Atatürk'ün her dediği çıktı mı? Çıktı.
O yüzden korkmayın, “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” da demişti!
Emanetine sahip çıkacağız Atam!
Ümraniye’de şehit edilen polis memuru Şeyda Yılmaz’ın olayında ihmaller, hatalar, eksiklikler, adalet vb gibi konulara girmeden meseleye farklı bir açıdan bakmak istiyorum; Aile ve çevre…
Paylaşmış olduğum video, dün akşam polisi katleden Yunus Emre Geçti’nin 14 yaşındaki haline, tam 5 sene öncesine ait. Herkese açık sosyal medya profilinden silahlarla poz veriyor, illegal görünmeye çalışıyor.
Suça bulaştığı/bulaşacağı çok açık.
Ailesi bir şey demiyor, bu paylaşımları yaptığı için çevresi tarafından dışlanmıyor.
Çocukları doğduğunda “Yunus Emre” ismini verenler, çocuklarının bir suç makinesine dönüşmesini umursamıyor belki de destekliyor. 26 suç kaydı var ve suç işlemeye devam ediyor.
Dünkü olayda yanında annesi de var, hatta olay anında seken kurşunlardan yaralanıyor.
Şahsın aileden kopma durumu da yok. Suçları ailesinin gözetimi ve himayesi altında işliyor.
Eğer, ailesi, silah yerine insanlığı, yardımı, cana kıymak yerine cana can vermeyi öğretebilseydi Şeyda Yılmaz bugün aramızda olacaktı.
Ama ne yazık ki sosyolojik bir gerçekle karşı karşıyayız.
Her aile iyi değildir, haliyle her insan da iyi değildir. Bu toplumda çocuklarını adeta insanlığa zararlı birer virüs gibi yetiştiren, yetişmesine yol açan binlerce aile var.
İşte o zihniyetinin, o kötülüğün son eseri…
14 yaşındaki bir çocuğun bu paylaşımlarına göz yumup, onu bugünlere taşıyıp bir polis katili olmasını seyredenler/teşvik edenler de bu suçun bizatihi ortağıdır.
7- ...yüzde 97 aynı çıktı.. yani onlar da Ön-Türklerin bir kolu olan SAGALASSOS çıktı.
Frigya'sı da böyle Yazılıtaşıda böyle,
Urartu'su da böyle Hitit'i de böyle..
Eskiden Batılı Arkeolog'lar buluntuları çalıp çırpıp ülkelerine kaçırıp Anadolu tarihini uyduruk Helen diye bize...
Elon Musk bile söylüyor, insanların evlerinin çatılarını maviyle kaplayıp olası bir lazer silahına karşı koruma sağladığını. Hatta Mali'deki büyük yangında mavi renkli arabaların ve evlerin zarar görmediğini de söylüyor. Sen hala komplo teorisi de..
Tabi ki genelde 4,5 yada 13 den fazla olunca başlıyorsunuz söz etmeye ve orada zaten 1 ay geçmiş ve yayılmış olacak ... Sanki yakın zamanda yaşadık... Sonra da e mecburen aşı...
Önce ülkemizdeki illeri gezseydiniz . oralardan da 1000 tane 5000 tane seçkin başarılı öğrenciler bulacağınıza eminim... Mesela deprem bölgesi Hatay'dan baslayabilirdiniz...
Eski Karabük Üni. Rektörü Refik Polat:
🔹Üniversitemizde 1300'den fazla Çad'lı öğrenci var.
🔹Çad ve Senegal'deki en iyi öğrencileri almaya çalışıyoruz.
🔹Uluslararası 12 bin öğrencimiz var.
🔹5000 Afrikalı öğrencimiz var.
🔹Karabük'ü Afrika'ya, Afrika'yı Karabük'e taşıyacaklar.
Van'da bulunan HDP'li belediye, Türk işletmelerine ırkçılık yapıyor.
Aylardır belediyeden hiçbir hizmet alamayan bölgedeki Türk işletme sahipleri, seslerini duyurmaya çalışıyor.
💢 ÇKP Zulmüne terk edilen Doğu Türkistan’lı çocukların Görüntü İnsanlığıdan utandıran görüntüler 👇
📌 Uluslararası Af Örgütü 1 milyon Uygur çocuk çocuk toplama kamplarında ⚫️
🤝 Takip edin ve paylaşın 🙏
Sıcak bir Ağustos ayında, öğle vakti.
*ATATÜRK* Ulus’ta meşhur KARPİÇ LOKANTASI’nda, yine cam kenarındaki masasına oturmuş, kafasında bin bir düşünce, yoldan gelip geçenleri seyrediyor.*
Yolun karşı tarafındaki bir hareketlilik dikkatini çekiyor.
Yoldan gelip geçenlere;
içindeki buzlu şurubun ısınmaması için;
sırtındaki, meşinle kaplı bakır ibriğinden, beline bağlığı 4-5 gözlü tahta bardaklıktan çıkardığı tahta bardağı, elindeki su ibriğinden döktüğü suyla, şöyle bir çalkaladıktan sonra, belini öne doğru eğiyor, şerbetle dolan bardağı müşterisine uzatıyor.
Göğsündeki namı olan yazıyı, bu kere yüksek sesle uyumlu ve _sattığı soğuk şurubunu da metheder bir üslupla bağırıyor;
*ERBABI BİLİR… erbabı bilirr…*
*Mustafa Kemal* hoşlandığı bu sahnenin baş aktörünün, yanına davet edilmesini istiyor.
*ATATÜRK*’ün huzuruna, ibriği sırtında, ter revan içerisinde çıkarılan *Erbabı Bilir* biraz endişeli ve şaşkın;
“Bana bir bardak şurup verir misin?”_
diyen ulu öndere;
aktararak daha da soğuttuğu şurup bardağını uzatır.
Büyük komutan, kendisine ikram edilen şurubu adeta bir dikişte bitirdikten sonra;
sırtındaki ibriği yere bırakıp, karşısına oturmasını ister.
*Erbabı Bilir*, bir an kendisini rüyada sanır, önce kaba etine bir çimdik atar, sonra hayal olmadığını anlayıp Ata’nın karşısına oturur.
*ATATÜRK* garsonlara, onun için de masaya bir servis açmalarını emreder.
Önce karşılıklı hatır sorulur;
sonra *ATATÜRK* o emsalsiz zekasıyla,
_“Halkın, yeni ilan edilen CUMHURİYET Rejiminden memnuniyetlerinin olup olmadığını” sorar.
_“Türk milletinin büyük çoğunluğu memnundur paşam”_
cevabını alınca memnun olur.
“Peki; *CUMHURİYET NEDİR sence?*” diye sorar ona.
*Erbabı Bilir*, cahil bir köylü. Ne bilsin *CUMHURİYET* denilen şeyi.
Ama *Mustafa Kemal Paşa*’ya mahcup olmayı da hiç istemez.
Adeta bir anda değişim geçirir.
Yerinde şöyle bir doğrulur.
Sonra da tane tane şunları söyler;
“ *CUMHURİYET*…
Benim gibi bir garibanın;
Türk Ulusu’nun kurtarıcısı olan Ata’sının masasında oturabilmesi, *kısaca*
ADAM YERİNE KONULMASIDIR.”
Bunun üzerine *Mustafa Kemal ATATÜRK*, karşısında duran yaverine;
o mavi gözleri çakmak çakmak bir şekilde şöyle der;
_“Maya tutmuş… maya tutmuş…”_
*Bir çocuk gibi sevinçlidir.*
Bu arada şerbetçi müsaade ister.
ATATÜRK yerinden kalkar ve gitmeye hazırlanan ERBABI BİLİR’in ibriğini sırtına almasına yardım eder.
Adam önce izin vermek istemez.
Ama şerbetçi için bu; *hayatının en önemli ve güzel hatırasıdır.*
Ömrü boyunca her sohbette dostlarına,
“ATATÜRK ibriğimi sırtıma almama yardım etti”
diyecektir.
Yukarıdaki hikaye bizlere çok basit gelebilir.
Ama evet…
Bence de;
*“CUMHURİYET yurttaşın ADAM yerine konmasıdır.”*
ALINTI
Sinema ve tiyatro dünyamızın duayen ismi gerçek bir usta Rasim ÖZTEKİN’in vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.
Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve sanat camiamıza sabırlar dilerim. #rasimoztekin
Son Halifeniz Abdülmecid Efendi Hazretleri Hilafeti 200.000 İngiliz lirası karşılığında satacaktı.
Hilafet çığırtkanları iyi bakın bu belgelere. İlah yaptığınız adamların gerçek yüzü bu.
Neden göç?
Erzurum, Aşkale, Tercan ovası bakım yapılsa bir kişi bile memleketini terk etmez.
Avrupa’daki yerleşim planları gibi, tarım arazisi, ürün desteği, yöreye uygun fabrika, ulaşım, çevre, ev araba desteği olursa göç olmaz.
(Fotoğraf. İnternetten)