Son üç sene içinde Halk TV'de @kursadoguz'un Rota programına defalarca konuk oldum. Güler yüzlü ve işini iyi yapan kanal çalışanlarıyla birkaç saat geçirmekten ve tüm bu baskı ortamında rahatça siyaset konuşabilmekten büyük keyif aldım. Bu yayınlarda söylediklerime hiçbir şekilde karışılmadı, en ufak bir konuda sansüre uğramadım. Medya üzerindeki baskının bu derece arttığı bir ortamda yürüttükleri kaliteli ve cesur yayıncılık için Kürşad Bey'e, yayın editörü @hermesvshermes'e ve tüm Halk TV çalışanlarına kendi adıma çok teşekkür ederim.
Halk TV'nin kayyıma devredilmesi, iktidarın kontrol edemediği en önemli kanallardan birini ortadan kaldırırken, özellikle belli bir yaşın üzerindeki muhalif seçmenler de kaygılarını anlayan ve onlara seslenen belki de tek mecrayı kaybetti. İktidar artık yeni bir şey kuracak güce sahip değil, ama karşısındaki alternatif odakları büyük bir hırsla yıkmaya devam ediyor.
Baskın günü kayyıma kendileriyle çalışmayacağımı açıkça söylemiştim. Size söylemediğimi farkettim. Halk TV’deki tüm görevlerimden ayrıldım. Üç yıl özgürce çalıştım; bunu sağlayanların hakkını ödeyemem. Darısı gelecek güzel günlere. Üç yıl öncesinden bir de anı kalsın burada.
Fon skandalında yeni iddia: İşsizlerin parası, büyük yatırımcıların kurtarılmasında mı kullanıldı?
https://t.co/3Mz6y0xSH0
🔺İŞKUR, işsizlere ödeme yapmak için biriktirilen paranın 3,8 milyar TL’sini Takasbank Para Piyasası’na yatırdı. Bu piyasada aracı kurumlar, ellerindeki hisse senetlerini teminat göstererek borç alabiliyor.
🔺Fon skandalının merkezindeki Tera da aynı piyasadan, elindeki menkul kıymetleri teminat göstererek son haftaya kadar nakit sağladı.
🔺Meclis’te Takasbank Genel Müdürü, Tera’nın 21 milyar TL teminatı ve 9 milyar TL riski bulunduğunu açıkladı.
🔺İşsizlik Sigortası Fonu’nun, 2023’ten beri yasal imkân bulunmasına rağmen Mart 2026’ya kadar bu piyasaya para yatırmadığı da öne sürüldü.
🔺İYİ Partili Erhan Usta: “Teminatla manipülasyon yapamazsın ama likiditeyle manipülasyon yapıyorsun.”
🔺Gazeteci İnan Mutlu:
“Kamu kaynakları ile erken çıkış imkânı sağlanıp sağlanmadığı çok net araştırılmalı.”
Police in Türkiye carried out a raid on the widely watched, independent news channel Halk TV on October 14.
The seizure of the channel is part of a wider effort by the government to restrict Turkish citizens’ access to independent news sources. https://t.co/ybclYNgZD0
Sayın Butlan Kılıçdaroğlu, yine Halk TV’yi ve şahsımı hedef almış.
13 yıl boyunca Atatürk’ün koltuğunda oturmuş, demokratik bir kurultayda seçimi kaybetmiş, 80 yaşına yaklaşmış, CHP gibi köklü bir Cumhuriyet kurumuna genel başkanlık yapmış bir zatın bugün düştüğü durum ibretliktir.
Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şekilde, kendi partisinin seçilmiş belediye başkanlarını, delegelerin iradesiyle göreve gelmiş genel başkanını ve Türkiye’nin bağımsız medya kuruluşunu hedef alıyor.
Muhalefetin yükseldiği bir dönemde, kirasının kim tarafından, nereden ve nasıl ödendiği belli olmayan ofisinde, seyyar iftiracılar ve trollerle, sinsi organizasyonlar yürüten zat kalkmış beni ve Halk TV’yi hedef gösteriyor.
Bugün için tek bir şey söyleyeceğim:
Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın!
Gökmen Karadağ’ın sunumuyla Açıkça dün, akşam kuşağında tüm haber kanalları arasında açık ara birinci, PT’de iki kategoride yine açık ara birinci oldu. Tüm Halk TV izleyicilerine ve konuklarımıza teşekkürlerimizle… @haberaktif
Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptığınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda https://t.co/Z4oRydS8tY yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.
Tekrar uyarıyorum!
Fon vurgunuyla ilgili süreçler;
Mevcut SPK üyeleri, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank ve Borsa İstanbul yönetim kurullarıyla yönetilemez.
Zira 5 yıl süren bu vurgunun neresindeler belli değil!
ASRIN SOYGUNUNU DEŞIFRE EDIYORUZ!
Fatma Betül Sayan Kaya, Özata Denizcilik’in 250 bin hissesini 163 milyona alarak 5 ayda 1.3 milyar TL soygun yapıyor.
Peki soygunun merkezinde yer alan şirket, Özata Denizcilik (ÖZATD) kimin: Özdemir Ataseven’in.
��imdi de ÖZATD Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven’i tanıyalım: Yıllarca AKP Tuzla Belediye Başkanlığı yapan Şadi Yazıcı 2009 öncesinde AKP Tuzla ilçe Başkanı iken, onun siyasi ve hukuki işler birinci başkan yardımcısı olan, kısacası temelden AKP’li bir “uyanık yatırımcı”..
Ticarette hızla yükselmek için çalışmak yetmiyor, siyasetle bağları güçlü tutmak gerekiyor.
Bu çerçevede ÖZATD deyince iki
Siyasetçi akla geliyor: Yerel siyasette dönemin Tuzla belediye başkanı ŞADİ YAZICI, genel siyasette dönemin Başbakanı BINALI YILDIRIM.
Bu iki siyasetçi ile çok yakın olan ÖZDEMIR ATASEVEN, iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı dönemde Tuzla tersanesinde faaliyette bulunduktan sonra, işlerini Yalova’ya taşıyor. Burada özel tahsisle kendisine ait tersane kuruyor. Ancak ÖZATD’nin asıl vurgunu borsadan oluyor.
Özata Denizcilik'in fiili dolaşımdaki hisselerinin yüzde 96'sı 5 fonun kontrolünde. Son 6 ayda hisse senetlerindeki değer artışı yüzde 1.289’a fırladı, şirketin değeri 292 milyar liraya ulaştı.
Hiçbir uzmanlık bilgisi olmayan, vicdan sahibi herkes Yalova'da kurulu orta sınıf bir tersanenin 6 ayda yüzde 1289 değerlenmesinin normal olmadığını bilir.
Bu tersene uçak gemisi, yıldız gemisi üretmiyorsa bu mümkün değil.
Peki vatandaşın gördüğünü SPK neden gör(e)miyor?
Bunu anlamak için şirketin arkasındaki siyasilere, fon vurgunundan servet yapmaya koşan arsız politikacılara bakmak gerekir.
İpin ucunu çekiyoruz, takılanlar asrın soygununun gerçek fotoğrafını ortaya koyacak..
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre açıkladı:
"Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, Özata Denizcilik hisselerine 63 milyon TL yatırıp,i 4 ayda 1.4 milyar lira kazandı."
Özata Denizcilik fonların en fazla manipülasyon yaptığı hisselerden birisi.
https://t.co/KDteOYKcLG
Üstünde tepindikleri Üsküdar halkının iradesi. Bu görüntüleri zihninize kazıyın. Tekrar "ileri demokrasi" dediklerinde ne yaptıklarını, neler yapabileceklerini hatırlatsın...
İmamoğlu’nun basılmayan kitabına yasak gelmiş. Tayyip Erdoğan cezaevindeyken şiir kaseti doldurmuştu. Ve bizler, ona haksızlık yapıldığına inananlar, o kasetleri alıp serbestçe dinledik.
Nereden nereye değil mi?