«Sizden biriniz bir münker gördüğünde eliyle düzeltsin.Buna gücü yetmiyorsa sözü ile düzeltsin. Buna da gücü yetmiyorsa kalbi ile buğz etsin»
Burada bulunma maksadımız bu H.Ş.'in maksadına hizmettir.
Kime,kimin sözüyle hidayet verileceği bilinmez.
Bazen bir fasığın sözü ile...
Bugün bir vesile ile bir sofi ile konuşurken;
Halifeliğin Allah Azze ve Celle tarafından da verilmesi meselesini (bunu sadatlara atfen iddia edenler de olduğu için) ilmen yani itikaden mahzurlu diye zannediyorum. Allah (cc) ancak peygamberlik verir. ⤵️
Sultan Hazretleri sadece dergahların (binaların) davasını gütmüyor. en büyük davalarından ilki belki budur. Yani ilimsizliğimiz...
sofilerine tavsiyem sadece binalarla ilgili davasına değil asıl bu davasına sahip çıkın.
İşte o zaman gerçekten Sultan Hazretlerinin müridi oluruz.
Mesela ben Mürşide sordum:
— efendim şehrimizde şöyle şöyle yapmak istiyoruz. izniniz olur mu?
Mürşid de "yapabilirsiniz" dedi.
Ama ben gelip etrafımdaki insanlara şöyle desem:
"Mürşidimiz emretti şöyle şöyle yapacağız."
Yahu emretmedi izin verdi. Emri ben uydurdum.
Emek vermiş, sıkıntı çekmiş hüner sahibi kimselerden öğrendiğin her bilgi için bir hazine bağışlasan yeridir.
Tanıdığın, tanıştığın birini küçük düşürerek rezil etme. Sana güzel bir söz söylendiğinde üzerinde düşün;
ben bunu daha önce duymuştum, deme.
Feridüddin Attar k.s.
Nefsime ikazım;
Şeyh himmet etse de gözümüze manevi bir perde çekilse ve haram manzaralar bize görünmese diye iç geçiren akılsız kişi!
O perdeyi gözüne şeyh çekmeyecek, sen çekeceksin.
Gözünü yum!
Ödevini anne babasına yaptıran tıfıldan bir farkın olsun.
HİZMET NİMETTİR:
Hizmet eden, sonunda hizmet görür. Hizmet, kişiyi en düşük makamdan en yüksek makâma ulaştırır. Hizmet, seni büyüklerin sarayına yükseltir.
[ Şeyh Abdullah-ı Dıhlevî k.s ]
√ Hangisine intisab ettin?
√ Terbiye ve irşadınızı kime emanet etmişler?
Birincisinde çok derin (üstü örtülü) bir kabalık, diğerinde çok bariz bir nezaket ve rekaket saklı.
Tasavvuf mahza (bütünüyle) zarafet ve nezakettir.
İlimde bir müctehidin bir başka müctehide şahsen hükmet etmesi onun kimi görüşlerine muhalefet etmesine mani olmaz.
Genel kabul buna dairdir. Aksi taktirde ilim sınırlanmış olur.
Ebu Yusuf (ra) üstadı Ebu Hanife'ye çok yüksek bir hürmeti olmasına rağmen pek çok yerde ilmen
Bu, farklı delil, mütalaa ve mülahazalarla varılan iki ayrı ictihadi hükümdür. Her ikisi de nazari olarak doğruya tabidir.
Yeter ki her ikisi de birbirini "saçmalamışsın" diye tahkir etmeye.
Tasavvufun tek referansı şeriattır.
Şeriata yaslanmayan her görüş, amel ve hatta ihtilaf itibarsızdır.
Meşayıh arasındaki kimi ihtilaf şunun gibidir;
Kendisinden kan çıktığı halde bir şafii müntesibi namazına devam eder. Ama bir Hanefi için o kişi abdestsizdir.
Kazığı çakan da sevap aldı, çıkaran da...
Var mı daha ötesi?
Allah amele değil niyete bakar.
İnsanlar nezdinde nice sevimli amel Allah katında sevimsizdir. Nice sevimsiz amel de sevimlidir.
Tek hesap görücü vardır o da Rabbimizdir. (Celle Celalüh)
Anne için de böyledir.
Mürşid-i kamil de müridinden hizmet talep ederken bu niyetle talep eder.
Zira kendisine hizmet edilmekle daha hususi bir rahmete nail olunacak üç kişi vardır:
1) Üstad/mürşid
2) Anne
3) Baba.
Bu üçüne yapılan hizmetin ecri ve menfaati pek büyüktür.
Ameller niyetlere göredir; Bunu şeriattan öğrendim.
Ama niyetin ne/nasıl olduğunu tasavvuf öğretiyor.
Örnek:
Bir baba oğlundan/kızından su isterken sadece kendine hizmet ettirmek için isterse ne baba kazanır, ne evlad.
Ama baba oğlundan/kızından su isterken şöyle düşünse;
Anne babaya hizmetin ecri Pek büyüktür. Allah anne babaya hizmeti bereket sebebi kılmış. Oğlum/kızım bana su getirsin de Allah'ın ihsan edeceği berekete nail olsun.
O zaman hem baba kazanır hem evlad. Ama evlad da aynı niyeti gözetmelidir. Bu, ona anlatılmalı ve öğretilmelidir.
Bazen bir ayakkabı boyacısı görürsünüz. Aslında ayakkabılarınızın boyanmaya ihtiyacı yoktur ama boyacı kazansın diye boyatırsınız.
Mürşid de bazen müride çok da elzem olmayan bir hizmet verir; kazansın diye...
Ama mürid bunu cümle aleme duyurur.
Bu da gafletten bir paydır.
1982 yılı...
Tavşanlı İmam Hatip Lisesi Mezuniyet gecesi...
Programın sunuculuğunu yapmıştım diye hatırlıyorum.
Ya da şiir okumuştum galiba...
Neyse 41 yıl öncesine ait bir fotograf.
Şimdi dede olduk.
İnsanın inanası gelmiyor.
Gavs (ks) "7 milyara talibiz" derken işte böyle bir hizmete talip idi.
Bizim onlara gösterdiğimiz hürmet, onların bize sunduğu hizmet yanında yarısı kadar bile karşılığı değildir.
Yani hiçbir halife insanlar bana hürmet etsin diye post açmaz.
Şeyhlik (mürşidlik) nedir bilir misiniz?
10-15 yaşına gelmiş ama hâlâ tuvalet eğitimini tamamlamamış oğlunuzun/kızınızın altındaki bezi değiştirmeye devam etmektir.
Kokusundan zerrece tiksinmeden...
Allah'ın kullarına yönelik en ağır, en zahmetli hizmet budur.