Bir insanı hayatından çıkartmak diş çektirmek gibi. Dişin çekildiği zaman rahatlarsın. Ama dilin yüzlerce kez dişinin eskiden olduğu yere gider. Artık canını yakmaması fark etmeyeceğin anlamına gelmiyor. Bir boşluk bırakıyor bazen kendini onun eksikliğini hissederken buluyorsun.
Bazen olduğun yere ait hissetmezsin. Çabalarsın, uğraşırsın hatta kendini sevdirmek için fedakarlık edersin ama ait olamazsın. Aslında sen değil tüm bu çabalarını harcadığın kişi sana ait değildir.
BEN,SEN,ONLAR
Birler basamağındayım ben.
Kendimi kendimle topladım,
Elde var sen.
Çarptım,böldüm,çıkardım,
Seni ONLAR basamağına bir türlü atamadım...
.
Hiç yazılmayacak olan kitaptan⭐
Sorunumuz anlaşamamak değil. Konuşsak, anlaşırız. Dinlesek, çözeriz. Ama anlamaya, dinlemeye, sorunları çözmeye gerek duymuyoruz. Bütün ilişkileri mücadele haline getirip, haklı olmayı, mutlu olmaya tercih ediyoruz. Yani anlamaktan kaçıyoruz. Anlamak eylem gerektiriyor çünkü.