PKK’nin ortadan kaldırılmasında değil, silahlı çatışmanın yerini demokratik siyasetin alması için yarattığı imkânda yatıyor. Bugünkü tabloyu şöyle özetlemek mümkün: Çatışma sona erdi, ancak barış henüz inşa edilmiş değil.
*Sürecin sağlıklı ve etkili bir biçimde yürütülebilmesi için Sayın Öcalan’ın rolü, resmî muhatap ya da koordinatör olarak kurumsal bir yapıya kavuşturulmalıdır.
*Kök yasa, gerillaların hukuki durumuna bir kapı açıyor, ancak hala gerçek bir demokratik sosyal bütünleşme ve garanti yasası olmaktan çok uzak.Çerçeve Yasa’yı yeni yasalar takip etmelidir.
*“Silah bırakmak” ile topluma güvenli, onurlu ve eşit bir yurttaş olarak yeniden katılmak aynı şey değildir. Geri dönüş hakkı, güven inşasının temel unsurlarından biridir.
*Asıl ihtiyaç duyulan, kapsamlı bir Demokratik Entegrasyon Yasasıdır. Bir gerillaya yalnızca “Silah bırak” demek yeterli değildir. Aynı zamanda şu soruların da yanıtı olmalıdır: “Özgür, güvenli ve eşit bir yurttaş olarak nasıl yaşayacaksın? Demokratik siyasete özgürce katılman mümkün olacak mı?” Aynı şekilde sürgündeki birine yalnızca ülkesine dönmesini söylemek ya da siyasi tutsağa barışın geldiğini s��ylemek de yeterli değildir. Barışın hukuki güvenceleri, insanların yaşamlarında somut karşılık bulmalıdır. Bu nedenle Yasa’yı, kapsamlı bir demokratik entegrasyon ve normalleşme mevzuatına doğru atılmış ilk adım olarak değerlendirmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
*Yasa bir sonuç yasası değil, başlangıç yasasıdır. Olumlu yanı, devlet ile Kürt Özgürlük Hareketi arasındaki çatışmayı yalnızca güvenlik ve ceza mevzuatı üzerinden ele almak yerine, silahların devreden çıkarılması ve demokratik entegrasyonun önünün açılması için hukuki bir çerçeve oluşturmasıdır. Bu, 2013-2015 döneminin temel sorunlarından birinin aşılmasına imkân sağlıyor: O dönemde bir süreç vardı, ancak hukuki güvenceler yoktu. Bu nedenle silah bırakmaya ilişkin yasa, bir barış yasasıyla eşdeğer görülmemelidir. Silahların bırakılması negatif barışın kapısını açar. Demokratik hakların güvence altına alınması ise pozitif barışı yaratır.
*Sayın Öcalan’ın altını çizdiği üç temel yasa; çoğulculuğu, barış kültürünü ve uzlaşmayı esas alan Demokratik Toplum Yasası, eşit yurttaşlık ve özgürlükleri esas alan Özgür Yurttaşlık Yasası ve Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasasıdır.
*Demokratik entegrasyon üç kavramla özetlenebilir: eşitlik, kimlik ve özgür irade. Kürtler, devlet ve toplumla bütünleşebilmek için Kürt olmaktan vazgeçmek, dillerini kamusal alandan çekmek ya da kültürel kimliklerini özel alanla sınırlandırmak zorunda kalmamalıdır. Burada temel bir nokta var: Entegrasyonun tek öznesi Kürtler değildir. Devletin ve çoğunluk toplumunun da dönüşmesi gerekir. Eğer entegrasyon yalnızca Kürtlerin mevcut sisteme uyum sağlaması anlamına geliyorsa, bu demokratik entegrasyon değil, asimilasyonun daha yumuşak bir biçimidir. Mesele yalnızca Kürtleri sisteme dahil etmek değil, sistemi çoğulcu hale getirmektir.
*Siyasi dengeler değiştiğinde taraflardan birinin süreci tek taraflı olarak sekteye uğratmasını engellemek için müzakerelerde varılan sonuçlar anayasal ya da yasal güvencelere bağlanmalıdır.
*Yurttaşlık tanımı herhangi bir etnik, dini ya da kültürel kimliği içermemelidir. Yurttaşlık, devletle kurulan hukuki ve siyasal bağ üzerinden tanımlanmalıdır.
Şöyle bir formülasyon düşünülebilir:
“Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı, kişinin Cumhuriyet ile kurduğu hukuki ve siyasal bağa dayanır. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığına sahip herkes, etnik kökeni, dili, dini, kültürü veya inancı ne olursa olsun eşit haklara sahiptir.”
Buna şu hüküm de eklenebilir:
“Hiçbir yurttaş, etnik veya kültürel kimliği nedeniyle başka bir yurttaştan üstün ya da aşağı görülemez.”
Buradaki amaç “Türk” kimliğinin yerine “Kürt” kimliğini koymak değil, devlet yurttaşlığını herhangi bir etnik kimliğin aidiyet alanı olmaktan çıkarmaktır.
*Merkezi yönetim yetkilerini paylaşmalıdır. Bu, üniter devlet yapısının mutlaka ortadan kaldırılması anlamına gelmez. İdari vesayetin keyfi denetimden yargısal denetime taşınması, kayyım atama uygulamasının sınırlandırılması ve seçilmiş organların korunması yerel demokrasiyi güçlendirecektir. Aşırı merkeziyetçilik verimsizlik ve hesap verebilirlik sorunlarına yol açarken, aşırı parçalanma da koordinasyon ve eşitlik sorunları yaratabilir. Güçlü yerel yönetimlerle merkezi koordinasyonu birlikte esas alan dengeli bir modele ihtiyaç vardır.
https://t.co/iG7j5n1NvB
Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademi Üyesi Duran Kalkan:
🚩Bu yeni süreci beğenmeyenler, geçmişte silahlı direnişe de aynı şekilde karş�� çıktılar
🚩Kürtler savaşacakları kadar savaştı
🚩Eleştirilerinde tutarlıysalar, yetersiz buluyorlarsa gelsinler mücadeleye katılsınlar
5. savunmadan alıntılanmış. Günümüzü anlamak açısından, demokratik entegrasyonu anlamak açısından 5. savunma herkes tarafından okunmalıdır. Özellikle Ortadoğu dizaynına dair müthiş analiz ve öngörüler var.
Rojava’da şehit Sipan’ın katledilmesini gözyaşları ile yayınlayanlar
Bugün Güney Kürdistan’dan 19 Kürt gencinin denizde boğulmasını görmedi
Göz yaşları ile yayın yapanlar 19 gencin boğulması gibi ağır bir olay yerine Muhammed Salah’ın yaylada oturduğu taş üzerine yayın yapıyor
İsrail Terk Etti, Ahmed Şera Video İzledi
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan BM kürsüsünde İsrail ile ilgili konuşurken, İsrail heyeti salonu terk etti, Suriye Cumhurbaşkanıda telefonunu çıkarıp internetten video izlemeye başladı.
PJAK Basın Sözcüsü Gelavej Evrin:
"Dış güçlerden silahlı mücadele ve savaş için üzerimizde bir baskı var.
Ancak uluslararası güçler İran halkını değil, kendi çıkarlarını düşünüyor.
Gerçek değişim dış müdahaleyle değil, halkı örgütlemekle ve serhildanlarla olur."
Dersim’de büyüyen çeteleşme, uyuşturucu, kavga kültürü, şiddet, bireycilik ve yozlaşma karşısında artık susmanın, görmezden gelmenin, “gençler bozuldu” diyerek meseleyi bireyselleştirmenin zamanı değil.
Meseleyi sınıfsal ve politik zeminde ele almak zorundayız.
Ez nijadperêstên ereb mesûl nabînim.. ew ê xwe dikin..
ez ji vê rewşê, feraseta dijminhez berpirs digrim.
Ji destpêka şoreşê ve me digo zimanê dayikê, wan digo îtîraf bi ziman naye kirin,
me digot ji bo vîna azad divê şexsîyê xwendekar derkeve pêş, wan digo bê lêdan û ceza em nikarin xwendekar terbiye bikin,
me digo zarokên xwe bişînin dibistana zimanê dayikê wan digo em pêşeroja zarokên xwe li cem rejîmê dibînin..
ji erebên nijadperêst û cihadîst zêdetir kurmê di nava me de zirarê didin ziman û çanda dayikê..
#Rojava #Kurd #ZimanêDayikê
Bakûrê Kurdistan'da haftalardır yüzlerce özgürlük şehidinin anmaları yapılırken; o meydanlara adım atmayanlar, o şehitler için iki kelam etmeyenler, Rojava'daki bir şehidin üzerinden duyar kasmaları samimiyetsizliktir.