Önümüzdeki sayılı günlerden bir tekini yaşanmamış sayalım, kaderimizin akışı kim bilir ne kadar farklı olurdu ? İster demirden olsun, ister altından ister dikenden olsun... sayılı günlerden birini yaşamayıp ilk halkası meydana gelmeseydi bu zincir belki de hiç örülmezdi...
Düşmanların kılık değiştirdi, ağız değiştirdi, fikir değiştirdi, saf değiştirdi, yol değiştirdi, döndüler de döndüler paşam. Biz senden milim sapmadık. Onlar için her şeyin bir bedeli vardı. Gücün, paranın, fikrin hatta kendilerinin bile… Rahat uyu paşam! Biz seni hiç satmadık. “Öldü” diyorlar… Hiç merak buyurma paşam, döneklerin rüzgarıyla savrulmayacağız. Fikrin olacağız, ruhun olacağız, sen olacağız! Üç beş satılık cahil ne ki? Cihan dursa karşımızda, seni ilelebet yaşatacağız.
Bugün, yarın ve daima…
“Bir insanın entelektüel ve ahlaki değeri ne kadar yüksekse, gürültüye karşı hassasiyeti de o kadar fazladır. Gürültü, aklımızı zayıflatır ve düşünce yetimizi köreltir..”
Rain” isimli kısa filmden bir sahne. Depresyon anca böyle anlatılabilirdi.
"Bir gözyaşı düşer toprağa. Toprak anlar da insanı, insan anlamaz insanı."
Etkileyici bir anlatım...