"Eger ji helbestên min,
gulan derînî,
ji çar demsalên min, yek dimire.
Eger yarê derînî,
dido dimirin.
Eger nan derînî,
sisê dimirin.
Eger azadiyê derînî,
sala min dimire
û ez jî pê re.."
#ŞerkoBêkes
Kutsal ve lanetin bu kadar yer değiştirdiği, iç içe geçtiği, at başı gittiği bir yerde, zamanda ve toplumda doğmuş olmak, çelişkiler yumağına dönüştürür kalbinizin ve kafanızın bütün sarmallarını..
Temel soru; insan, ruhunu taşıdığı zamanın kölesi mi, efendisi midir?
Herkes kendi zamanının, mekânının ve toplumunun çocuğudur özünde kaçınılmaz olarak. Bir sorular ve sorunlar yumağının içine doğmuşsa insan, ilk ve son sorusu, bu sorular ve sorunlar yumağındaki ilk çelişki üzerine kurulur istemeden ve mecburen..
Doğduğu günü, anı ve atmosferi hatırlamadığını sanır insan. Oysa bilinç denen o yamaca düşen ilk kar tanesidir, ciğerlerimizin perdesi yırtılıp bu dünyada kendimize ait ilk nefesi aldığımız zaman..
"Kıyısında değil, köşesinde değil, tam orta yerinde olmalıydım savaşın; dağın, acının, sevincin, zorluğun ve sevginin kıyısında değil orta yerinde olmalıydım. Bu dağlarda; bir yaşam olacaksa, böyle olmalıydı. Bir ölüm olacaksa, o da böyle olmalıydı.."
"Bu dağlarda bir hayat yaşadım. Çok başarılı olamasam da, temiz yaşadığıma inanıyorum. Ne bu dağlara, ne de bu dağlarda edindiğim yoldaşlara, bir kez olsun ne madden, ne de ruhen uzak düşmedim.."
◽️https://t.co/tMeTiz4Uuw
◽️https://t.co/JitGsLQNm6
"Ben dağlarda yetiştim. Bir seyirci olarak değil. İhanete de tanık oldum. Direnen insanlarla birlikte kaldım. Aşkları ile ülkeleri ile birleştiren, en ön cephelere koşarak giden arkadaşlarla tanıştım. Bu hayatın bir parçası oldum. Yani bu hikayenin içindeydim."
Zaten en iyi Analar bilir, kelebek çocuklarının en mutlu ve güvenli yerlerinin baharda yeşil giyinen dağlar olduğunu. Tekrar ellerinden öpüyorum. Bir rüzgâr yalarsa bahar vakti yüzünü ve çağla kokusu sinerse burnuna, bil ki seni kucaklayan oğlunun nefesidir çağla kokan..
Anama bir şeyler yazmak istiyorum. Merak ediyordur şimdi; nerede olduğumu, ne yaptığımı merak ediyordur. Kalbi bir kelebek gibi çırpınıyordur șimdi. Habersizlik yakıcı bir acı olarak yerleşmiştir kalbine..
Anama, bir 11 Ağustos günü toprak olmadan önce yazdığım mektup..
Çocuklarından birinin Anasına mektup yazacağız. Anası, hêliz mantarı yediğini haber alırsa, sevinecekmiș. Böylece devam edecek baharımız. Bütün analara güzel haberler vermek için, dağ anamızın teninde güzellikten güzelliğe konan bir kelebek gibi karşıladık baharı..