Kaymakamımız Erkan ŞAHİN, beraberinde Belediye Başkan Vekili Ahmet AKKAYA, İlçe Jandarma Komutanı Batuhan DURAN, İlçe Emniyet Müdür V. Başkomiser Resul DURSUN, İlçe Müftüsü Uğur İNCE, SYDV Müdür V. Yahya KURT, Tuzluca Mahalle Muhtarı Turgut KURT ve şehidimizin kıymetli ailesi ile şehadetinin yıl dönümü vesilesiyle kahraman şehidimiz Jandarma Er Hacı GÜNEŞ’i Tuzluca Mahallesi’ndeki kabri başında ziyaret etti.
Kaymakamımız, bu ziyaretin akabinde şehidimizin emaneti kıymetli annesi ve babasının Erzurum’daki ikametlerine misafir oldu.
Dondurucu soğukta soyuldular, işkenceye ve aşağılamaya maruz kaldılar ve birçoğu ardından hapishanelere götürüldü bir çoğuda öldürüldü.
Bu video, Gazze'nin kuzeyindeki Filistinli sivillere olanların bir parçasıdır .
Kaymakamımız Erkan ŞAHİN, beraberinde İlçe Jandarma Komutan V. Yüzbaşı İhsan GÖVLER, İlçe Emniyet Müdür V. Başkomiser Resul DURSUN, İlçe Müftüsü Uğur İNCE ve SYDV Müdür V. Yahya KURT ile şehadetinin yıl dönümü vesilesiyle kahraman şehidimiz Jandarma Er Mehmet SÖNMEZ’i Çimenözü Mahallesi’ndeki kabri başında ziyaret etti.
Kaymakamımız, bu ziyaretin akabinde şehidimizin emaneti kıymetli eşlerinin ve evlatlarının Erzurum’daki ikametlerine misafir oldu.
Güney Afrika’nın kapanış konuşması:
“Her gün 247 Filistinli öldürülüyor; bu, her 6 dakikada bir kişinin hayatını kaybettiği anlamına geliyor.
Her gün 48 anne — yani her saat başı iki anne öldürülüyor.
Her gün 117 çocuk — yani her saat başı beş çocuk öldürülüyor.”
— İrlandalı hukukçu Blinne Ní Ghrálaigh
Soykırımcı İsrail’in içinde vicdan ve merhamet taşıyan insanlığa yaptığı en büyük kötülüklerden biri, insanlığı böylesi korkunç bir vahşete alıştırmasıdır.
Daha dün enkaz altından, aralarında yetmiş masum çocuğun da olduğu 100 şehidin naaşına ulaşıldı. Böylesi bir katliamın bile haber ve gündem değerini kaybetmesi; zulmün nasıl sıradanlaştırıldığını ve insanlığın vicdanının nasıl köreltildiğini gösteriyor. İnsanlık adına bundan daha korkunç ne olabilir?
Gazze’de enkazların altında çocuk bedenleriyle birlikte her gün insanlık da can çekişiyor. Bugün onları hiç değilse hatırlamak, yaşananları duyurmak ve o mazlumları unutturmamak insani olduğu kadar İslami de bir sorumluluktur. Çünkü zulme karşı söz söylemek, en azından onu görünür kılmak ve unutulmasına izin vermemek de hepimiz üzerinde bir borçtur.
Yarın mazlumların karşısında, gördüğümüz hâlde sustuklarımızla da hesaba çekileceğiz. Ve bu sessizliğin vebali çok ağır olacaktır.
Rabbimiz, bir an önce bütün insanlığı bu ağır vebalden halas eylesin. Mazlumlara sabır, güç ve nusret ihsan buyursun.