Gökhan Günaydın:
"Vatan satılıyor uyanın"
Suudi Arabistan şirketlerine;
Arazi Bedelsiz
TAHSİS
KDV-ÖTV yok
MUAFİYET
30 yıl $ bazlı enerji alımı
GARANTİ
Uluslararası tahkim
İMTİYAZ
Yerli firma yok
REKABETE KAPALI
Bu anlaşma bir KAPİTÜLASYON
Üstelik pusula SAHTEKARLIĞIYLA
Bugün, 3 yıldır devam eden Salacak Sahili’nde uğradığım saldırıyla ilgili davanın duruşması vardı.
Duruşmaya fiziken katılma talebim uygun görülmedi ve cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katılmamın yeterli olduğuna karar verildi. Hiçbir sanığın katılmadığı duruşmaya, Marmara Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS üzerinden katıldım.
Bir kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla saldıran, yaralayan ve linç etmeye çalışan kişiler bugün özgürce hayatlarına devam ediyor, kamu alanlarında ticaretlerini sürdürüyor. Ben ise kamu görevimi yaptığım için tutukluyum.
Sonucun ne olduğunu merak edenler olacaktır. Dosya için Aralık ayına yeni bir duruşma günü verildi. Böylece dava dördüncü yılına doğru ilerliyor.
Elden ele yayabilir miyiz?
Birleşince güzeliz, @krmzkedikitap şimdi sıra sizde...
Yazara gelen gelirin fazlasını bağışlayacağınızı görmek isteriz...
Siz yaparsınız biz sizi tutuyoruz 🖤
Elden ele devam ettirelim lütfen arkadaşlar, taa ki görene kadar açıklayana kadar...
Tutuklu İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten maddi açıdan zor durumda. Kredi ile alınmış evi ve arabası vardı. Borcu ödeyemeyince arabasını satmış. Bu arada bebekleri dünyaya gelmiş. Hiç gelirleri yok. Bir çocuk kitabı yazmış eşi resimlerini çizmiş. Adı Müjde Kuşu. Alalım, aldıralım👇
14 AYDIR TUTUKLU
RAMAZAN GÜLTEN
İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı
❝Kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra avukat görüş kabininde öğrendim.
Sonraki hafta henüz 1 haftalık olan kızımla yalnızca 1 saatliğine tanışabildik.
Bugün kızımız Maya 11 aylık. Bir sürü ilkini kaçırdım.
İlk kez “baba” dediğini ise mahkeme salonunda eşimin aktarımıyla öğrendim.❞
18 Haziran 2026 – İBB Davası Savunması
Uyumayın!
Bu gece yatağa başını koyduğunda uyuyamayan iki kişi daha var çünkü: Tayfun Kahraman ve kızı Vera.
Tayfun, şuan tek kişilik hücresinde ışığı kapatmış, gözleri tavanda, karanlıkta kızını düşünüyor. Kavuşamamanın verdiği yürek acısıyla.
Ya Vera…
Babasının yanında olmasının güven duygusunun yokluğunda ürkek bir serçe gibi…
Vera, henüz 3 yaşındayken babası ondan koparıldı. Şimdi 7 yaşında. Dört yıl geçti. Vera babasız büyüyor…
Biliyor musunuz, Vera babasının evdeki halini hiç hatırlamıyor. Hem de hiç. Bir çocuğun, babasını evde nasıl güldüğünü, nasıl sarıldığını, sabah kahvaltısında nasıl oturduğunu unutmasının ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü?
Vera’nın hafızasında babasına dair kalan tek yer, ayda bir kez gittiği Silivri Cezaevi’nin soğuk görüş salonu. Babasını özgür bir insan olarak değil, demir kapıların ardında hatırlıyor.
Siz bir çocuğun uyuduğunda düşlerinin bile özgür olamamasının ne demek olduğunu bilir misiniz?
Ve Vera, artık Silivri Cezaevi’nden nefret ediyor.
7 yaşındaki bir kız çocuğu için cezaevi yolları, o zindan havası artık çok ağır geliyor. Bir çocuğun yüklenmemesi gereken kadar ağır…
Adaletsizlik, en çok bir çocuğun sessizliğinde büyüyor.
Uyumayın; Anayasa Mahkemesi kararının açıklanması ve uygulanması için Vera’nın sesi olun!
Kılıçdaroğlu herhangi bir karışıklığa engel olmamak için Meclise gitmiyormuş! Grubu mu var, vekili mi var? CHP Vekilleri önünde konuşabilecek cesareti ve yüzü mü var? Sana torun sev, balık tut dedik. Sen maskara olmayı uygun gördün.